Futbolun Temel İlkeleri ve Trabzonspor’un Performansı
Futbolun temel ilkelerinden biri “önce hareket, sonra top” kuralıdır. Ancak Trabzonspor, bu ilke yerine “önce top, sonra hareket” gibi daha ilkel bir anlayışla sahada yer alıyor. Futbolcuların “ben pası attım, ne yapayım?” deme hakkı yoktur. Eğer bir oyuncu sahada yeterince aktif değilse, ona pas atmak yerine, onun hareketlenmesini sağlamak için farklı taktikler geliştirmelisiniz. Bu durumu ilk yarıda sıkça gözlemledik. Trabzonspor gibi köklü bir takıma böyle bir yaklaşım yakışmıyor.
İlk yarıya dair eleştirilerim var. Eğer bir takım iyi bir konsantrasyon yakalayamamışsa, paslarla oyuncuları hareketlendirmeye çalışmak, genellikle sonuçsuz kalır. İlk yarıda, kanatlar etkili bir şekilde çalışmadı ve forvet oyuncusu, topu tutup takımı ileri taşımada yetersiz kaldı. Tek bir gol pozisyonunun dahi üretilmemiş olması, durumun özeti niteliğindedir.
Şenol Güneş’in devre arasında yaptığı Okay Lundstram ve Cihan Draguş değişiklikleri doğru bir karardı. Ancak Okay ve Cihan, sahada varlık gösteremediler. Gerçi, Ozan dışında kendini ortaya koyan başka bir oyuncu da yoktu.
İkinci yarıda Trabzonspor daha derli toplu bir görüntü sergiledi. Topa sahip olma oranı arttı ve ilk yarıda yapamadıkları iki önemli şeyi gerçekleştirdiler. Birincisi, önde baskı yaparak kaybettikleri topları kolayca geri kazandılar. İkincisi ise, kazandıkları topları ayağa paslarla hücumda etkili bir şekilde değerlendirerek pozisyon üretmeyi başardılar. Gol de buldular; ancak 5 pozisyon geriye giderek iptal edilen bir gol, endişe verici bir durumdu. Eğer bu şekilde gol iptal ediliyorsa, o zaman 10-15 pozisyon geriye gidip golü iptal etmek de mümkündür.
Dün akşam Trabzonspor’un net bir golü VAR tarafından iptal edildi. Oysa İbrahim Hacıosmanoğlu, adaletin öneminden sürekli bahsetmişti. Ayrıca, Muhammet Cham, beklenen oyun kurucu rolünü üstlenemedi. Orta sahada yaratıcı oyuncu eksikliği oldukça belirgindi ve bu durum, Trabzonspor’un oyununu olumsuz etkiledi.
Kondisyonu kötü olan bir takım, ilk yarıda kötü, ikinci yarıda ise iyi performans göstermez. Aksine, genellikle ilk yarıda iyi bir oyun sergileyip, ikinci yarıda temposunu kaybeder. Ancak Trabzonspor, ilk yarıda çok kötü, ikinci yarıda ise daha iyi bir performans sergiledi. Bunun temel nedeni oyuncu değişiklikleri ve motivasyondur.
Bordo-Mavililerin en büyük sorunlarından biri uyum, diğeri ise motivasyon eksikliğidir. Futbolun duayeni Özkan Sümer, “Uyum kalitesi, futbolcu kalitesinden daha önemlidir” der. Teşhis, tedavinin en kritik aşamasıdır ve Trabzonspor’un ciddi bir uyum sorunu yaşadığı gerçeği gün yüzüne çıkıyor.
Sonuçlar, bu dönemi daha kolay anlatmamıza yardımcı olsa da, maalesef ne oyun şansı yanlarında, ne de hakem hataları sona eriyor. Visca, maçın başında kırmızı kart görürken, Volkan Bayarslan net bir golü iptal ediyor. Küçük hataların toplamı, büyük hataları doğuruyor.
Önümüzdeki hafta alınacak bir galibiyet, Trabzonspor’a baharı getirebilir. Uyum ve motivasyon tam olarak sağlandıktan sonra, takımın kalitesi ve eksiklikleri net bir şekilde tespit edilebilir. Bugünkü karmaşık yapı, yanıltıcı olabilir.