Eti ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) iş birliği kapsamında ‘Sen Gençsin, Güç Sensin’ projesi ile bilim, kültür-sanat, sosyal sorumluluk ve spor alanlarında bu yıl desteklenecek 16 genç belirlendi. Projenin kazanan gençlerine mentorluk ve hibe desteği sağlanacak.
Eti ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) iş birliğiyle düzenlenen “Sen Gençsin Güç Sensin” projesi kapsamında, plastik sanatların gücünü kullanmayı, yaygınlaştırmayı amaçlayan “Taşrada Sanat Var” başlığı ile taçlandırdığı proje ile, 1742 genç arasından seçilen 16, kültür sanat alanında seçilen 4 gençten biri olan ve rol model bir sanatçı olarak gösterilen Merve Namidar ile bir roportaj gerçekleştirdik . Namidar öncelikle, seçilen gençlerin hibe ve mentörlük ile destekleneceği süreçte Barış Karayazgan öncülüğünde yürüyecek olmanın oldukça heyecan verici olduğunu belirtti.
Haydi seni biraz daha tanıyalım! Bize kendini anlatır mısın?

Merhabalar ben Merve Namidar. 2000 yılında İstanbul’da doğdum. 2018 yılında Hacettepe Üniversitesi Seramik ve Cam bölümünü kazandım 2022 yılının Haziran ayında ise bölümümden en yüksek ortalamaya sahip olarak dereceyle mezun oldum. Aynı ay Hacettepe Üniversitesi seramik tezli yüksek lisans programına başvurdum ve sınavlarda başarı göstererek tezli yüksek lisans programına kabul aldım. Lisans hayatım boyunca devlet ve dernek bursları ile eğitimimi devam ettirdim. Her zaman kendimi bu ülkeye borçlu hissettim. Sanat alanına olan ilgim, küçük yaşlarda gözlemlerim sonucunda sanatı; “olmayan bir şeyi yaratma” olarak tanımladım.Bu hayalin peşinden gittim ve ütopik bir dünya kurdum. Yaratma eylemini somut olarak var edemediğimi anladığımda hayal kırıklığına uğradım. Farklı dallar aradım fakat sanat alanından vazgeçemedim. Bu nedenle lise ve lisans yıllarımda ailemle ve çevremle büyük savaşlar verdim. Bu savaşın içinde olan çocukların yanında yer almak için projemi her kitleye ulaştırmak istiyorum.
Gerçekleştirmek istediğin hayalin/hedefin nedir? Bize hayalin/hedefinden bahseder misin?

“Taşrada Sanat Var!” başlığı ile taçlandırdığım bu proje plastik sanatlara erişimi kısıtlı olan veya hiç olmayan, bu başlığı daha önce hiç duymamış olan anaokulu ve ilköğretim dönemindeki çocukları kapsamaktadır. Proje ile çocukların hayatında bir ışık olmak istiyorum. Taşrada yaşayan ve sadece hayallerindeki meslek doktorluk, öğretmenlik olan, hayatlarını aileler ve çevresel etmenler nedeni ile sadece para kazanmak üzerine kurgulayan sonsuz yaratıcılıklarını kullanmalarına izin verilmeyen ya da bu yaratıcılığı nasıl dışarı çıkaracaklarını bilmeyen çocuklara yön göstermek yeni kapılar açmak istiyorum. Bu proje ile taşrada öğrenim gören çocuklara basit sanat tarihi, sanat eserleri vs. anlatımı ile çocuklara sanat alanını tanıtmak, daha sonra sanat nedir üzerine yapılacak kısa bir tartışma ile farklı disiplinlerde(plastik sanatlar içerisinde olmak şartıyla) her biri için sanatın onlar için ne ifade ettiğini seçtikleri yardımcı materyaller ile ifade etmelerini bu sayede sonsuz yaratıcılıklarını açığa çıkarmalarını amaçlıyorum. Çalıştay sonunda yapılacak olan sergi ile ilk sergilerini açma fırsatı tanımak ve bu alanın tadını dokusunu almalarını sağlamak istiyorum. Nice yetenekli insanların keşfedileceğinden şüphem yok. Bu sayede hayatlarında hangi alanda ilerlerse ilerlesinler sanatın daima var olacağını, kırk yaşına gelseler bile farklı bakış açılarını kaybetmeyeceklerinden koruyacaklarından eminim. Onlara bu fırsatı sunmak ve sanata dokundurmak istiyorum.
Sence hayalini/hikayeni özel ve farklı kılan şey nedir? Kısaca özetler misin?

İnsanların hayatlarına dokunabilmek benim için en özel durumdur. Proje gerçekleşirse yer alan kişilerin hayatlarını şekillendirme amacı ile yürüdükleri yolda bir basamak olmak büyük bir onurdur. Proje ile ülkeme olan vefa borcunu ödemek, sosyal eşitsizlikleri ortadan kaldırmak kişilere fırsat tanımak hayalimi diğer hayallerden ayırandır. Sanatın hak ettiği değeri görmesi için çocuk yaşlarda alınacak eğitim ile bu farkındalığın yaratılabileceğine inanıyorum.