Metrobüse binmenin 10 altın kuralı



Metrobüse binmenin 10 altın kuralı  :İstanbul’da yolculuk edenlerin en büyük kâbusudur metrobüs. Yine de günde 3 milyon insanın metrobüs kullandığını düşünürsek, İstanbulluya bir Stockholm Sendromu teşhisi koysak, çok da yanlış yapmış sayılmayız herhalde. Kimseye “metrobüs kullanma” diyemeyiz ama metrobüse binmenin bazı püf noktalarını sizlerle paylaşabiliriz. Listevari.com ekibi, yaklaşık 2 aydır sizler için metrobüs kullanarak, bazı deneyler yaptı ve çeşitli gözlemlerde bulundu. Ve metrobüse binmenin 10 altın kuralını sizler için hazırladı. Bu listevari.com için küçük, insanlık için büyük bir adımdır.

1) ÖN KAPI TEOREMİ
Deneyimize Avcılar, Cevizlibağ, Zincirlikuyu ve Söğütleşme lokasyonlarında start verdik. Burada gözlemlediğimiz kadarıyla, en ön kapıda beklemek %90 oturma garantisi veriyor. Çünkü bilindiği gibi, yanlış hatırlamıyorsak toplam 4 farklı metrobüs aracı bulunmakta. Metrobüs aynı hizada dursa bile, arka kapıların denk geldiği kısımlar, değişkenlik gösterebiliyor. Bazen kıl bir metrobüs şoförüne denk gelebilme ihtimaliniz de var. Kimi zaman hızını alamayan bu kıl metrobüs şoförleri, durması gereken yerde duramazlar ve tüm düzeni berbat ederler. Ancak ön kapı, bu değişkenlerden etkilenmez.

2) OTURACAĞINIZ YERİ ÖNCEDEN BELİRLEYİN
Bu size sandığınızdan daha çok avantaj sağlayacaktır. Durduğunuz kapının çevresinde yer alan koltukları gözlerinizin önüne getirin. Bulunduğunuz noktadan, en hızlı hangi koltuğa ulaşabiliyorsanız, o koltuğu kendinize hedef belirleyin. Yanınızdaki hemşeriniz sizden daha tecrübeli olabilir. Bu nedenle mutlaka bir B planınız olmalı. Metrobüs durakta belirince içinizden 3 kere “o koltuğa oturacağım” deyin. Konsantre olun, derin bir nefes alın ve kapılar açıldığında sağa-sola bakmadan hızlı adımlarla hedefinize doğru ilerleyin.

3) PUSUYA YATIN
Korku bir insanın en büyük düşmanıdır. “Ayy ayıp olur, ya bana küfür ederlerse, ya dayak yersem” diye düşünmeye başlarsanız, baştan kaybedersiniz. Kendinize güvenin. Baktınız ki durak çok kalabalık ve kapıların duracağı lokasyonlar dolu, o halde kapının bir 5 cm uzağında pusuya yatın. Etrafınıza “ben bir sonrakini bekleyeceğim, eheheh” algısı yaratacak hareketlerde bulunun. Metrobüs yanaştığında, hızlı davranıp, kapının önüne atlamayı başarırsanız, hedefinize rahatlıkla ulaşmış olursunuz. Bu hareket şu tarz sesler duymanıza neden olacaktır “çıks, tıkçks, çıks”. Boş verin, aldırış etmenize değmez.

4) BURADA İYİLİĞE YER YOKTUR
Metrobüs, 21. yüzyılda görüp görebileceğiniz en ilkel yaşam ortamıdır. Dünyanın öbür ucundaki kabile bile buradan daha medeni bir topluma sahiptir. Tüm yolcular burada tek başlarına içler acısı bir yaşam mücadelesi vermektedirler. Zayıf noktalarınızın sizi baştan çıkarmasına izin vermeyin. Evet, yaşlılara yer vermemeniz gerektiğinden bahsediyoruz. Şunu üzülerek söylemek zorundayız, deney ekibimizin yer verdiği yaşlıların hiçbirinden “teşekkür ederim evladım” cümlesi çıkmamıştır. Tavırları nettir. Eğer vicdanınızın rahat olmasını istiyorsanız, metrobüse inene binene bakmayacaksınız. Uyuma numarası yapın, efendime söyleyeyim kitap okuyun, mp3’ünüzün sesini sonuna kadar açıp, camdan dışarı hayallere dalın. Sonuç olarak görmediğiniz birine yer vermemiş olmanız sizin suçunuz değil.

5) OLAĞANÜSTÜ DURUMLARDA KÖRÜKTE KALIN
Metrobüsün körük bölümü, ara duraklardan binen yurttaşlarımızın sığınağıdır adeta. Ayakta kalan yolcular için tek oksijen kaynağıdır da diyebiliriz. Ancak buranın da kontenjanı sınırlıdır ve bu yüzden acele karar vermelisinizdir. Sap gibi ayakta dikilmektense sırtınızı körüğe yaslayarak daha az efor sarf etmiş olursunuz. Bu bölüm olası tacizleri önlediğinden, kadınlar tarafından da tercih sebebidir.

6) METROBÜSTE FİZİK KURALI
Pek çok kişi tarafından fark edilmemiş bir durum söz konusudur. Ekibimizin fizik bölümü mezunları tarafından keşfedilen bu durum, yıllarca yapılan bir yanlışı ortaya çıkarmıştır. Bilindiği gibi körük kısmı karşılıklı 4 kişiden oluşur ve toplam 8 kişiliktir. Sağ ve sol köşelerinde bulunan borular dışında, bir de tam orta kısımda bir adet boru bulunur. Sağ ve sol kısımda yolculuk edenler için herhangi bir problem yok. Ancak ortada kalan diğer iki kişi o bir boruyu paylaşmak zorundadır. “Paylaşmak” sözcüğü metrobüsün doğasına aykırı olduğundan, genellikle bu boru kim kaparsa onundur. Ancak basit bir fizik kuralı ile bunun üstesinden gelmek hiçte zor değildir. Düz orantı yapacaksınız, nasıl mı? Metrobüs sağa yöne gidiyorsa sağ omzunuzu, sol yöne gidiyorsa sol omuzunuzu o boruya dayayacaksınız. Ne kadar doğru bir karar aldığınızı, metrobüs fren yaptığında siz de göreceksiniz.

7) ARA DURAK TEOREMİ
Yapmış olduğumuz bazı tespitler, ön kapı teoreminin ara duraklarda işe yaramadığını bizlere gösterdi. Hatta çok daha fazla olumsuz etkisinin olduğunu bile söyleyebiliriz. Ön kapı, metrobüsün en sıkışık bölgesidir ve orada yer bulmak neredeyse imkânsızdır. Ne metrobüse binebilirsiniz, ne de metrobüsten inebilirsiniz. İnsanı o kadar sıkıştırır ki, hayatınız Halıcıoğlu’ndan Ayvansaray’a gelen kadar, gözlerinizin önünden geçer. Öyle lanet bir yerdir burası. Tabi bu söylediklerimiz ara duraklar için geçerlidir. Ara duraklardan binecek olanlara önerimiz, şark sofrası bölümüdür, yani arka kapı. Deney ekibimiz, burada daha çabuk yer boşaldığını gözlemlemişlerdir.

8) KAPI ÖNÜ TEOREMİ
Mutlaka fark etmişsinizdir, her gün birileri açılıp kapanan metrobüs kapısıyla beraber oradan oraya savrulur durur. Eğer böyle bir duruma düşmek istemiyorsanız, kapı önünden uzak durun. Metrobüse biner binmez içerilere doğru ilerlemeye çalışın. Kimse yerinden kıpırdamıyor olsa bile, “affders.., bir dkk, geçebilir miy” diye diye ilerlemeye gayret gösterin. Aksi takdirde, kapı önündeki kalabalığın içinde kaybolur gidersiniz. Kimse sizi göremez, sesinizi duyamaz. Küçülürsünüz, yapa yalnız kalırsınız.

9) ÇİRKEFLEŞİN, PİSLEŞİN!
Karakterinize aykırı olduğunuzu düşünseniz bile, eğer metrobüste yer edinmek istiyorsanız, son derece çirkef, pis, kaba ve terbiyesiz olmanız gerekiyor. Bu çok önemli bir kuraldır. Unutmayın, eğer insanlar sizden nefret ediyorsa başardınız demektir.

10) TOTEM YAPMAYI UNUTMAYIN
Her ne kadar işe yarar tavsiyelerde bulunmuş olsak da, siz yine de totem yapmayı ihmal etmeyin. Özellikle ara duraklardan bineceksiniz, totem yapma yeteneğinizi geliştirmiş olmanız gerekiyor. Kendinize güvenin ve içgüdülerinize inanın. Sarı çizgiye yoğunlaşın. O size nerede durmanız gerektiğini söyleyecektir. Hadi Allah’a emanet!

Reklamlar