Türkiye ve İran’ın Orta Doğu’da en çok ziyaret edilen ilk 10 ülke içerisinde olması sürpriz değil. Neden? En büyük sebep iki ülkenin muhteşem manzaraları. Herkes Türkiye’de Kapadokya ve Pamukkale’yi ya da İran’daki Lout Çölü ve Keşm Adası’nı duydu. Gerçekten de, doğa ana bu iki ülkeye güzel manzaralar ve görülecek yerler verdi. Dünyanın dört bir yanından çok sayıda yolcunun Türkiye ve etmesinin ana nedeni budur.
Ancak şimdi size Transasya Expresi ile görülebilecek diğer eşsiz doğa örneklerinden bahsetmek istiyoruz. İki tren yolculuğu ve bir feribot yolculuğu kombinasyonu olan bu uzun yolculuk, tüm yolcuları Orta Doğu ve Batı Asya’nın nefes kesen atmosferine bir adım daha yaklaştırıyor. Yolculuk iki başkenti, Ankara ve Tahran’ı birbirine bağlıyor.
Her şeyden önce, Transasya yolculuğu, el değmemiş doğayı ve hem Türkiye hem de İran’ın küçük köylerini ve kasabalarını keşfetmenin mükemmel bir yoludur. Ayrıca, büyüleyici bir kırmızı renge sahip olan ve Türkiye topraklarında en uzun olan Kızılırmak nehrini geçeceksiniz. Keban Barajı üzerine inşa edilmiş 2 km uzunluğundaki Fırat köprüsü görme fırsatınız olacak.
Keban Barajıi, Türkiye’nin dördüncü büyük baraj gölüdür ve manzara gerçekten inanılmazdır. Transasya treni ile seyahat eden gezginler, Van ile Tatvan arasını feribot yolculuğu ile katediyor. Feribot yolculuğu yaklaşık 4 saat sürüyor ve en büyük Türk gölü olan Van Gölü’nü bir boydan bir boya geçiyor. Bu göl sadece büyüklüğü ile değil, üzerinde bulunan küçük adalarla da ünlüdür. Bu adalardan biri, 11. yüzyılda bir Ermeni kilisesinin inşa edildiği ve hala turistlere açık olan Akdamar’dır. Doğanın sizin için görülebilecek bir diğer güzelliği de Urmia gölüdür. Bu, İran’ın batısında, Tebriz yakınlarındaki Transasya treninin de durduğu eşsiz bir tuz gölüdür.
Transasia Express’te, duymuş olabileceğiniz tamamen farklı Türkiye ve İran’ı kendiniz keşvedeceksiniz. (https://transasiatrain.com)