Hulusi Akar’dan Özgür Özel’e Manevi Tazminat Davası

Hulusi Akar'dan Özgür Özel'e Manevi Tazminat Davası - RayHaber
Hulusi Akar'dan Özgür Özel'e Manevi Tazminat Davası - RayHaber

TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel‘e yönelik olarak “kişilik haklarına saldırıda bulunduğu” gerekçesiyle 100 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Akar’ın avukatı Samet Can Olgaç tarafından Ankara’daki nöbetçi asliye hukuk mahkemesinde açılan davanın dilekçesinde, Akar’ın bir televizyon programında eğitim ve öğretimle ilgili düşüncelerini paylaştığı, ancak konuşmasının bazı kesimlerce amacından saptırıldığı ve yalnızca bir kısmının kamuoyuna yansıtıldığı ifade edildi.

Dava dilekçesinde, “Özgür Özel’in, 11 Eylül’de Akar’ın konuşmasına yönelik sarf ettiği ifadelerin hakaret unsuru taşıdığı ve bu ifadelerin eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceği, aksine ağır hakaret ve iftira niteliği taşıdığı” iddia edildi. Bu bağlamda, Özel’in 100 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmedilmesi talep edildi.

Özgür Özel’in Tepkisi

Hulusi Akar, katıldığı bir programda eğitimle ilgili yaptığı açıklamada, eğitimin amacının yalnızca bilgi edinmek olmadığını belirterek, “Bilgi üniversitede ve meslekte kazanılır. Eğitimin amacı bir Allah korkusu ve kuldan utanma duygusudur” ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamaların ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Akar’a yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Özel, “Biz Hulusi Akar’ı kazı kazan gibi kazıdık. Altından bir siyasal İslamcı çıktı, başka bir şey çıkmadı” şeklinde konuşarak, Akar’ın siyasal kimliğine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Özel, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Hulusi Akar’a baktığınızda, kazı kazan var ya, kazı kazan. Biz Hulusi Akar’ı kazı kazan gibi kazıdık. Altından bir siyasal İslamcı çıktı, başka bir şey çıkmadı. Hulusi Akar, ilk göreve geldiği günden bugüne kadar bir Siyasal İslamcıdır. Arkadaşlarının deyimiyle, ‘Su akar, Hulusi Akar’. Eğer darbe başarılı olsaydı, başa geçecek kişi oydu; başarısız olunca yeniden bir göreve geldi. Bu da Türkiye’nin talihsizliğidir. Bu nedenle ona söyleyecek başka bir sözüm yok. Ben ona söyleyeceklerimi Meclis Genel Kurulu’nda yüzüne söyledim.”