Haydarpaşa Garının yolcuları gelmez trenleri hareket etmez olmuş

Haydarpaşa Garının yolcuları gelmez trenleri hareket etmez olmuş : TRT Haber DD, Kasım Sayısı’nda Haydarpaşa Garı’nı anlatan bir habere yer verdi. Elif Akkuş’un hazırladığı, fotoğrafları Tamay Alper Gökdemir’in çektiği Haydarpaşa dosyası dergsinin son sayısında yer buldu.
Vapurdan ya da motordan koşarak yetişmeye çalışan insanlar, kalkış sirenleri, bilet kuyruğu, koltuklarında geceden sabaha bavulunu yastık yapan insanları görmek artık çok mümkün değil burada…
Sanki terkedilmiş bir yer. O eski hareketli günlerinden eser yok. Sessiz sedasız…Yolcuları gelmez trenleri hareket etmez olmuş…
Hemen girişte soldaki büfelerin bazıları kapanmış, geriye iki büfe kalmış;son çaylarını demleyen…O koca çaydanlıklar yıllar içinde günde kaç kez dolup boşalırdı bilinmez, şimdi belki de eski alışkanlıktan sabahtan demleniyor, adetten olmuş gibi gün boyunca dumanı tütüyor…Sonra akşam oluyor, çayın altı kapanıyor. ertesi gün yeni bir sessizlikte demlenmek üzere…Yıllardır Haydarpaşa Garı’nda büfecilik yapanlar için de bu sessizlik oldukça hüzünlü.

Ne olacak ne yapacaksınız – diye biraz da çekinerek sorunca aldığınız cevaptan çok gözlerdeki ifade insanı etkiliyor;
“Gideceğiz biz…Toparlanıp gideceğiz…Bu ay sonu…”
Yani siz bu satırları okurken , o büfe de artık Haydarpaşa Gar’ını çoktan terketti.
Vapur iskelesi tarafından o herkesin bildiği merdivenlerden çıkarak girdiğinizde de bu kez daha farklı bir hüzün kaplıyor insanın içini. Eskiden uzun kuyrukların olduğu gişeler şimdi bomboş…
Bir sağ tarafta bir de sol tarafta gişelerde camın arkasında iki gişe memuru oturuyor, asla yolcusu olmayan bu GAR’da…
Ürkütücü sessizlik, trenlerin vagonlarının yanından geçerken yerini yaşamasa da herkesin hafızasında yer eden anılara bırakıyor. Bu trenin vagonunda bu koltukta acaba en son kim yolculuk etti, nereden geliyordu ya da nereye gidiyordu. Hüzün mü vardı umut mu…
Haydarpaşa’nın emekli vagonları arasında dolaşırken sorular, merak edilenler ve eski birbirini kovalıyor.
Vagonları iyice geçip raylara ulaştığınızda sol tarafta bakım atölyesini görmek mümkün.İçinde hala çalışanların olduğunu gösteren eldivenler ve vagon parçaları…

Önündeyse çok eski birkaç vagon, uzun zamandır sefere çıkmamış…Artık hiç hareket etmese de eskiye doğru uzun bir yolculuk yaptırıyor size; gerçek yaşamdan anılar ya da izediğiniz eski bir filmden sahnelerle buluşturmak üzere…
Çünkü Haydarpaşa GAR’ı eskilerin hayatının bir yerinde mutlaka iz bırakan bir anı, Türk filmlerinin de unutulmaz dekoru demek aynı zamanda…
TAHTA BAVULUYLA UMUTLA GELENLERİN ÖYKÜSÜ BURADA BAŞLARDI
Kavuşmayı, ayrılmayı, göçü, umudu ve umutsuzluğu anlatır Haydarpaşa Garı.Yani Türk insanı için demiryolu taşımacılığından çok daha fazlasıdır bu gar… Türk filmlerinin tahta bavullu karakterlerinin can bulduğu dekor, İstanbul’u hiç bilmeyenlerin adını mutlaka duyduğu bir yer.
Ya sevinçli bir kucaklaşmayla merhaba, ya da hüzünlü bir bakışla elveda denen hem gerçek hayatın hem de sinemanın yani yaşamın etkileyici ismidir aynı zamanda…
Köylerdeki sevda hikayelerinin başlık parasıyla yarım kaldığı, bir umut o parayı biriktirmek için köyden kente gelenlerin “koca İstanbul”la ilk tanıştığı yerdir.
Türk sinema tarihinin ilk göç filmlerinden biri olan 1965 yapımı “Gurbet Kuşları” filmi Haydarpaşa Garı’nda başlar. Film, daha iyi bir yaşam sürebilmek için Kahramanmaraş’tan İstanbul’a gelen bir ailenin yaşam mücadelesini ve toplumsal yozlaşmayı anlatır.
Şimdi filmlerdeki o klasik cümle yine Haydarpaşa Tren Garı’nda ama bu kez hafızalarda tekrarlanıyor; “Seni yeneceğim İstanbul…”
HAYDARPAŞA KORUNACAK
Böyle bir tarih sözkonusu olduğunda Haydarpaşa yıkılacak endişesi taşıyan birçok kişi de tepki gösterdi. İddialar Haydarpaşa GAR’ının yerine otel yapılacağı yönündeydi…
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım 2012 yılında gündemde önemli yer tutan bu tartışmalara “böyle bir yapıtı ortadan kaldırmaya hiç kimsenin gücü yetmez” sözleriyle dikkat çeken açıklamasıyla yanıt verdi:
‘’Marmaray projesi ile birlikte Ankara’dan, Sivas’tan, Konya’dan, Bursa’dan gelen demir yolu hatları Haydarpaşa’da son bulmayıp, Marmaray’la birlikte Üsküdar’dan ve boğazın 60 metre altından geçerek Yenikapı’ya, Yedikule’ye, Ayrılıkçeşme’ye doğru devam edecektir. Haydarpaşa da, tren garı olarak muhafaza edilecek ve etrafı da bir yaşam alanına dönüştürülecektir. Buradan, nostaljik tren seferleri de yapılmaya devam edecektir. Dedikodulara kimse itibar etmesin. Haydarpaşa, 1900’lü yılların başında İstanbul-Bağdat, Haydarpaşa Garı’ndan İstanbul-Hicaz demir yolunun başlangıcını teşkil eden abidedir. Böyle bir abideyi tarihimizin, kültürümüzün, ecdadımızın bize emanet ettiği, böyle bir yapıtı ortadan kaldırmaya hiç kimsenin gücü yetmez; hakkı da yoktur, haddi de yoktur’’
Tartışmalar, açıklamalar ve Haydarpaşa’nın geleceğiyle ilgili projeler derken, Haydarpaşa GAR’ı öylece sessizce orada duruyor…
Eğer yolunuz düşerse bir uğramanızı tavsiye ederiz …
Belki bugünlerdeki yalnızlığına biraz olsun ortak olursunuz…
HAYDARPAŞA GAR’ININ TARİHİ
1906 yılında yapımına başlanan Haydarpaşa GAR’ı 1908 yılında tamamlanarak hizmete girdi.
İstanbul – Bağdat Demiryolu hattının başlangıç istasyonu olarak inşa edildi.
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde Bağdat Demiryolu yanında İstanbul-Şam-Medine (Hicaz Demiryolu) seferleri de yapılmaya başlanmıştır.
Otto Ritter ve Helmuth cuno tarafından hazırlanan haydarpaşa GAR projesinin yapımında Alman ustalarla İtalyan taş ustaları birlikte çalıştı.
1.Dünya savaşı sırasında gar deposunda bulunan cephanelerde çıkan yangın sonucu bina önemli ölçüde hasar gördü.
Daha sonra onarıldı. Ancak 1979 yılında Haydarpaşa açıklarında Independenta isimli tankerin gemiyle çarpışması sonucu oluşan patlamada hasar gördü.
1983 yılının sonunda restorasyonu tamamlandı.
28 Kasım 2010 tarihinde çatısında yangın çıktı ve 4. kat kullanılamaz hale geldi.
Şubat 2012 tarihinden itibaren 24 ay süreyle tren seferlerine ara verildi.

 

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Tek Denemeyle Ölçülmemeli - RayHaber
GENEL

Tüp Bebek Tedavisinde Başarı Tek Denemeyle Ölçülmemeli

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebek tedavisinde başarının tek denemeyle değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, sağlıklı embriyo elde edilebiliyorsa ilk başarısızlığın ardından hemen vazgeçilmemesi gerektiğini söyledi

🚆

Estetik Cerrahide Yeni Trend Doğal Görünüm - RayHaber
GENEL

Estetik Cerrahide Yeni Trend Doğal Görünüm

Estetik cerrahide son yılların yükselen trendi, belirgin değişimler yerine kişinin yüzünü ve vücut hatlarını koruyan doğal sonuçlar oldu. Uzmanlar, “kimse anlamasın” yaklaşımının giderek daha fazla tercih edildiğine dikkat çekiyor

🚆

Altın Fiyatlarında Son Durum: Gram ve Çeyrek Altın Ne Kadar? - RayHaber
EKONOMİ

Altın Fiyatlarında Son Durum: Gram ve Çeyrek Altın Ne Kadar?

Altın ve döviz piyasalarındaki hareketlilik yatırımcılar ve vatandaşlar tarafından yakından takip edilirken, 30 Ağustos 2026 Pazar günü güncel altın fiyatları da merak konusu oldu. Gram, çeyrek ve ons altının yanı sıra yarım, tam ve Cumhuriyet altınının satış fiyatları belli oldu.

🚆

Nepal’de Sel Felaketinde Can Kaybı 734’e Ulaştı - RayHaber
ASYA

Nepal’de Sel Felaketinde Can Kaybı 734’e Ulaştı

Nepal’in Çin sınırına yakın bölgelerinde çarşamba günü nehirlerin taşması sonucu meydana gelen yıkıcı selde can kaybı 734’e yükseldi. Bölgede arama kurtarma çalışmaları sürerken, aralarında 589 yabancının da bulunduğu 2 bin 498 kişiden halen haber alınamıyor.

🚆