Haydarpaşa garının galatasaray yangınına mektubu
22 ocak 2013 tarihli yangın nedeniyle, haydarpaşa garı’nın galatasaray üniversitesi’ne mektubudur:
bu mektubu okumaya mecaliniz var mı bilemiyorum. duydum ki siz de yanmışsınız. geçmiş olsun.
iskeleye gelip giden vapurlardan, olmayan çatıma konan kargalar ve martılardan haberinizi aldım. hepsi başınıza gelen felaketi konuşuyor. hatta bir karga, jöleli diye bahsettiği bir insanın sizin için “üzülmedim, cana geleceğine mala gelsin” dediğini söylediğinde hiçbir kuş inanamadı bu sözlerin bir insan beynine ait olduğuna.
siz 1871, bense 1908 yılından beri şehr-i istanbul’da varolma çabasındayız. sizin daha önce atlattığınız felaketler hakkında pek bir bilgim yok. benim 1917’de büyük bir yangından ve 1979’da bir tankerle geminin çarpışmasıyla oluşan patlamadan aldığım büyük hasarlarım vardı. en güzel vitraylarımı orada kaybettim. yine de her seferinde yaralarımı sarıp ayağa kaldırdılar beni, sağolsunlar.
son yangına dek… belki duymuşsunuzdur, iki sene üç ay evvel çıkan yangında çatı katım ve üstkatlarım yandı. ancak hâlâ restore edilmeyip dişsiz bir nine gibi çatısız bırakılışım bu sefer beni terkettiklerini, gözden çıkardıklarını düşündürüyor.
bu sabah iskeledeki adamın okuduğu gazetede “galatasaray için seferberlik” başlığı vardı. ne mutlu size. kampanyalar düzenlenip para toplanarak derhal onarılmanız için çalışmalar başlatılmış. umarım eskisinden de sağlıklı olursunuz. yeniden öğrenciler dolaşır etrafınızda, hocalarla konuştuklarına kulak kabartıp mutlu olursunuz. yine de düşünmeden edemiyorum; daha önceden elektrik kaynaklı yangınları önleyen şalterlerden almaları, sizi onarmak için harcayacakları paradan çok daha az değil miydi? neyse, alman ekolünden gelişimi belli etmek için yazdım bu cümleyi, boşverin.
lafı uzattıysam kusuruma bakmayın; kendisini yalnız, umutsuz ve terkedilmiş hisseden yaşlı bir binanın gevezeleğine verin. tekrar geçmiş olsun. boğazın güzelliği şifanız, iyi niyetli insanların varlığı ve yaklaşan bahar umudunuz olsun.
içten sevgi ve saygılarımla,