Avrupadan Asyaya metrobüs halleri



Avrupadan Asyaya metrobüs halleri :Bahçelievler Metrobüs Durağı’nda önceki gün yaşandığı iddia edilen taciz ve gasp olayı, metrobüs çilesini bir kez daha gündeme taşıdı. Biz de son dönemde metrobüs yolculuğunun geldiği noktayı iki yaka arasında deneyimledik

İstanbul’un trafik sorunu artık tüm dünya tarafından bilinen bir gerçek. Özellikle işe gitmek ve işten dönmek için trafikte deyim yerindeyse “bir ömür” harcıyoruz. Çoğumuzun trafikten kaçmak için tek kurtarıcısı ise E-5 üzerine konulan metrobüs… Ancak yoğun kullanım nedeniyle metrobüsle seyahat etmek tam bir eziyet. Binerken ve inerken yaşanan itiş-kakış, içerideki balık istifini andıran manzara bir yana önceki gün Bahçelievler’de yaşandığı iddia edilen olay, duraklardaki güvenlikle ilgili soru işaretlerini gündeme taşıdı. Zira metrobüse binip işe gitmek isteyen bir kadın yolcunun önce tacize uğrayıp ardından gasp edildiği öne sürüldü. Peki metrobüste ve duraklarda durum ne? İşte metrobüs yolculuğunun geldiği noktayı deneyimlemek için Avcılar’daki ana duraktan Söğütlüçeşme’deki son durağa kadar seyahat ettik.

OTURMAK İÇİN 8 METROBÜS BEKLEMEK

Metrobüs her ne kadar Beylikdüzü TÜYAP Fuar Alanı’na kadar uzanıyor olsa da Avcılar’daki ana durak başlangıç noktası olarak en yoğun olan yer. Oradan metrobüse binebilmek için öncelikle büyük bir insan kalabalığının arkasında sıraya girmem gerekti. Başlangıçta gözüm bayağı korktu ancak eğer ayakta gitmeyi göze alsaydım gelen 3. metrobüse binebilirdim. Ancak oturabileceğim bir metrobüse kendimi ne kadar zamanda atabileceğimi hesaplamak istedim ve bekledim. Gelen 8. metrobüse binebildim. Bu zaman zarfında da 17 dakika beklemiş oldum. Tam rahatladım, “Oturarak gideceğim” derken birden insanlar içeri sel gibi akmaya başladı.

Oturduğum için şanslıydım fakat içerisi çok havasızdı ve terle karışık nefes kokusunun etkisi altındaydı. Kısıtlı alan yüzünden insanlar inip binerken sürekli birbirlerini ezdi. Birbirlerini hiç tanımayan erkek ve kadınların, çoğu aile bireyleriyle bile yaşamadığı yakın teması metrobüs ahalisiyle yaşamak zorunda kalması da irite ediciydi. Ancak şunu söylemeliyim ki Özgecan Aslan cinayetinden sonra toplu taşımadaki erkeklerin (en azından sağduyulu olanların) karşı cinslerine karşı daha özenli davrandıkları açıkça belli oluyordu. Çünkü “Geç kardeşim”, “Sen otur bacım” gibi cümlelerin çok sık tekrarlandığına şahit oldum.

İNDİ AMA BİNEMEDİ

Metrobüsün en sorunlu durakları arada olan ama insan sirkülasyonu açısından “ana durak” kıvamında olanlar. Şirinevler, Cevizlibağ ve Zincirlikuyu’da metrobüsten inmek de metrobüse binmek de ölüm. Bu tarz aktarma duraklarına bazen dolu, bazen de boş metrobüsler geliyor. Hangisine binebileceğiniz ise tamamen piyango. Her 2 dakikada bir yeni bir metrobüsün geldiği gözle görünen bir gerçek. Ancak yine de araç sayısı yetersiz. Şoförler arkada uçsuz bucaksız bir vadi varmışçasına “Lütfen arkalara doğru ilerleyelim” anonsunu sık sık tekrarlasalar da şu bir gerçek ki; arkada yer yok ve insanlar sıkışıklıktan dolayı istedikleri durakta inmekte bile zorlanıyor. Dün Zeytinburnu durağında sıkışıklıktan dolayı inemeyen bir kıza yol vermek için önce kendisi inen orta yaşlı bir erkek metrobüse geri binemedi. Birkaç durak sonra Zincirlikuyu’da ise metrobüste koltuk kapmaca yaşayan insanlar çantasıyla kocasına yer tutan kadını linç etmeye kalkıştı. Metrobüste oturabilmek büyük bir nimet olduğu için bu olaydaki suçlu daha metrobüse binmemiş kocasına yer tutan kadın mı, ona bağırıp çağıran diğerleri mi yoksa bize bu eziyeti çektirenler mi, karar veremedim.

METROBÜSTE KARŞILAŞILAN PROFİLLER:

-Metrobüse ilk binenlerden olup koltuk kapabilmek için birbirleriyle yarışanlar.

-Engelliler için ayrılan özel koltuklara 2 kişi oturmak için çabalayanlar.

-Kapı önünde durup inenlere ve binenlere yol vermeyenler.

-Küçük çocuklarını yanlarındaki koltuğa oturtup diğer insanların hakkını gasp eden ebeveynler.

-Aşırı yüksek sesle müzik dinleyenler.

Reklamlar