İstanbul Metrosu ‘ndan 10 Önemli Detay



İstanbul Metrosu ‘ndan 10 Önemli Detay :Son yıllarda yapılan yatırımlarla büyük şehirlerimiz için toplu taşımada kullanılan en önemli araç metro olmaya başladı. Özellikle İstanbul’da raylı ulaşım iddialı bir şekilde gelişim gösteriyor. Marmaray ile boğaz geçişinin sağlanmasıda bunda önemli bir etken oldu. Hızlı tren bağlantısıyla Marmaray güzergahında yapılacak olan yüzeysel metro ile de ulaşımın raylı sistemlerde alacağı pay yükselecek.

Daha önce “Metro üzerine karalamalar” başlıklı bir yazıyı şu sözcüklerle bitirmişim. “Hızlı yaşayan zor bir şehir de günlük hayattan keyif alabilmek için yaşayan şehirli nüfusa büyük iş düştüğünü unutmayalım.”

Şehirde yaşamanın kurallarını şehirliler ortak kültürle biraraya getirdiklikleri davranışlarla belirler. Metro, şehir kültürümüze çok geç dahil olduğu için elbette birtakım sıkıntılar çıkacaktı. En son hizmete giren iki metro hattı olan Anadolu yakası metrosu ( Kadıköy – Kartal ) ve Marmaray hatlarının şehir yaşamına hızlı girişiyle birlikte bu güzergahlarda yaşayanlar, dünya metro kültürüne hızlı bir giriş yapmış oldular.

Birçoğunuzun her gün rastladığı, metro olmayan şehirlerde yaşayanların ise aşina olmadığı durumlardan aldığım birkaç notu aktarıyorum.

1- Öncelikle “Anadolu yakasına Metro gelmiş hoşgelmiş” meraklı kitlelerinin daha sonrasında giderek azalması, ilginin düşmesi genelde bir endişe yaratmıştı. Ancak özellikle son 4 aydır, fiyatın %50 indirimli olması, bir kaç denemeden sonra güvenilir, hızlı ve konforlu bulunması ile yolcu sayısının ciddi oranda arttığını söyleyebilirim. İstasyonlarda ciddi bir kalabalık oluşuyor ve yoğunluğun olmaması gereken saatlerde bile doluluk büyük oranda artmış.

2- Yaşam şehrin geneline yayılmaya başladıkça, ara istasyonlarında sadece eve gidiş-geliş için değil gündelik yaşamın gereksinimi olarak kullanılması, tüm yolcuların sadece Kadıköy durağı için metroyu kullanmaması planı işlemeye başlamış. Özellikle Metrobüs hattı bağlantısı olan Ünalan ve Marmaray bağlantı durağı Ayrılık Çeşmesi önemli sayıda yolcu alıyor.

3- Metro’da nasıl davranılması gerektiği ile ilgili sıkıntılar sürüyor. İniş ve binişler tam bir problem. Ana istasyonlarda inenlere, bırakın öncelik verilmesini inmelerine müsaaade bile edilmiyor hatta binenlerin kendi aralarındaki yer kapma yarışı oldukça enteresan. İstasyonlarda trenin yanaşacağı kapıların altında yazan, inenlere kolaylık sağlanması ile ilgili uyarılar neredeyse hiç dikkate alınmıyor.

4- 4-6 dakikalık seferler, böylesine yoğunlaşan bir metro hattı için oldukça uzun. Seferler maksimum 3 dakikada bir olmalı.

5- Anadolu yakasının kaderi olan birbirine paralel yapılmış olan ulaşım yolları ( Sahil yolu, tren yolu, minibüs yolu, E-5 karayolu ve yine aynı güzergahın oyuncusu Kadıköy- Kartal metrosu ) harita yönünde bakıldığında, dikey ulaşım için hiçbirşey sağlamıyor. Dümdüz bir metro yerine bağlantıların kurulmasıyla, hatta biraz da karmaşık hale gelmesiyle daha kullanışlı olacaktır. Umarım planlamalar sadece yatay ulaşımlar için değildir.

6- Yürüyen merdivenlerde sağda durup, sol taraftan geçenlere yol vermek dünyanın her tarafında uygulanan bir kentli kültürü, toplum saygısıdır. Bizde de arasıra birkaç kişinin uyumsuzluğuna rağmen buna uyumun büyük oranda olduğunu söyleyebilirim. Yine de bu konuda heryerde uyarılar yazmasına rağmen böylesi görüntüler her istasyonda karşınıza çıkıyor.

7- Metro araçlarının içinde bulunan sesli ve görüntülü uyarı sistemlerinde, duraklar arasında giderken yeni yapılacak olan metro propagandası yerine reklam yayınlasalar daha etkili olur.

8- Bazı istasyonların yerleşim yerlerine uzak, ıssız ve yollarının yeterince aydınlık olmaması oldukça tedirgin edici. Buralar için acilen önlem alınması gerekli.

9- İstasyonlarda bulunan gelecek trenlerin/seferlerin kaç dakika sonra olacağı ile ilgili bilgilerin yazıldığı elektronik levhada 1 DK. yazdığında, süre tuttuğumuzda trenin gelmesinin iki dakikayı geçtiğini tespit ettik. ( Sanırım bu bana denk gelmiş sıradışı bir örnektir.)

10- Sabah trenlerinde, gece temizliğinde kullanılan malzemeler veya havalandırma sistemlerinde kullanılan herhangi bir malzemenin neden olduğunu düşündüğüm ( başka bir sebebi de olabilir ) sevimli olmayan kötü bir koku oluyor. İleriki saatlerde bu koku kalmıyor.

Bir de benim özel bir gözlemim var. Metronun verdiği soğuk, metalik ve endüstriyel kent hissi metrodan çıkıp vapura binen aynı kalabalıklarda birdenbire dağılıyor. Denizin veya havanın etkisi midir bilinmez ama metrodaki o soğuk, asık suratlı ve birbirinin yüzüne bakmayan beyaz kulaklıklı (!) insan yığınlarının yüzüne vapurda bir renk, neşe geliyor.

 

Reklamlar