BURSA (İGFA) –
Toplantıda, AK Parti iktidarının eğitim politikalarının doğurduğu ciddi sorunlar detaylı bir şekilde ele alındı. Özellikle İmam-Hatip okullarının sayısındaki kayda değer artış, eğitim sisteminde dinin etkisinin belirginleştiğini gösteriyor. 2002 yılında sadece 450 olan imam-hatip lisesi sayısı, 2023 yılı itibarıyla 1.714’e çıkmış ve bu okullardaki öğrenci sayısı 71 binden 476 bin 739’a ulaşmıştır. Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında yapılan protokollerle din görevlilerinin okullarda manevi danışman olarak görevlendirildiği, buna ek olarak yaşlarına uygun olmayan etkinliklerin düzenlendiği belirtilmiştir. Bu durum, laik eğitim ilkesinden sapmayı ve dini eğitim uygulamalarının artışını beraberinde getirmiştir.
Bursa CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, 2024-2025 eğitim-öğretim yılı başladığında AK Parti iktidarının eğitim sisteminin, öğrencilerin, velilerin, öğretmenlerin, idarecilerin ve eğitim çalışanlarının heyecanlarını, isteklerini ve ihtiyaçlarını karşılamaya hazır olmadığını ifade etti. “22 yıllık AK Parti iktidarında eğitim sistemi bilerek ve isteyerek siyasallaştırılmış, iktidarın ideolojik hedefleri doğrultusunda bir araç haline getirilmiştir. Bu süreçte, mevcut sorunlar çözülmek bir yana, yenileri eklenmiştir. 22 yılda 9 Milli Eğitim Bakanı değişmiş, bakanların ortalama ömrü iki buçuk yıl olmuştur. Her gelen bakan, bir önceki sistemi eleştirerek yerle bir etmiş ve kendi önerdiği fikirleri aceleyle uygulamaya koymuştur. Bu 9 bakan toplamda irili ufaklı 18 sistem değişikliği yapmış, lise ve üniversite sınavları defalarca değiştirilmiştir. Hiçbir değişiklik, etkisini değerlendirecek kadar bile uygulamada kalamamıştır. Çocuklarımızın geleceği, AK Parti’nin ve bakanlarının elinde oyuncak edilmiştir.” dedi.
MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMDEKİ SORUNLAR
Mesleki ve teknik eğitim kurumlarının durumu da toplantının önemli başlıklarından biriydi. “4 gün işe, 1 gün okula” uygulamasının çocukları ucuz ve güvencesiz iş gücü haline getirdiği ifade edildi. 2024 yılının ilk 7 ayında MESEM programı kapsamında 9 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybetmesi, mesleki ve teknik eğitimdeki güvenlik ve iş sağlığı standartlarının yetersizliğini gözler önüne serdi.
KÖY OKULLARI VE TAŞIMALI EĞİTİM
Toplantıda köy okullarının kapanması ve taşımalı eğitim uygulamaları da dikkat çekti. Köy okullarının sayısının 2002 yılında 32.401 iken, 2023 yılında 13.969’a düştüğü ve 18.432 köy okulunun kapatıldığı belirtildi. Taşımalı eğitim nedeniyle öğrencilerin uzun saatler yollarda geçirdiği ve köy okullarını açmak yerine yatılı okullara yönlendirildikleri ifade edildi. Bu durum, eğitimdeki eşitsizlikleri daha da artırdığı vurgulandı. Yeşiltaş, “Köy okullarının kapatılması ve okullar arasındaki nitelik farkının artması nedeniyle milyonlarca öğrencimiz her gün saatlerini yollarda geçirmek zorunda kalmıştır. 2014-15 eğitim öğretim yılında 15.397 okul taşınırken, 2022-2023 eğitim öğretim yılında bu sayı 18.291 olmuştur. Her gün 1,2 milyon öğrencimiz taşımalı eğitim kapsamındaki okullara gitmek zorunda kalmıştır. Son düzenlemeyle birlikte 30 km üzerindeki mesafelerde taşımalı eğitim sonlandırılmış, öğrenciler yatılı okullara yönlendirilmiştir. Köy okullarını açmak yerine, taşınan öğrenci sayısını düşürmek için bu tür bir düzenlemeye gidilmiştir.” diye konuştu.
MEB verilerine göre, 2002 eğitim öğretim yılında köylerde 32.401 okul ve 3.275.579 öğrenci bulunmaktaydı. 22 yılın ardından 2023 yılında köylerdeki okul sayısı 13.969’a, öğrenci sayısı ise 623.902’ye düşmüştür. AK Parti iktidarları boyunca 18.432 köy okulu kapatılmıştır. Deprem bölgesinde yıkılan okulların yerine yenileri hala yapılamamış, birçok okulda birleştirilmiş okul uygulamasına devam edilmektedir. Deprem bölgesinin dışındaki illerde de çeşitli nedenlerle okul binası kullanılamaz hale gelen ve bu nedenle başka okullarla aynı binada, eksik ders saatleriyle eğitim vermeye çalışan çok sayıda okul bulunmaktadır. AK Parti iktidarı, okulların fiziki koşullarını iyileştirmek bir yana, yeterli sayıda okul yapmayı bile başaramamıştır.
AÇIK ÖĞRETİM VE EĞİTİMDEKİ YAPISAL DEĞİŞİKLİKLER
4+4+4 eğitim modelinin, örgün eğitimden açık öğretime geçişleri kolaylaştırdığı ve çocukların okuldan kopmalarına neden olduğu ifade edildi. 2012 yılında genel ortaöğretimde 680 bin olan öğrenci sayısının, 2023 yılında 1 milyon 839 bine yükseldiği, açık ortaokullardaki öğrenci sayısının ise 337 bin 174 olduğu bildirildi.
EĞİTİM KALİTESİNDEKİ DÜŞÜŞ
PISA 2022 sonuçlarına göre Türkiye’nin OECD ortalamasının altında bir performans sergilediği belirtilerek, eğitim kalitesindeki düşüşün eğitim sisteminin mevcut sorunlarını ve eksikliklerini gözler önüne serdiği ifade edildi. Laik ve bilimsel eğitimden uzaklaşan bir sistemin, uluslararası standartlarda eğitim almayı zorlaştırdığı vurgulandı.
“HER ÇOCUĞUN KALİTELİ EĞİTİME ERİŞİMİNİN GARANTİ ALTINA ALINMASI GEREKİYOR”
Toplantının sonunda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitimin önemini vurgulayan Maarif Kongresi’ne atıfta bulunarak, eğitim sistemini daha iyi bir noktaya taşımak için çalışma sözü verildi. Eğitimde laiklik, bilimsellik ve erişilebilirlik ilkelerine bağlı kalınarak köy okullarının yeniden açılması, mesleki ve teknik eğitimde güvenlik standartlarının artırılması ve açık öğretim yerine örgün eğitimin teşvik edilmesi gerektiği ifade edildi. Eğitimde nitelik ve eşitlik sağlanarak, her çocuğun kaliteli eğitime erişiminin garanti altına alınması gerektiği vurgulandı.