3. Köprü inşaatında büyük skandal



  1. Köprü inşaatında büyük skandal :3. Köprü’de inşaat sürsün diye ‘çanak çömlek’ Arkeoloji Müzesi’nden saklanmış.3′üncü köprünün güzergâhında Osmanlı’dan Roma dönemine uzanan çok sayıda tarihi eser bulunduğu ancak inşaatın Marmaray gibi uzamaması için İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne kasıtlı olarak haber verilmediği ve bu şekilde yasaların çiğnendiği ortaya çıktı.

Radikal gazetesinden Ömer Erbil’in haberine göre, Marmaray’daki gibi yedi yıllık bir uzatmadan kaçınmak için köprü ve güzergâhı ÇED raporundan muaf tutuldu. Fakat inşaatı yapan ICA Konsorsiyumu’nun uluslararası finans kurumlarından kredi alabilmek için göstermelik de olsa bir ÇED raporuna ihtiyacı vardı. Müzeden saklanan eserler de, işte sadece iki günde hazırlanan o göstermelik raporda ortaya çıktı.

İki günlük rapor bile hazineyle doldu taştı

Buna göre, uluslararası danışmanlık ve mühendislik firması AECOM’un raporun 13’üncü bölümü Arkeoloji ve Kültürel Miras başlığını taşıyor. Bu bölüm Regio Kültürel Miras ve Danışmanlık şirketi tarafından, arkeologlar Gökhan Mustafaoğlu ve Uğur Dağ’ın iki gün boyu yaklaşık 26.5 km yol yürüyerek yaptıkları gözlemler üzerine hazırlandı.

Arkeologlar, güzergahın ormanlık ve çalılık arazi dışında kalan kısımlarında yaptıkları ön inceleme raporunda, bölgede ‘deneyimli arkeolog eşliğinde’ yoğun bir saha incelemesi önerdi. Arkeologların tespitleri şöyle sıralandı:

  • Köprü ayaklarının inşa edileceği alanların tarihi varlıklar açısından yüksek bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekildi; literatürde bu alanlarda birçok tarihi yerleşimin varlığından bahsedildiği, Anadolukavağı ve Poyrazköy arasındaki tepelerden birisi üzerinde bulunduğu varsayılan Zeus Ourios tapınağının da bunlar arasında olduğu belirtildi.
  • Projenin güzergâhı ve etki alanında çok sayıda mimari yapı ve arkeolojik taşınmazın toprak altında kalmış veya bitki örtüsüyle kaplanmış olabileceğine dikkat çekildi; proje bölgesinin ormanlık arazileri ve çalılık alanlarında deneyimli arkeolojik ekiplerin sistematik saha incelemesi yapması tavsiye edildi.

  • Garipçe inşaat şantiyesiyle Garipçe Köyü arasındaki yol kenarında bazı çömlek parçaları ve kiremitler gözlemlendi; arkeologlar bunun Boğaz’ın gözetlenmesinde kullanılan bir kule ya da karakolun kalıntıları olabileceğini belirtip, yüzey buluntularının Bizans ve Osmanlı dönemine ait olduğunu ifade etti.

  • Başakşehir’de, insan eliyle yapıldığı düşünülen kubbeli bir tünel keşfedildi; 0.65 x 10.30 metre ebatındaki yapının çok büyük olasılıkla lahit odası olduğu belirtildi.

‘İnceleme zorunlu’

Arkeologlar raporda şu öneride bulundu: “Bölge Koruma Kurulları’nın işbirliği içinde inşaat alanlarının ormansızlaştırılmasından sonra yoğun bir saha incelemesi yapılmalı, bölgenin arkeolojik potansiyeli göz önüne alındığında, fiziksel müdahaleyi de kapsayan tüm faaliyetlerin deneyimli arkeologların gözetimi altında yerine getirilmesi zorunludur.’’

Fakat buna rağmen, İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne haber verilmedi; müze yetkilileri kendilerine başvuru yapılmadığını söyledi. Tüm bunlar, inşaat sırasında bir kültür varlığına rastlandığında inşaatın derhal durdurularak en yakın müzeye haber verilmesi zorunluluğunu getiren 2863 sayılı yasanın ihlal edilmesiyle yapıldı.

Daha önceden, 1 No’lu Koruma Kurulu 3′üncü Köprü’nün güzergahındaki sekiz bölgede şu sekiz eserin bulunduğunu tespit etmişti:

Çatalca ve Silivri: İnceğiz Mağaraları, Maltepe Antik Nekropolü ve Yerleşim Alanı (1. derece arkeolojik sit)

Silivri: Anastasius Surları (Arkeolojik sit alanı)

Gaziosmanpaşa ve Sultangazi: Kırkçeşme Su Galerisi Hattı

Avcılar: Ispartakule Spradon Antik Kenti (1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı)

Arnavutköy: Şamlar Köyü Dutlar Mevkii kayaya oyulmuş mezar yapısı

Çatalca İğneağzı: Kartepe (Umurtepe) Mağara ve Antik Taş Ocağı (1. derece doğal ve 2. derece arkeolojik sit)

Arnavutköy: Sazlıbosna Filiboz Örenyeri (1. derece arkeolojik sit)

Silivri: Küçükkılıçlı Köyü Antik Yerleşim Alanı (1. derece arkeolojik sit)

Reklamlar