Allianz Trade’in düzenli olarak hazırladığı sektör raporlarından biri olan Metal Sektörü raporunda, dünya genelinde metal sektörünün güçlü yönleri vurgulanıyor. Raporda, metal fiyatlarının tarihi ortalamaların üzerinde kalmasının yanı sıra, 2024 yılı itibarıyla üretim ve ihracatta beklenen artışlar, sektörü destekleyen kamu politikaları ve firmaların güçlü likidite pozisyonları gibi faktörler dikkat çekiyor. Ayrıca, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) belirttiği politika senaryolarına göre metal talebinin iki katına çıkabileceği öngörülüyor. Hükümetlerin tüm ilan edilen hedeflerine ulaşacağını varsayan “İlan Edilen Taahhütler Senaryosu (APS)” ile bu talebin üç katına kadar çıkabileceği belirtiliyor.
Rapora göre, bakırın talebinin iki kat, lityumun ise yedi kat artması bekleniyor. Bu durum, sektörde daha yüksek fiyatların görülmesine neden olabilir. Ancak, metal sektörünün sürdürülebilirlik baskısı altında olduğu da vurgulanıyor.
Metal Sektörü Sürdürülebilirlik Baskısı Altında

Raporda, metal üreticileri üzerinde su kullanımı, kirlilik ve biyolojik çeşitlilik etkileri ile ilgili çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) düzenlemelerine yönelik baskıların arttığına dikkat çekiliyor. Bu bağlamda, sektör firmalarının bu baskılara uyum sağlamak amacıyla büyük sermaye harcamaları yapmaları gerektiği ifade ediliyor. Türk metal üreticilerinin bu trende ayak uydurması, tedarik zinciri risklerini azaltmak ve mevcut sorunları gidermek için yenilikçi ve sofistike yaklaşımlar geliştirmesi gerektiği öne sürülüyor.
Allianz Trade Kredi İstihbarat Genel Müdür Yardımcısı ve İcra Kurulu Üyesi Altuğ Karagöz, 2023 yılının Ocak-Nisan döneminde Türkiye’nin ihracat verilerinin %1,1 artış gösterdiğini, ancak Demir ve Demir Dışı Metaller sektöründeki ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre %8 düştüğünü belirtti.
Karagöz, “Türkiye’nin demir ve demir dışı metaller sektöründeki ihracatında en büyük payı olan Almanya’da, 2023 yılının 3. çeyreğinde %0,3 küçülme yaşanırken, yılın son çeyreğinde de %0,2 küçülme gerçekleşti. Böylece yıllık bazda %0,3’lük bir küçülme söz konusu. Önümüzdeki süreçte ekonomik gerilemeler veya finansal krizler, metal ürünlerine olan talebi azaltabilir. Ayrıca, hükümet düzenlemeleri ve jeopolitik gerilimler gibi siyasi ve ekonomik gelişmeler, metal sektöründeki ticari faaliyetleri doğrudan etkileyebilir,” dedi.