Kolorektal Kanser Nedir?

Yaygın olarak bağırsak kanseri olarak bilinen kolorektal kanser, kalın bağırsak (kolon) veya rektumu etkileyen bir kanser türüdür. Dünya genelinde en yaygın kanser türlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, 2020 yılında dünya genelinde 1,9 milyondan fazla yeni kolorektal kanser vakası kaydedilmiş ve bu kansere bağlı olarak 930 binden fazla ölüm gerçekleşmiştir. Kolorektal kanser, tüm kanser vakalarının yaklaşık %10’unu oluşturarak dünya çapında en sık görülen üçüncü kanser türüdür ve kansere bağlı ölümlerin ikinci en yaygın nedenidir. Birçok bireyde hastalığın erken evrelerinde belirti görülmemektedir. Uzmanlar, bağırsak kanserinin erken teşhisinde dışkı kontrolünün kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulamaktadır.
Bağırsak Kanseri Belirtileri Nelerdir?
Bağırsak kanserinin bazı yaygın belirtileri şunlardır:
- Dışkıda değişiklikler (örneğin, ishal veya kabızlık)
- Normalden daha sık veya daha seyrek dışkı yapma ihtiyacı
- Dışkıda kırmızı veya siyah kan görülebilmesi
- Anüs çevresinde kanama
- Tuvalete gitmiş olsanız bile sık sık dışkı yapma ihtiyacı hissetme
- Karın ağrısı veya rahatsızlık
- Karında bir yumru hissi
- Şişkinlik hissi
- Belirgin bir kilo kaybı
- Sebepsiz yere aşırı yorgunluk
Bu belirtilere sahip olmak, mutlaka bağırsak kanseri olduğunuz anlamına gelmez. Ancak, bu belirtilerin üç hafta veya daha uzun bir süre devam etmesi durumunda bir sağlık uzmanına danışmanız önerilmektedir. Bağırsak kanseri, dışkının bağırsaktan geçişini engelleyebilir ve bu da şiddetli karın ağrısı ile kabızlığa yol açabilir. Böyle bir durumda acil tıbbi yardım almak gereklidir.
Dışkı Kontrolü Nasıl Yapılır?
Tuvalet ihtiyacınızı giderdiğinizde dışkınıza dikkat etmek önemlidir. Bu konuda açık bir şekilde konuşmaktan çekinmeyin. Dışkınızdaki kan ve anüs çevresindeki kanamaları gözlemlemek gereklidir. Parlak kırmızı renkteki kan genellikle hemoroit (basur) kaynaklı olabilir, ancak bağırsak kanserinin de bir belirtisi olabilir. Dışkıda koyu kırmızı veya siyah kan bulunması, sindirim sisteminin üst kısmından kaynaklanabileceği için önemli bir uyarı niteliği taşır. Ayrıca, tuvalete çıkma sıklığında anormal bir değişiklik de gözlemlenebilir. Bağırsaklarınızı tam olarak boşaltamadığınızı düşünüyorsanız veya tuvalete çıkma sıklığınızda bir azalma varsa, bu durum dikkate alınmalıdır. İngiltere’deki Bağırsak Kanseri Vakfı, doktora gitmeden önce semptom günlüğü hazırlamayı önermektedir. Doktorlar, çeşitli bağırsak sorunları olan birçok farklı bireyi tanıdıkları için, değişiklikleri ve kanamaları belirtmekten çekinmeyin.
Bağırsak Kanserine Neden Olan Faktörler
Bağırsak kanserinin kesin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Ancak, kanserin gelişimini daha olası hale getirebilecek bazı risk faktörleri bulunmaktadır:
- Yaş: Genel olarak, yaşlandıkça kanser olma riski artar. Özellikle 50 yaş üstü bireylerde daha yaygındır.
- Beslenme: Fazla kırmızı et ve işlenmiş et (salam, sucuk, pastırma gibi) tüketimi kanser riskini artırabilir.
- Sigara: Sigara içmenin birçok kanser türü ile ilişkili olduğu bilinmektedir.
- Aşırı alkol tüketimi: Aşırı alkol kullanımı da bağırsak kanseri riskini artırabilir.
- Obezite: Fazla kilolu veya obez olmak, bu kanser türü için risk faktörü teşkil edebilir.
- Bağırsak polipleri: Bağırsağınızdaki poliplerin varlığı, zamanla kanserleşme riski taşıyabilir.
Kalıtsal Mıdır?
Pek çok bağırsak kanseri vakası kalıtsal değildir. Ancak, 50 yaşından önce teşhis konmuş bir akrabanız varsa, bunu doktorunuza bildirmeniz önemlidir. Lynch sendromu gibi bazı genetik durumlar, bireylerin bağırsak kanseri geliştirme riskini önemli ölçüde artırabilir. Doktorlar böyle durumları bilirse, gerekli önlemler alınabilir.
Riski Nasıl Azaltabiliriz?
Bilim insanları, bağırsak kanserlerinin yarısından fazlasının daha sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek önlenebileceğini ifade etmektedir. Bu, daha fazla egzersiz yapmak, daha fazla lifli gıda tüketmek ve yağ alımını azaltmak anlamına gelir. Ayrıca, günde yaklaşık altı ila sekiz bardak su içmek de önemlidir. Herhangi bir semptom durumunda doktora gitmek ve önerildiğinde kanser taraması yaptırmak da kritik bir adımdır.
Nasıl Test Olurum?

Türkiye’de, 50-70 yaş aralığındaki bireyler için kalın bağırsak kanser taramaları, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) iki yılda bir ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir. Sağlık Bakanlığı, bu yaş aralığındaki bireylere her 10 yılda bir de kolonoskopi ile tarama yapılmasını önermektedir. Ailede kalın bağırsak polipleri, kalın bağırsak kanseri, ülseratif kolit, Crohn Hastalığı veya kalıtsal polipozis gibi öyküsü olan bireylerde ise, tarama 40 yaşından itibaren yapılabilmektedir. Daha genç yaş grubundaysanız ve semptomlarınız varsa, mutlaka doktora başvurmalısınız. Kendi başınıza yapabileceğiniz test kitleri genellikle yanıltıcı sonuçlar verebilir.
Ne Tür Tedaviler Vardır?
Bağırsak kanseri, özellikle erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir. Tedavi yöntemleri bireylere göre uyarlanabilmektedir. Genetik testler, kişilere özel tedavi planları oluşturulmasında yardımcı olabilir. Türkiye’de bağırsak kanserinde cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi farklı tedavi seçenekleri uygulanmaktadır. Ayrıca, İngiltere’de kişiye özel kanser aşıları denemeleri başlamıştır. 55 yaşındaki Elliot Pfebve, İngiltere’de bağırsak kanserine karşı kişiye özgü bir aşı ile tedavi gören ilk hasta olmuştur.
Kanserin Farklı Evreleri Nelerdir?

Birinci evre kanser: Tümör küçüktür ve henüz yayılmamıştır.
İkinci evre kanser: Tümör daha büyüktür, ancak hala çevre dokulara yayılmamıştır.
Üçüncü evre kanser: Tümör, lenf düğümleri gibi bazı çevre dokulara yayılmıştır.
Dördüncü evre kanser: Kanser, vücutta başka bir organa yayılarak ikincil bir tümör oluşturmuştur.