Türk Demiryolları Zirvesinde Ülkeler Özel Oturumu Düzenlendi

Türk Demiryolları Zirvesinde Ülkeler Özel Oturumu Düzenlendi
Türk Demiryolları Zirvesinde Ülkeler Özel Oturumu Düzenlendi

Sirkeci Garında düzenlenen Türk Demiryolları Zirvesinin 1. gününde moderatörlüğünü gazeteci Hakan Çelik’in yaptığı Ülkeler Özel Oturumuna TCDD Genel Müdürü Ali İhsan Uygun, Alman Demiryolları Başkanı Dr. Christoph Lerche, İtalyan Demiryollarından Giovanni Rocca, Bulgaristan Demiryollarından Neli Nikolaeva, İspanya Altyapı yöneticisi Alvaro Andres Alguacil panelist olarak katıldı.


TCDD Genel Müdürü Ali İhsan Uygun telekonferans şeklinde yapılan oturumda yaptığı konuşmada şunları dile getridi;

Demiryolları diğer ulaşım modları ile kıyaslandığında pek çok avantajı bünyesinde barındırır ve bu sayede gelecekte çok daha yoğun tercih edilecek bir ulaşım enstrümanıdır. Demiryolları çevrecidir, ekonomiktir, bu iki avantajın doğal sonucu olarak da sürdürülebilirdir.

-Tek seferde ve uygun maliyette daha fazla yük ve yolcu taşımacılığına imkân sağlar,

-Lojistik ve lojistiğe bağlı sanayi üretiminin hızını, kabiliyetini ve kapasitesini arttıran ulaşım modu olarak bütün dünyada 21. Yüzyıla damgasını vurmaktadır.

Bu kapsamda ulaşım ve lojistik sektöründe içinde bulunduğumuz çağ yalnızca ülkemizde değil, bütün dünyada “Yeni Demiryolu Çağı” olarak adlandırılmaktadır.

Ancak, demiryolları maliyetleri yüksek olan bir sektördür. Ülkemizin bütünsel kalkınma hedefleri doğrultusunda sürdürülebilirliğini sağlayabilmek için demiryollarına önemli yatırımlar yapılması gerekir. Bu gereklilikten dolayı, hükümetlerimizce son 18 yılda devlet politikası haline dönüştürülmüş olan demiryollarımıza 167,5 Milyar TL yatırım yapılmıştır.

Dünyada ve ülkemizde demiryolu sektöründe yatırım ve işletme maliyetlerinde kamu yükünü artırması, diğer ulaşım modlarının çok hızlı gelişmesi, lojistik sektöründeki ihtiyaçlar, yolcu beklentilerinin değişmesi daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir demiryolu sektörü için yeniden yapılanma ihtiyacı doğurmuştur. Bu yapılanmayı sağlayabilmek için dünyada birçok örnek reform uygulamaları yapılmıştır ve yapılmaya devam etmektedir.

Bu reform süreçleri ile;

  • Devletin yükümlülüklerini ve harcamalarını azaltmak
  • Devlet ile demiryolu yönetimi ilişkisini tanımlamak
  • Hem operasyonel hem de finansal verimliliğin sürdürülebilmesi için zarar etmeyen bir yapıya dönüşmek
  • Rekabet ortamı oluşturmak ve serbestleşmeyi sağlamak
  • Altyapıya adil ve şeffaf erişimi sağlamak
  • Ulaşımda demiryolu sektörünün payını arttırmak
  • İhtiyaçlara uygun hizmetleri zamanında ve çevik bir anlayışla sunmak amaçlanmıştır.

Dünyada yapılan reformlara örnek olarak;

Mesela Almanya’da;

  • 1960’larda reform çalışmalarına başlanılmasına rağmen ilk büyük adım,1994’te Batı Berlin, Doğu ve Batı Alman Demiryollarından oluşan ve %100 devlete ait bir anonim kamu şirketi olan DB AG’nin kurulması olmuştur.
  • 1999’da da ikinci değişim yaşanmış ve DB AG altında yer alan 4 ayrı departman 5 ayrı şirkete dönüştürülerek, holding yapısına geçilmiştir.
  • Sonrasında, Avrupa Birliği direktifleri paralelinde gelişimine devam etmektedir.

Rusya’da ise:

  • 2001 yılı öncesinde, Rusya’da da devlet tekelinde olan bir yapı varken, çeşitli reform girişimleri ile holding yapısının zemini hazırlanmış.
  • 1995-2001 arası reforma ilişkin yasal altyapı hazırlıkları başlamış
  • 2001-2003 arası reformun yasal çerçevesi oluşturulmuş ve holding şirketi kurulmuştur.
  • 2003’ten bu yana, holdinge ait şirketlerin oluşturulması ve rekabetin geliştirilmesi gibi konularda reformların devam ettiğini gözlemliyoruz.

Bu kapsamda dünyada yaşanan son reformlar Fransa, İngiltere, İspanya, Ukrayna ve Hindistan’da yaşanmıştır.

Fransa 2019 itibari ile altyapı ve taşımacılık şirketlerini SNCF grup holding olarak yapılandırmış,

Ukrayna Alman demiryolları ile Ukrayna demiryollarının grup şirket modeline geçişi için hükümetler seviyesinde 10 yıllık ortak işletme anlaşması imzalamış,

İngiltere Pandemi sonrası Franchising modelini revize etmek için çalışmalara başlamış ve altyapı ile özel taşımacılık şirketlerini Demiryolu Koordinasyon Grubu adı altında yeni bir çatı altında yönetmek için ilk adımı atmış,

İspanya da artan Avrupa içi yolcu ve yük taşımacılığı rekabetinde ulusal demiryolunu korumak için altyapı ve taşımacılık şirketlerini tekrar tek bir şirket altında toplamaya yönelik planlamalar başlamıştır. Aynı şekilde dünyanın en eski demiryollarından biri olan Hindistan Demiryolları da şirketleşme adına radikal kararlar almıştır.

Ülkemizin kalkınmasında ve bağımsızlığında belirleyici rol oynayan demiryollarının yeniden canlandırılması ve taşımacılıktaki rolünün güçlendirilmesi için; serbest, rekabetçi, ekonomik ve sosyal açılardan sürdürülebilir ve Avrupa Birliği mevzuatı ile de uyumlu bir demiryolu sektörünün oluşturulmasına ihtiyaç vardır.

Demiryolu sektörüne son yıllarda yapılan büyük yatırımların artarak sürdürülmesinin yanında sektörün düzenlenmesi ve TCDD’nin yeniden yapılandırılması ihtiyacı doğmuştur.

Ülkemizin geçmişten bu yana altyapı gelişimine baktığımızda;

  • Cumhuriyet öncesi demiryolu ağımız 4 bin 136 kilometreydi.
  • Cumhuriyet döneminde, 1923-1950 yılları arasında yılda ortalama 134 kilometre ile toplam 3 bin 764 kilometre demiryolu yapıldı.
  • 1951-2002 döneminde ise yılda ortalama 18 kilometre ile toplam 945 kilometre demiryolu yapıldı.
  • 2003 yılından itibaren demiryolu sektörüne verilen öncelik sayesinde yılda ortalama 153 kilometre ile toplam 2 bin 761 kilometre yeni demiryolu yapıldı.
  • 2003 yılında 10 bin 959 kilometre olan demiryolu uzunluğumuz, 1213 kilometresi Yüksek Hızlı Tren hattı olmak üzere, 2019 yılı itibari ile 12 bin 803 kilometreye çıktı. Çift hatların oranı yüzde 5’ten yüzde 13’e yükseldi.

Altyapı yatırımlarına ek olarak,  yük ve yolcu taşımacılığında demiryolu payının arttırılması için sektördeki aktörlerin etkinleşmesini sağlayan reformların gerçekleştirilmesi ülkemiz için kaçınılmaz olmuştur.

Bu çerçevede ülkemizin reform sürecine baktığımızda;

1856 yılında başlayan serüven, Demiryolları İdaresinin 1872 yılında kurulması ve 1924 yılından itibaren yabancı şirketlerin elinde olan hatların millileştirilmesi sürece hız kazandı.

Yıllar içerisinde çeşitli isimler altında kuruluş süreci devam ederken 1953 yılına gelindiğinde “Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi (TCDD)” adıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı bir iktisadi devlet teşekkülü oldu.

2011 yılında demiryollarında serbestleşmenin ilk adımı olan düzenleme ve denetleme kuruluşlarının oluşturulması ve TCDD’den bu görevlerin alınarak sadece uygulayıcı statüsüne geçmesi sağlandı.

2013’teki düzenleme ile demiryolu ulaşımında TCDD tekeli kaldırılarak. AB mevzuatı ile uyumlu olarak demiryolu ulaşım faaliyetleri için yasal zemin oluşturuldu.

2017’de, serbestleşmenin bir getirisi olarak TCDD’nin dördüncü bağlı ortaklığı olarak TCDD Taşımacılık A.Ş kuruldu ve özel şirketler de yük taşımacılığı yapmaya başladı.

2020 yılında, TCDD’ye bağlı olan 3 adet demiryolu araçları üretim kuruluşları tek çatı altında birleştirilip doğrudan TÜRASAŞ ismiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlandı.

TCDD Taşımacılık AŞ tarafından yapılan yolcu taşımacılığı, 2021 yılı itibariyle özel şirketlerin de katılımına açılarak yolcu taşımacılığında da serbestleşme tamamlanmış olacaktır.

Demiryollarının böylesine kapsamlı ve nitelikli bir şekilde ele alındığı Türk Demiryolu Zirvesinin önemli gelişmelerin işaret fişeği olacağı kanaatindeyim.” dedi.


sohbet

Feza.Net

İlk yorum yapan olun

Yorumlar

İlgili Yazılar ve Reklamlar