Diyarbakır Bağlar’da Narin Güran Cinayeti Üzerine Soruşturma Devam Ediyor
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe köyünde 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayeti, Türkiye genelinde büyük yankı uyandırdı ve Meclis gündemine kadar taşındı. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Narin’in yaşamını yitirdiği Tavşantepe köyündeki son 29 yılda meydana gelen doğal olmayan ölümlerin araştırılması için Meclis’te bir araştırma açılmasını talep etti.
Cupolo’nun gerekçesi şu şekilde ifade edildi:
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos günü kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran’ın cansız bedeni, kaybolduktan 19 gün sonra, 9 Eylül sabah saatlerinde, çuvala konulmuş ve üzeri taşlarla kapatılmış şekilde Eğertutmaz deresi yatağında üçüncü kez yapılan aramada bulunmuştur.
İtirafçı Nevzat Bahtiyar’ın ifadesi ve doğrulanan kamera kayıtlarına göre; 21 Ağustos günü öğlen saat 15.15’te eve gittikten kısa süre sonra kaybolduğu bildirilen Narin Güran’ın cansız bedeni, Nevzat Bahtiyar tarafından saat 15.40 civarında köy dışına çıkarıldığı halde; Narin’in bir amcası “saat 17.40’ta bize geldi, kuzenlerini sordu” demiştir. Bir başka akrabası ise “18.40 sularında çeşme yakınlarında gördüm” derken, başka bir çocuk “18.47’de okul yakınlarında gördüm” şeklinde ifadelerde bulunmuştur. Özetle, Narin’in katledilmesine ilişkin açılan soruşturmada açığa çıkan detaylar ve gözaltı sayısı; 21 Ağustos’tan beri aile ve yakınların verdiği gerçeği gizleyen ifadelerle, cinayetin etrafındaki sır perdesinin kollektif yönünü gözler önüne sermiştir.
“Akılalmaz İddialar Açıka Çıktı”
Geniş bir toplumsal sahiplenme ve infiale neden olan Narin Güran’ın arama çalışmaları esnasında, Diyarbakır 5. Sulh Ceza Hakimliği yayın yasağı getirmiş; toplumun her kesiminin Narin’i sormaya devam etmesi üzerine RTÜK Başkanı, konu hakkında araştırma ve haber yapmaya devam eden yayın organlarını tehdit etmiştir. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ise “Bizlerin bazen bilmediği, bazen de bilip söylemememiz gereken şeyler var. Çünkü aile de bizim dostlarımız” şeklindeki açıklamasıyla dikkat çekmiştir. Narin’in bulunarak gerçeklerin açığa çıkması konusunda basın emekçilerinin ısrarları, Tavşantepe Köyünde doğal olmayan çocuk ölümleri hakkında akılalmaz iddiaları da açığa çıkarmıştır.
‘Şüpheli Ölümler Türkiye’de İlk Değildir’
Narin’in engelli ablasının da 7 yaşında merdivenden düşerek hayatını kaybettiği, bu ölüme dair otopsi işleminin yapılmadığı ve dosyanın üzerinin örtüldüğü iddiaları üzerine Diyarbakır Savcılığı, abla Tülin Güran’ın ölümüne ilişkin soruşturma başlatmıştır. Ayrıca, Narin’in 17 yaşındaki kuzeninin Kurban Bayramı’nda intihar ettiği; diğer kuzeninin de intihar girişiminde bulunarak yatalak kaldığı iddiaları kamuoyuna yansımıştır.
Narin Güran ve Tavşantepe Mahallesindeki yaşanan şüpheli çocuk ve genç kadın kayıpları/ölümleri, ne yazık ki Türkiye’de bir ilki temsil etmemektedir. Leyla Aydemir, Gülistan Doku, Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz, Cemile Çağırga ve benzeri birçok isim; devletin koruyucu ve önleyici önlemler almak yerine, zırhlı araçlarıyla ezdiği, kolluk şiddetiyle katlettiği ve katillerine berat verdiği sadece birkaç örnektir.
‘Son 2.5 Yılda En Az 64 Çocuk Hayatını Kaybetti’
2016 yılından bu yana; BM Çocuk Hakları Komitesi, 2023 Türkiye Nihai Gözlem Raporunda “TÜİK tarafından yönetilen veri toplama sisteminin süratle iyileştirilmesi ve çocuk hakları konusunda toplanan verilerin Sözleşme ve İhtiyari Protokollerin tüm alanlarını kapsamasının ve özellikle savunmasız durumdaki çocukların durumunun analizini kolaylaştırmak için yaş, cinsiyet, engellilik, coğrafi konum, etnik ve ulusal köken, dini aidiyet ve sosyoekonomik geçmişe göre ayrıştırılmasının sağlanması” uyarısında bulunmuştur. Ancak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kayıp çocuklara ilişkin veri paylaşmamaktadır. TÜİK’in açıklanmış son verisine göre, 2008-2016 arasında toplam 104.531 çocuk kaybolmuştur. Aradan geçen sekiz yıl içinde kaç çocuğun kaybolduğunun yahut kayıp olan bu 104.531 çocuğun kaçının bulunduğu ise belirsizliğini korumaktadır. Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği Merkezi’ne göre, son iki buçuk yılda en az 64 çocuk, Narin gibi yaşamını yitirmiş; çocuk cinayetleri ve ev içi şiddet temelli cinayetlere şüpheli ölümler de eklendiğinde bu rakam iki buçuk yılda en az 133 çocuğa ulaşmaktadır.
Sonuç olarak, toplumsal özne olan çocukların, genel olarak Türkiye’de ve özelde Tavşantepe Mahallesi’nde ciddi bir güvenlik kriziyle baş başa olduğu görülmektedir. Bu sebeple, Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesinde son 29 yılda doğal olmayan ölümler sonucu yaşamını yitiren kişilerin ölümlerinin araştırılarak, çocuk güvenliğinin tesis edilmesi amacıyla derhal bir Meclis Araştırması açılması talep edilmektedir.