AB Adalet Divanı’ndan Önemli Karar
AB’nin en yüksek mahkemesi olan Adalet Divanı, Belçika’nın Mons kentindeki Temyiz Mahkemesi tarafından gündeme getirilen, eski Fransız futbolcu Lassana Diarra’nın açtığı davaya ilişkin önemli bir karar verdi. Bu kararla ilgili yapılan resmi açıklamada, “Fransa’da ikamet eden eski bir profesyonel futbolcu, FIFA tarafından kabul edilen bazı kuralların Belçika mahkemelerinde tartışmaya açıldığını belirtti. Oyuncu, bu kuralların bir Belçika futbol kulübünde çalışmasını engellediğini savunmaktadır.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, FIFA’nın söz konusu kurallarının, bir oyuncunun haklı bir sebep göstermeden sözleşmesini feshetmesi durumunda, eski kulübün hem oyuncudan hem de yeni kulüpten tazminat talep etme hakkına sahip olduğunu öngördüğü vurgulandı. Ayrıca, bu kurallar çerçevesinde, sözleşmenin feshiyle ilgili bir anlaşmazlık devam ettiği sürece yeni kulübe Uluslararası Transfer Sertifikası verilmemesi ve yeni kulübün belirli bir süre boyunca yeni bir oyuncu almasının yasaklanması gibi yaptırımların bulunduğu hatırlatıldı.
Adalet Divanı’nın, bu kuralların tamamının AB hukukuna aykırı olduğuna kanaat getirdiği belirtildi. Açıklamada, öncelikle bu kuralların AB ülkeleri arasında futbolcuların serbest dolaşımını engellediği, ayrıca kulüpler arası sınır ötesi rekabeti kısıtlayarak hatta engelleyerek haksız bir durum yarattığı ifade edildi. Bu karar doğrultusunda, Mons Temyiz Mahkemesi, Adalet Divanı’ndan aldığı görüşe dayanarak davayı yeniden ele alacak ve nihai hükmü verecektir.
NE OLMUŞTU?
Lassana Diarra, 2013 yılında Rusya’nın Lokomotiv Moskova takımı ile dört yıllık bir sözleşme imzalamıştı. Ancak, bir yıl sonra maaş kesintileri nedeniyle yaşanan anlaşmazlık sonucunda Diarra, sözleşmesini feshetme yoluna gitti. Futbolcu, FIFA’nın tazminat kuralları nedeniyle yeni bir kulüple anlaşmasının engellendiğini iddia etti. Diarra’nın bu mücadelesi, küresel futbolcular birliği olan FifPro tarafından desteklenirken, dava FIFA’nın iç yargı organlarından geçmiştir. Adalet Divanı’nın bu kararı, profesyonel futbolcuların kariyerlerini özgürce şekillendirme haklarını güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.