Eski Mali Suçlar Araştırma Kurulu ve Artan Banka Dolandırıcılıkları
Eski Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı ve Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Ramazan Başak, Türkiye’de kara para aklama yöntemlerinin önemli bir dönüşüm geçirdiğini belirtiyor. Özellikle yasadışı bahislerin gençler arasında büyük bir ilgi gördüğünü vurgulayan Başak, “Fenomenler aracılığıyla yapılan işlemler de artış gösteriyor. Ayrıca, güzellik merkezleri gibi işletmeler üzerinden gerçekleştirilen kara para aklama yöntemleri oldukça gözde hale geldi,” dedi.
Dr. Başak ile artan banka dolandırıcılıkları konusunu derinlemesine ele aldık.
SUİİSTİMALLER ARTIYOR
Son dönemlerde banka müşterilerine dönük siber saldırılar arttı mı?
Bankalarda, özellikle siber suçlarla ilgili dolandırıcılık eylemlerinin yoğun bir şekilde gerçekleştirildiğine dair birçok haber duyuyoruz. Yüzlerce mağdur ortaya çıktı ve bu sayının giderek artması bekleniyor. Mağdurlar, gece yarısı hesaplarından para çekildiğini, kredi başvuruları yapıldığını ya da borsa hisseleri için satış talimatları verildiğini dile getiriyor. Bankalar ise güvenlik önlemlerini aldıklarını ve kullanıcı bilgileri ile parolaların müşterilerde olduğunu, dolayısıyla müşterilerin yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunuyor. Bu durum BDDK tarafından da inceleniyor.
Ne oldu da bu hileli işlemler ya da dolandırıcılıklar yükselişte?
Özellikle banka yöneticileri ve personeli arasındaki suiistimallerde büyük bir artış gözlemleniyor. Burada amaç, kısa yoldan nakde ulaşmak. Personel ya da yönetici, vatandaşın mevduatını çeşitli hileli işlemlerle kendi hesaplarına aktarıyor. Örneğin, müşterinin imzasını taklit ederek, sanki o müşteri kredi çekmiş gibi sahte belgeler düzenliyorlar.
Bankalar denetlenmiyor mu, nasıl gözden kaçabilir ki bu işlemler?
Ne kadar önlem alırsanız alın, denetim yaparsanız yapın, karşı tarafta da son derece organize olmuş bir yapı mevcut. Daha çok internet bankacılığı kullanmayan yaşlıların ve “uyuyan hesap” olarak adlandırılan hesapların kullanılmasına yöneliyorlar. Banka personeli, uyuyan hesaplarda telefon değişikliği yaparak, bu hesaplarla ilgili SMS’leri suiistimali yapan kişinin cebine yönlendiriyor. Çoğu zaman, müşterinin bu durumu anlaması mümkün olmuyor. Her 10 suiistimalin 7’sinde çekilen paralar ya borsa işlemlerine ya da şans oyunlarına aktarılıyor. Bu kişiler, daha fazla kazanıp parayı geri koyacaklarını düşünüyor. Ancak kaybedince daha fazla suiistimal yapmaya yöneliyor ve daha fazla hesaba sızmaya çalışıyorlar.
Ama son dönemin gözdesi siber suçlar.
Siber suçlar ve üçüncü şahıslar aracılığıyla gerçekleştirilen eylemlerde ciddi bir artış mevcut. Siber suçlarla ilgili dört ana taraf bulunuyor: Banka ve güvenlik sistemi, organize olmuş siber çeteler, kredi çekilen ve hesapları boşaltılan mağdur müşteriler, ve GSM şirketleri. Son dönemde yapılan dolandırıcılık işlemlerinin ortak noktası, genellikle gece saat 03.00 ile 05.00 arasında gerçekleşiyor. Bu saatler, birçok kişinin uyuduğu ve çoğu şeyin kontrol edilmediği anlar. Bankalar, güvenlik önlemlerinin alındığını belirtse de, gece yarısı bu kadar çok kişinin hesabına nasıl erişim sağlanabiliyor? Bir kamu bankasında, bu saatler arasında 54 işlem gerçekleştirilmiş.
Gece yarısı 54 işlem yapılabilir mi gerçekten?
Hem BDDK hem de savcılık bu konuyu inceliyor. Yönetmeliğe göre, mobil ve internet bankacılığında müşterilerin iki aşamalı doğrulama ile giriş yapması zorunlu. Kuvvetli şüphelerden biri, içeriden bilgi olmadan bu işlemlerin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığıdır.
EN MAĞDURU DAR GELİRLİ
Bu işin mağduru kim, banka müşterisi mi?
Siber suçlarla ilgili kimse masum değil. Belki de en masum olanlar, bilgilerini başkalarına veren, bu dolandırıcılık tezgahını yaratan kişileri ayrı tutmak gerekir. Ancak dar gelirli ve emekli olanlar en çok mağdur olan kesim. Bu olaylar, hem bireylerin itibarını zedeliyor hem de binlerce kişiyi mağdur ediyor. Üçüncü şahıslar tarafından yapılan işlemlerde, kullanıcıların bilgilerin güvenliği konusunda yeterince dikkatli olup olmadıkları da inceleniyor. Burada hem bankanın hem de müşterinin sorumluluğu var. Elektronik Bankacılık Hakkındaki Yönetmeliğin 36. maddesi, bu konunun anahtarı. Bu maddeye göre, bir şekilde gece 03.00 ile 05.00 arasında hesaba giriş yapılmışsa, banka bu durumdan sorumlu tutulmalıdır. Ancak bazı bankalar, bu tür işlemleri şüpheli işlem olarak değerlendirmiyor. Gece o saatte hesabına girilen birçok kişinin telefonları kapalı oluyor, dolayısıyla banka arasa bile ulaşamıyor.
GECE YARISI 54 İŞLEM OLMAZ
BU SALDIRILARA KARŞI KİM DİKKATLİ OLACAK?
Bankacılıkta güvenlik açığı olabilir, her iki tarafın da kusuru bulunmaktadır. Ancak 36. maddeye göre, gece bu saatlerde gerçekleştirilen işlemlerin şüpheli işlemler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Bir saat içinde 54 işlemin birden yapılması mümkün değildir. Bu madde üzerinde düzeltmeler yapılmadan bu sorunların çözülmesi mümkün görünmüyor.
HAYALİ İHRACAT YENİDEN BAŞLADI
Türkiye’de son yıllarda kara para aklama yöntemleri değişti mi?
Kara para aklama yöntemleri oldukça değişti. Halen yasadışı bahisler, özellikle gençler arasında büyük bir popülariteye sahip. Fenomenler aracılığıyla gerçekleştirilen işlemler artarken, güzellik merkezleri de bu tür işlemler için önemli bir alan haline geldi. Çünkü burada hayali ihracat gibi dolandırıcılık faaliyetleri gerçekleştiriliyor. 1990’lı yıllarda hayali ihracat oldukça yaygındı. Sayısız paravan ihracat ve ithalat şirketleri kurulmuştu. 1 TL değerindeki bir tişört 1500 TL’ye ihraç edilerek kara para aklanıyordu. 5-6 yıl kadar önce Türkiye’de hayali ihracatın sona erdiğini düşünmüştüm. Ancak şimdi bu işlem, metal aksamlar üzerinden yapılmaya başlandı. Örneğin, bir metal aksam alıp üzerine sanatsal işlemler yaparak, değeri kafalarına göre belirleyebiliyorlar. Paralar yurtdışına çıkarılıyor ve imalat geliri olarak ülkeye geri getiriliyor. Güzellik merkezlerinde de benzer işlemler yapılmakta; verilen hizmetin bir değeri yok, bir saç kesimi için 100 TL de 10 bin TL de talep edilebiliyor. Dilan Polat olayında ise 783 milyonluk sahte fatura tespit edildi. Temmuz 2024 itibarıyla 854 milyon lira vergi kaçağı olduğu ortaya çıktı.
SALDIRILAR ARTACAK
Banka hesaplarına dönük saldırılarda artış bekliyor musunuz?
Kesinlikle artış bekleniyor. Hem yurtdışından hem de yurtiçinden bu tür saldırılar gerçekleşiyor. Bu nedenle bankaların güvenlik bariyerlerini artırması gerekiyor.
Diyelim ki bir suiistimal ya da hesaba saldırı işlemi oldu, bu durumda müşteri hangi yolu izlemeli?
Müşteriler BDDK’ya ya da mahkemeye başvurabilir. Savcılık, gerek gördüğünde dosyayı inceleme için BDDK’ya yönlendirecektir. Bankaların, 36. maddeyi titizlikle hayata geçirmeleri sağlanmalıdır.