Lütfen yürüyüş yoluna dokunmayın



Lütfen yürüyüş yoluna dokunmayın :Şu sıralar, İzmit gündeminde çok önemli bir tartışma yaşanıyor.

Malum; İzmit’in çok ciddi bir trafik ve ulaşım sorunu var.

Yine malum; Büyükşehir Belediyesi, 30 Mart seçimleri öncesi İzmit şehir merkezi için tramvay vaat etti.

Seçim sonuçları da hepimizin malumu. Tramvayı vaat eden, hatta bununla kalmayıp, İzmit’te çalışacak tramvayı getirip Anıtpark meydanında halka gösteren AKP seçimi kazandı. Yani, kent halkının bu projeyi siyaseten onayladığını kabul etmek gerekiyor.

Tartıştığımız konu, bu tramvayın nereden geçeceği konusu.

Bu konuyu, yani tramvayın İzmit’te nereden geçeceği konusunu, hatta İzmit içinde tramvay gerçekten gerekir mi, gerekmez mi konusunu medenice tartışmamız gerekiyor.

Birbirimize sövmeden… Bu işi, siyasi ve ideolojik polemik konusu haline getirmeden, kırıp dökmeden; Molotof kokteyli atmadan, biber gazı sıkmadan cesaretle fikirlerimizi ve bu fikirlerin dayanağını, varsa alternatif önerilerimizi ortaya koymalıyız. Çünkü bu konu İzmit’in geleceğini ilgilendiren çok önemli bir konu haline gelmiştir.

Ben İzmit’in Yürüyüş Yolu üzerinde yürüyen insanlar dışında hiçbir şeyin olmaması, hiçbir şeyin hareket etmemesini istiyorum.

Bisiklet bile olmasın. Hatta mümkünse, Yürüyüş Yolunda sokak köpekleri de dolaşmasın. Mevzu, sadece çınar ağaçları değildir. “Biz buradan tramvayı geçiririz. Çınar ağaçlarının bırakın gövdesini, dalını, yaprağına bile zarar vermeyiz” demek yetmez.

Yürüyüş Yolu, çınar ağaçlarından ibaret değildir.

O güzergâh, bu kenti dünyanın en farklı kenti yapan, benzeri bulunmayan bir sembol alandır.

Londra’da Hyde Park var.. New York’ta Central Park.

Kocaman binalarla dolu kentlerde çok büyük yeşil alanlar. İçlerinde göller var, dereler akıyor. Envai çeşit ağaçlar…

Ama bizim Yürüyüş Yolu bambaşka bir şey. Şehrin merkezini neredeyse boydan boya geçiyor. Şehrin ortasında Çınar’lar yapraklarını açtığında yemyeşil bir tünel oluyor..

O güzergahta kışın karlar üzerinde; yazın çınar gölgesinde yürümek çok büyük bir keyif ve sadece bize, İzmit’e özel bir olay.

Belki bu kentin gelecekteki kuşakları, o Yürüyüş Yolu üzerinde bayram törenlerini yapacaklar. Fener Alayı geçecek. Öğrenciler, yılsonu mezuniyet törenlerini burada yapacaklar. Orası tamamen yayalara kalmalı. Yürüyüş Yolu’nun iki yanındaki caddeleri ister yayalaştırın, ister TIR’lara açın. Hürriyet ve Cumhuriyet Caddelerinden tren, tramvay, dozer, toma ne istiyorsanız geçirin. Ama ne olur, lütfen, Yürüyüş Yolumuza dokunmayın.

10 yılı aşan yerel AKP iktidarı döneminde bu kentte çok köklü değişiklikler oldu. Yaşam biçimi değişti. Toplum öyle bir kutuplaştı ki, farklı siyasi görüşlerdeki insanlar, farklı yerlere girip çıkar oldular.

AKP’li yerel yönetimler, isteyerek veya istemeyerek hep kendilerine oy veren, kendileri gibi yaşayan, kendileri gibi düşünen insanlara yönelik hizmetler verdiler.

Sekapark onların. Fuar onların. Başiskele sahili, Kavaklı sahili, Karamürsel sahili, hepsi onların. Hepsi, aynı yaşam biçimini benimsemiş insanlara hizmet veriyor.

Yürüyüş Yolu hepimizin. Geliyor, en radikal dinci, irticacı dernekler de orada demokratik haklarını kullanabiliyorlar. Radikal dinci gruplar, dernekler bu yol üzerinde kermesler düzenleyebiliyorlar.

Solcu gençler de bu yol üzerinde bildiri dağıtıyor, propaganda yapabiliyorlar. Suriyeli dilenciler de orada, sırf piyasa yapmak için bir ucundan diğer ucuna yürüyenler de orada. Her çeşit insan, her görüşten, her yaşam biçiminden İzmitliler, orada sabah akşam yürüyüş yapıyorlar..

Yürüyüş Yolu’nda herkes rahat. Herkes özgür…

Dünyanın hiçbir kentinde böyle bir yer yok. “On dakikada bir tramvay geçse ne olur” diyemeyiz, diyemezsiniz… O yoldan tramvay geçerse, o yolun bekâreti bozulur. Daha sonra yeni yapılaşmalar başlar. “Buradan yüz yıl tren geçti sesiniz çıkmadı da, şimdi bizim tramvaya sırf siyaseten karşı çıkıyorsunuz” demeye kalkmayın.

Öyle değil. Biz Yürüyüş Yolu’nun ne kadar kıymetli, değerli olduğunu buradan tren kalktıktan sonra anladık. Bu yolun ruhu, artık İzmit’in ruhudur. Bu kenti gerçekten çok seven, bu kenti dünyanın en güzel kenti gören insanların ruhudur. Tamam, biz bu şehirde azınlıktayız. Ama hala bir söz hakkımız vardır diye düşünüyorum.

Çok rica ediyorum, yalvarıyor, ayaklarınıza kapanıyorum. Siz, bu yolun bu kent ve bizim için ne kadar önemli, özel olduğunu anlaşamıyor olabilirsiniz. Ama lütfen bize biraz saygı gösterin. Bu yoldan tramvay falan geçirmeyin.

Başka seçenek yoksa, tramvaydan vazgeçin…

DÜNYADA BÖYLESİ YOK

İzmit Yürüyüş Yolu’nun bir bölümünün tepeden görünüşü. Sanat Okulu ile Merkez Bankası arasında upuzun, dümdüz bir güzergah… İki yanında tarihi çınarlar. Yeşil mükemmel bir tünel. Dünyanın pek çok büyük kentinde bizim şehrimiz büyüklüğünde parklar, yeşil alanlar var. Ama böyle bir güzergah, hiçbir şehirde yok. Burası İzmit’in farklılığıdır. Burası, dokunulmaz olmalıdır.

BURASI HEPİMİZİN

Yürüyüş Yolu, bu kentte yaşayan herkesin yeridir. Bu yolda her siyasi görüş, her sosyal sınıftan insan kendisini ifade etme şansına sahiptir. Buradan tramvay geçirirsek, İzmit’in böğrüne hançer saplamış olmaz mıyız?

Reklamlar