Moldova’da yaklaşan seçimler, açıkça Batı yanlısı ve Rusya yanlısı adaylar arasında geçeceği öngörülüyor. 16 yıl önce Rusya ile savaş yaşamış olan Gürcistan’da ise, resmi olarak Rusya yanlısı bir tutum sergilenmese de, burada da seçimler Moskova ile iyi ilişkiler sürdüren iktidarla, bu politikaya kesin bir karşıtlık sergileyen Batı yanlısı, Rus karşıtı ve milliyetçi muhalefet arasındaki çatışmaya sahne olacak. Her iki ülkede de seçim süreci, şimdiden hile iddialarıyla gündeme gelmiş durumda. Dolayısıyla, hangi taraf seçimi kazanırsa kazansın, olayların büyümesi kaçınılmaz görünüyor.
TÜRK KÖKENLİ ADAY
Moldova, son dört yıldır Batı yanlısı bir yönetim altında bulunuyor. Şu anki Cumhurbaşkanı Maya Sandu, 2020 sonbaharında yapılan seçimlerin ardından göreve gelmiş, ardından yapılan parlamento seçimleriyle de Moldova Parlamentosunun kontrolü Batı yanlısı iktidar partisine geçmişti. Moldova, 3.5 milyonluk nüfusu ve yaklaşık 30 bin kilometrekarelik yüzölçümüyle, Rusya ve Batı’nın nüfuz mücadelesinin yoğunlaştığı jeopolitik açıdan önemli bir ülke konumunda. Özellikle Ukrayna’daki savaşın patlak vermesiyle, Romanya ile Ukrayna arasında sıkışmış olan ve doğusunda Transdinyester gibi ayrılıkçı bölgelerin yanı sıra Rus askerlerinin bulunduğu bir alan bulunan Moldova, daha da dikkat çekici hale geldi.
Cumhurbaşkanı Sandu, Batı’dan aldığı destekle iç siyasette ve devlet yapısında konumunu oldukça güçlendirmiş durumda. Muhalefet gösterilerinin büyük bir kısmı, “Rus yanlılarının eylemleri” olarak damgalanarak bastırılmaya çalışıldı. 20 Ekim’deki seçimlerde Rus yanlısı kesimden adaylığını açıklayan ilk isim, ülkenin güneyindeki Gagauz Türkleri’nden eski Moldova Başsavcısı Aleksandır Stoyanoglo oldu. Gagauz Türkleri, genellikle Rusya ile yakın siyasi ilişkiler geliştiren bir grup olarak biliniyor. Ancak Stoyanoglo, Rusya’ya yakın olan herkesin desteğini tam olarak alabilmiş değil. Yine de, seçimlerin ikinci tura kalması durumunda Stoyanoglo’nun Sandu’ya ciddi bir rakip olabileceği konuşulmakta.
Batı yanlısı çevreler, Rusya’nın bu seçimleri provoke etme niyetinde olduğuna dair endişelerini dile getiriyor. Özellikle Rusya’nın kısa süre önce Kişinev’e atadığı büyükelçinin, iç karışıklıklar konusunda uzmanlaşmış bir isim olduğu bilgisi dikkat çekiyor. Öte yandan, Rus yanlısı kesimler, Batılı çevrelerin bu seçimleri Sandu’ya kazandırmak için her türlü yolu deneyeceklerini savunuyor. Bu durumda, seçimi kimin kazanacağına bakılmaksızın, karşı tarafın seçimlere hile karıştırıldığı iddialarıyla sokaklara dökülmesi kaçınılmaz görünüyor.
İKTİDARDAN ‘ÖZÜR’ ÇIKIŞI
Gürcistan’daki parlamento seçimleri de oldukça kutuplaşmış bir atmosferde gerçekleştirilecek. Eğer Batı yanlısı muhalefet galip gelirse, bu durum Rusya’ya karşı güneyden yeni bir cephe açılması ve Batı’nın Kafkasya’ya yönelik yeni bir müdahalede bulunması anlamına gelebilir. Bu seçimler, sadece Moldova ve Gürcistan için değil, aynı zamanda bölgedeki jeopolitik dengeler açısından da büyük önem taşımaktadır.