Üretici, iş insanı ve 28. Dönem CHP Edirne Milletvekili Aday Adayı Namık Kemal Oğuz, tarım sektöründeki zorluklara dikkat çekerek “Mazot, tohum ve diğer girdi maliyetlerindeki yüksek artışlar nedeniyle zarar eden üreticiler, birçok ilimizde traktörleriyle yollara dökülürken, Trakyalı üreticilerimiz neden bu kadar sessiz kalıyor?” dedi. Küresel ısınmanın bu yıl özellikle Trakya bölgesinde etkilerini yoğun şekilde hissettirdiğini belirten Oğuz, “Ayçiçeği tarlalarda büyümeden kurumaya başladı. Mevsiminde yağmayan yağmurlar ayçiçeğinin içini doldurmadı. Geçtiğimiz yıl Trakya’da hasat edilen ayçiçeği ortalama 150-200 kg iken, bu yıl bu rakam 60-100 kg’a düşmüştür. Çiftçilerimiz 3 yıldan bu yana mazot parasına çalışan amele olduklarını ifade ederek, ‘Bandırma’da olduğu gibi bizler de sesimizi duyurmak için yollara mı dökülmeliyiz?’ sorusunu gündeme getiriyor. Ayçiçeğine henüz bir taban fiyat verilmedi. Eğer piyasa şartlarında 15-16 TL fiyat belirlenirse ve destekleme artırılmazsa, gelecek yıl ayçiçeği ekiminde ciddi bir azalma olacaktır” şeklinde konuştu.
ÜRETİCİ OLMAK, ÇİFTÇİ OLMAK SUÇ MU?
Aynı zamanda CHP’nin 28. Dönem Milletvekili Aday Adayı olan Namık Kemal Oğuz, hükümetin Atatürk’ün, “Köylü milletin efendisidir” sözünü gerçekleştiremediğine dikkat çekti. Oğuz, çiftçilerin isyanının tüm Türkiye’de büyüdüğünü vurgulayarak şunları söyledi: “Mazot, tohum ve diğer girdi maliyetlerindeki artışlar nedeniyle zarar eden üreticiler, birçok ilimizde traktörleriyle yollara dökülürken, Trakyalı üreticilerimiz neden bu kadar sessiz kalıyor? Bu durumdan memnun olan çiftçiler var mı? Bu kötü gidişat devam ederse üretim kesinlikle sona erer. Buğdayda istediğimiz fiyat verilmedi, biz sessiz kaldık! Ayçiçeğinde de fiyat hala açıklanmadı. Piyasa maliyetine alım yapılıyor ve biz hâlâ sessizliğimizi koruyoruz. Şimdi sırada çeltik ürünü var. Eğer çeltikten de umulan bulunamazsa bu kışı zor geçirebiliriz ve gelecek yıl üretim yapmakta zorluk çekeriz.”
KÖTÜ BİR YIL YAŞIYORUZ
İş insanı ve aynı zamanda bir üretici olan Namık Kemal Oğuz, tarımsal ürünlerde çok kötü bir yıl geçirdiklerini belirterek, “Çiftçi, ektiği hiçbir üründen para kazanamıyor. Domates, biber, patlıcan, kavun, buğday, arpa… Aklınıza hangi ürün geliyorsa, hiçbiri para etmiyor. Çiftçinin ürününü alan yok, alanlar da çok düşük fiyatlar teklif ediyor. Bu yıl hangi ürüne baksanız, çiftçi ürününe alıcı bulamıyor. Alıcı bulsa bile fiyat düşük olduğu için zarar ediyor. Geçmiş yıllarda bir üründen zarar etse, diğerinden kazandığıyla bir anlamda dengeleyebiliyordu. Ancak bu yıl ektiği her üründen zarar ediyor. Verilen fiyatlar çoğu yerde toplama maliyetinin bile altında. Bu nedenle ürünler tarlada bırakılıyor. Ürünler toplanmadan, çiftçinin deyimiyle bozuluyor ve sürülüyor.” açıklamasında bulundu.
ÇALIŞIRKEN KAYBEDEN TEK MİLLET BİZİZ
Köyleri sürekli gezdiğini ifade eden Namık Kemal Oğuz, ziyaret ettiği köylerde ne kuzuların ne de büyükbaş hayvanların sesini duymadığını üzülerek belirtti. “Köyler eskiden böylemiydi?” diyen Oğuz, “Ulaşabildiğim tüm ayçiçeği tarlalarına gittim. Baraj üzerindeki bayır tarlaları bile barajın nem ve rutubetinden faydalanamamış. Ayçiçeği kafaları ufacık kalmış. Trakya çiftçisinin dediği gibi gazoz kapağı gibi kalmışlar. Bakıyorum bu tarladan ne çıkar diye? İnancım içimi kan ağlatıyor. Çünkü maliyetlerimiz ortada. Ayçiçeği ürünü çok riskli. Küresel ısınma nedeniyle bazı çiftçi arkadaşlarımız ayçiçeği ürününü aynı tarlaya 2-3 kez ekiyor. Tohum, gübre, mazot, ilaç ve biçerdöver fiyatları oldukça pahalı. Geçen yıl bölgemizde ayçiçeği ortalaması 200-250 kg. civarındaydı. Ancak bu yıl biçilen tarlalara bakıyorum, 60-100 kg. ortalamanın olacağını hiç zannetmiyorum. Yolda gelirken biçerdöverci bir arkadaşım, tarla sahibinden biçim parası istemeye utandığını söyledi. Yani tarladan hiçbir şey çıkmamış. Ayçiçeği taban fiyatının 25 TL altında açıklanması, üreticiye büyük bir darbe vuracak. Hükümetin acilen ciddi bir taban fiyat açıklamasını ve destek vermesini, buna kuraklık desteği de dahil, bekliyoruz. Şu an ayçiçeği piyasada 16-17 TL arasında satılıyor. Paraya acil ihtiyacı olanlar satıyor, başka ne yapabilirler?” şeklinde konuştu.
“80 KG AYÇİÇEĞİ MASRAFA YETİYOR”

Oğuz, açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Yapılan hesaplamalara göre, tarlanın icar parası hariç biçilen ayçiçeğinin 80 kilosu sadece masrafa gidiyor. 80 kilonun üzeri çiftçiye emek ve kar parası kalmıyor. Dekardan 100 kg. bile ayçiçeği toplasak, bu fiyatlarla tamamı zarar olacak. Önümüzdeki yıl tarlayı borçla mı ekeceğiz? Eğer benim gönlümden geçen 25 TL taban fiyat açıklanmazsa, birçok çiftçi kardeşimin malları korkarım hacize gidecek. Türkiye’nin dört bir yanında çiftçi kardeşlerimiz seslerini yükseltirken, benim ziraatla uğraşan Trakyalı arkadaşlarım neden hala bu kadar sessiz kalıyor? Eğer bu çiftçinin çığlığını hükümetimiz hala duymazsa, önümüzdeki yıl hangi üretici, hangi çiftçi tarlaya ürün ekecek? Nasıl ekecek? Soruyorum size. Birlik olalım, sesimizi gür çıkaralım.”