Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebek tedavisinde başarı oranlarının tek bir uygulama üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Buyru, sağlıklı embriyolar elde edilebildiği ve gebeliğe engel ciddi bir sağlık sorunu bulunmadığı durumlarda ilk başarısız denemenin ardından tedavinin hemen bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Canlı Doğum Oranı Yüzde 68,2’ye Ulaştı
Prof. Dr. Buyru, 7 tüp bebek merkezinde tedaviye ilk kez başlayan 18 bin 396 kadının verilerinin değerlendirildiği araştırmanın sonuçlarını paylaştı.
Araştırmaya göre, tedaviye devam eden kadınlar üzerinden yapılan optimal hesaplamada üç tedavi sonundaki kümülatif canlı doğum oranı yüzde 68,2 olarak belirlendi. 35 yaşın altındaki kadınlarda bu oran yüzde 84,5’e ulaşırken, 41-42 yaş grubunda yüzde 30,1 olarak kaydedildi.
Buyru, araştırmadan elde edilen oranların her hastaya doğrudan uygulanamayacağına dikkat çekerek tüp bebek tedavisinde kişisel özelliklerin sonuçlar üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti.
Başarıyı Birçok Faktör Belirliyor
Tüp bebek tedavisinin başarısında kadının yaşı başta olmak üzere birçok faktörün etkili olduğunu belirten Buyru, yumurtalıkların tedaviye verdiği yanıt, elde edilen yumurta sayısı, embriyoların kalitesi ve genetik yapısı ile rahim içinin durumunun önemli olduğunu söyledi.
Özellikle 40 yaşından sonra sağlıklı yumurta ve embriyo elde etme ihtimalinin azaldığını belirten Buyru, yumurtalık yanıtı ve embriyo kalitesinin farklı tedavi dönemlerinde değişiklik gösterebildiğini aktardı.
İlk Başarısızlığın Ardından Hemen Vazgeçilmemeli
Tüp bebek tedavisinde embriyo kalitesinin her uygulamada aynı olmayabileceğini vurgulayan Buyru, bir tedavide transfer için uygun olmayan embriyolar elde edilirken sonraki uygulamada daha kaliteli ve dondurulabilir embriyolara ulaşılabileceğini söyledi.
Buyru, “Tüp bebek tedavisinde başarı tek denemeyle değerlendirilmemeli. Sağlıklı embriyolar elde edilebiliyorsa ve gebeliğe engel başka ciddi bir durum yoksa hemen vazgeçmemek en doğrusudur” değerlendirmesinde bulundu.
Tedavinin Psikolojik Ve Ekonomik Boyutu
Başarısız tüp bebek denemelerinin çiftler açısından yalnızca tıbbi değil, psikolojik ve ekonomik açıdan da yük oluşturabileceğini belirten Buyru, kaç kez tedavi uygulanması gerektiği konusunda herkes için geçerli tek bir sayı bulunmadığını söyledi.
Tedaviye devam edilip edilmeyeceğine karar verilirken çiftin yaşı, tıbbi özellikleri, embriyo gelişimi ve diğer koşulların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Buyru, kararın hekimle birlikte verilmesinin önemine dikkat çekti.
Embriyo Dondurma Her Hastada Aynı Sonucu Vermiyor
Tek embriyonun transfer edilerek kalan sağlıklı embriyoların ileride kullanılmak üzere dondurulabileceğini belirten Buyru, bu yaklaşımın çoğul gebelik riskinin azaltılmasına yardımcı olabileceğini söyledi.
İkiz gebeliklerde düşük, erken doğum, gebelik şekeri ve hipertansiyon gibi risklerin arttığını belirten Buyru, Türkiye’de iki embriyo transferinin yalnızca belirli koşullarda uygulanabildiğini aktardı.
Bununla birlikte elde edilen tüm embriyoların dondurulmasının her hasta için ek avantaj sağlamadığını ifade eden Buyru, düşük yumurtalık yanıtı bulunan kadınlarla ilgili bir araştırmada taze embriyo transferindeki canlı doğum oranının yüzde 40, dondurulmuş embriyo transferinde ise yüzde 32 olduğunu belirtti.
Buyru, embriyo dondurma teknolojilerinin gelişmiş olmasına rağmen yöntemin her hasta için otomatik olarak tercih edilmemesi gerektiğini vurgulayarak kararın kişiye özel verilmesi gerektiğini söyledi.
Çok Sayıda Yumurta Toplamak Her Zaman Avantajlı Değil
Düşük yumurtalık rezervine sahip kadınlarda birden fazla yumurta toplama işlemiyle embriyo biriktirilmesinin de her zaman başarı oranını artırmadığını belirten Buyru, bazı hastalarda bu yaklaşımın zaman ve maliyet kaybına neden olabileceğini ifade etti.
Bilimsel araştırmaların tedavi sürecinde önemli bir yol gösterici olduğunu ancak sonuçların yalnızca tek bir oran üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Buyru, tüp bebek tedavisinin kadının yaşı, yumurtalık rezervi, embriyo özellikleri, rahim içinin durumu ve çiftin koşulları dikkate alınarak planlanması gerektiğini söyledi.
Kadın Yaşı Başarıda Kritik Rol Oynuyor
Kadın yaşının tüp bebek tedavisindeki başarıyı etkileyen en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Buyru, özellikle ileri yaşlarda sağlıklı yumurta ve embriyo elde etme ihtimalinin azalmasına dikkat çekti.
45 yaşından sonra uygulanan tüp bebek tedavilerinin gebelik şansına katkısının oldukça sınırlı kaldığını belirten Buyru, tedavi planının hastanın bireysel özellikleri ve tıbbi koşulları doğrultusunda oluşturulmasının önem taşıdığını ifade etti.