Sokakta yaşayan hayvanların toplatılması ve öldürülmesini öngören “katliam yasası”nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçmesine yönelik tepkiler dinmek bilmiyor. Yaşam hakkı savunucuları, İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Eskişehir ve Muğla’nın Datça ilçelerinde, sokak hayvanlarının öldürülmesinin önünü açan bu yasaya karşı bir araya geldi. Eylemlerin Ankara ayağı, Kolej metro girişinde gerçekleştirildi.
“Toplayamazsın, hapsedemezsin, öldüremezsin” mesajlarının yer aldığı pankartların arkasında toplanan yurttaşlar, dövizlerle de hayvan katliamına karşı seslerini yükseltti. Buradan Sakarya Caddesi’ne yapılan yürüyüş sırasında sık sık, “Bu katliam yasasını tanımıyoruz”, “Yasayı sokakta biz yazacağız”, “Direne direne yaşatacağız”, “Hayvanları değil, katilleri topla”, “AYM yasayı iptal et” sloganları atıldı. Yürüyüşe DEM Parti Milletvekili Perihan Koca’nın yanı sıra, DEM Parti, Emek Partisi, Halkevleri, KESK gibi birçok parti, sendika ve kitle örgütleri pankart ve dövizleri ile katıldı.
“Öldürme Hakkını Kendinizde Nasıl Buluyorsunuz?”

Kızılay’da da toplanan yurttaşlar, söz konusu yasaya karşı sloganlarla seslerini yükseltti. Tüm hayvanseverler adına basın açıklamasını yapan Burcu Ergül, “Türkiye’de hayvan katliamları bu yasayla başlamadı. 20 yıldır yürürlükte olan 5199 sayılı yasa, çoğu belediye tarafından uygulanmadı. Yasanın 6. maddesi, yerel yönetimlere kısırlaştırma, aşılama ve yerinde yaşatma sorumluluğu veriyor. Ancak bu yasa 20 yıldır uygulamaya konulmadı. Görevini yerine getirmeyen belediyelere ses çıkartılmadığı gibi, toplanıp öldürülen hayvanlar da görmezden gelindi. Yetmedi, hayvanlara dönük nefret cinayeti işleyen kişiler cezasızlıkla ödüllendirildi.” dedi. Açıklamada, “AKP-MHP bloğu tarafından kim bilir hangi kirli hesaplar gözetilerek, gece yarısı kapalı oturumlarla halka kapatılarak geçirilen bu yasa meşru değildir” ifadeleri kullanıldı. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu yasayı iptal etmesi gerektiği vurgulandı. “Önce İstanbul Sözleşmesi’ni iptal ettiler, şimdi hayvanları öldürmeyi yasalaştırdılar. Sürmekte olan katliamları önce sümenaltı edip, sonra da yasal zemine kavuşturmak, otoriter rejimlerin 100 yılı aşkındır kullandıkları bir yöntemdir. Kimin yaşayıp yaşamayacağına karar verme hakkını kendinizde nasıl buluyorsunuz?” şeklinde bir tepki gösterildi.
“600’den Fazla Hayvan Öldü”

Daha sonra, Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi tarafından yapılan açıklamada ise, “Son 60 günde 600’den fazla hayvan öldü. Kamera kayıtları bulunamıyor, vatandaşlar polisler tarafından ‘bundan bir şey çıkmaz’ denilerek geri gönderiliyor. Bizleri ara sokaklara iterek, açıklamalarımıza saldırarak Anayasal hakkımızı kullanmamızı engellemeye çalışan polisleri görevlerini yapmaya çağırıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.