Cem Küçük’ten Bahçeli ve Öcalan Üzerine Değerlendirme
Yandaş yazar Cem Küçük, Türkiye Gazetesi’ndeki köşe yazısında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili yaptığı açıklamaları ve sonrasında gelişen olayları irdeledi. Küçük, AKP’nin Bahçeli’nin çağrısından sonra gösterdiği sessizliğe eleştirilerde bulundu.
AKP CEPHESİNE ELEŞTİRİLER
Küçük, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bahçeli’nin çağrısına destek verdiğini belirtti. Fakat, AKP cephesinin Bahçeli’nin “Öcalan gelsin, DEM Parti grubunda konuşsun” önerisi hakkında neden sessiz kaldığını anlamadığını ifade etti. Bu belirsizliğin kamuoyunda soru işaretleri yarattığını vurguladı.
Ayrıca, yeni anayasa tartışmalarına da değinen Küçük, Bahçeli’nin çıkışının yeni anayasa ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir dönem daha aday olabilmesi için DEM Parti’den destek almak amacıyla yapılmadığını düşündüğünü, ancak bu spekülasyonların ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde toplumda yanlış bir algı oluşabileceğine dikkat çekti.
Cem Küçük’ün yazısının ilgili kısmı şu şekilde:
“Sayın Devlet Bahçeli’nin Öcalan konusundaki çıkışının etkileri hâlâ sürüyor. Sayın Erdoğan bu durumu destekledi ama AK Parti, Öcalan’ın Meclis’teki DEM Parti grubunda PKK’ya silah bırakma çağrısı hakkında ne düşündüğünü hâlâ açıklamadı. Bu belirsizlik, toplumda soru işaretlerini beraberinde getiriyor. Türk toplumunun çözüm süreci ya da açılım diye bir kaygısı yok. İnsanlar, bu durumun neden ortaya çıktığını sorguluyor. Çünkü Türk devleti, silah gücüyle başarı elde etti ve PKK’yı sona yaklaştırdı. Bugün PKK terörü, ABD’nin yönlendirmesi altında gelişen bir meseledir. Suriye’deki PKK’nın korunması ve gözetimi ABD tarafından gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla, PKK konusunun Türk devleti tarafından ABD ile konuşulması gerekmektedir.
Diğer yandan, AK Parti’nin Öcalan konusundaki duruşunu da bilmemiz gerekiyor. Bahçeli’nin çağrısına destek verildiği kesin. Peki, Öcalan’ın DEM grubunda vekillere çağrıda bulunması önerisine AK Parti nasıl bir yanıt veriyor? Bu durumun da partinin kamuoyuna açıklanması gerekir.
Ayrıca, yeni anayasa meselesi de var. Ben, Cumhur İttifakı’nın bunu yeni anayasa ve Erdoğan’ın bir dönem daha adaylığı için DEM Parti’den destek almak amacıyla yapmadığını düşünüyorum. Ancak bu dedikoduların da ortadan kaldırılması şart. Aksi halde toplum, durumu bu şekilde algılayacaktır…”
“AK PARTİ NET OLMALI…”
Küçük, “AK Parti, günümüzde yapılan anketlerde birinci parti konumunda. Toplumda bir güvenilirlikleri var. Ancak, savunma sanayi için kredi kartlarından 750 TL alınması gibi geri çekilen ve üzerinde yeterince düşünülmemiş öneriler, baştan iyi bir şekilde değerlendirilmelidir. Aksi takdirde toplumda olumsuz tepkilere neden olabilir bu tür öneriler. Öcalan meselesi konusunda da AK Parti’nin net bir tutum alması şart. Çarşamba günü AK Parti grubunda Erdoğan’ın bu konuyu ele alacağı söyleniyor. Bekleyip göreceğiz. Ancak, Türk halkının Öcalan ve çözüm süreci hakkında bir derdi yok. Bahçeli’nin çağrısı iyi niyetli ama PKK’ya güven olmayacağı aşikar. Öcalan’ın da toplumda pek bir karşılığı kalmadı, bu da muamma!”