Alman özel sermaye yatırımcısı Aurelius, İngiltere merkezli havacılık bakım ve onarım şirketi Marshall Aerospace’in satın alma işlemini tamamladı. 8 Ekim’de resmiyet kazanan devir, Birleşik Krallık’tan tedarik edilen 12 adet C-130J Hercules nakliye uçağının bakım ve modernizasyon çalışmalarını yürüten şirketin geleceği açısından önem taşıyor.
Satın Alma İşlemi 8 Ekim’de Tamamlandı
Alman yatırım şirketi Aurelius, Marshall Aerospace’in satın alınmasına ilişkin işlemleri hissedarların, İngiliz hükümetinin ve Avusturya rekabet otoritelerinin onaylarının ardından 8 Ekim’de tamamladı. Satışın eylül ayının başında yatırımcılara duyurulduğu bildirildi.
Marshall Aerospace, özellikle Lockheed Martin C-130J Hercules nakliye uçaklarının bakım, onarım ve revizyon hizmetlerinde faaliyet gösteriyor. Şirketin hizmet verdiği C-130J operatörlerinin sayısının giderek arttığı belirtiliyor.
Aviation Week’in haberine göre şirket, ABD Uluslararası Silah Ticareti Düzenlemeleri (ITAR) kapsamında gerekli onayların alınmasının ardından Türk Hava Kuvvetleri için eski İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri envanterindeki 12 adet C-130J uçağının bakım, modifikasyon ve modernizasyon çalışmalarını yürütüyor.
Marshall Aerospace Havacılıkta Köklü Bir Geçmişe Sahip
Marshall Aerospace, askerî ve sivil havacılık alanlarında uzun yıllara dayanan deneyimiyle biliniyor. Şirket geçmişte İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri için Lockheed Tristar uçaklarını tanker konfigürasyonuna dönüştürdü. Ayrıca Concorde’un aşağı doğru eğimli burun bölümünün üretiminde görev aldı.
Şirketin projeleri arasında, Bombardier Global 6000 iş jeti temel alınarak Birleşik Arap Emirlikleri için geliştirilen Project Dolphin sinyal istihbarat uçağı da bulunuyor.
Marshall Aerospace CEO’su Bob Baxter, Aurelius’un şirketi devralmasını yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendirdi. Baxter, yatırımcının savunma sanayisindeki dönüşüm sürecinde büyümeyi destekleyecek uzmanlığa ve kaynaklara sahip olduğunu belirterek yeni fırsatlardan yararlanmayı hedeflediklerini ifade etti.
Türkiye’nin 12 C-130J Uçağı İçin Süreç Nasıl İlerleyecek?
Türkiye, Birleşik Krallık’ın satışa çıkardığı ikinci el C-130J Hercules uçaklarını tedarik etmek üzere 2024 yılında görüşmelere başlamıştı. Aynı dönemde Airbus’tan ilave A400M nakliye uçağı alınması da gündeme gelmişti. Ancak 2024 yılı ağustos ayında edinilen bilgilere göre Türkiye, C-130J tedarikinde önemli ilerleme kaydetmiş ve görüşmelerde son aşamaya yaklaşmıştı.
Millî Savunma Bakanlığı, Ekim 2025’te yaptığı açıklamada, Hava Kuvvetleri Komutanlığının operasyonel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Birleşik Krallık’tan alınacak 12 adet C-130J uçağının bakım ve modernizasyon işlemleri için ilgili firmaya teslim edildiğini bildirmişti.
Bakanlık, uçakların bakım ve modernizasyonlarının Birleşik Krallık’ta tamamlanmasının ardından kademeli olarak Türk Hava Kuvvetleri envanterine alınacağını açıklamıştı. Ayrıca uçakların bakım ve idame faaliyetlerinin, tip eğitimi süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin yerli ve millî imkânlarıyla yürütülmesi planlanıyor.
Orta Kanat Kutusu Yenilenecek
Ekim 2025’te Millî Savunma Bakanlığı ile Marshall Aerospace arasında, 12 adet C-130J Super Hercules uçağının bakım ve destek faaliyetlerini kapsayan sözleşme imzalanmıştı.
Sözleşme kapsamında uçakların bakım, onarım ve yedek parça ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra Türk personeline eğitim verilmesi de öngörülüyor. Bu eğitimlerle Türkiye’nin uçakların bakım ve idame faaliyetlerini ilerleyen dönemde kendi imkânlarıyla gerçekleştirebilmesi amaçlanıyor.
Modernizasyon sürecinin önemli aşamalarından birini de uçakların orta kanat kutusunun (wingbox) yenilenmesi oluşturuyor. Gövde ile iki ana kanadı birbirine bağlayan bu yapısal bölüm, uçağın dayanıklılığı ve uçuş güvenliği açısından kritik öneme sahip.
Aurelius’un Marshall Aerospace’i devralması, Türkiye’nin C-130J filosuna yönelik bakım ve modernizasyon çalışmalarını yürüten şirketin yeni bir sahiplik yapısına geçmesi anlamına geliyor. Türkiye açısından ise 12 uçağın bakım ve modernizasyonunun tamamlanması, filonun kademeli olarak envantere alınması ve uzun vadeli bakım kabiliyetinin ülke içinde geliştirilmesi süreci önemini koruyor.