CHP İstanbul Milletvekili ve KİT Komisyonu üyesi Ali Gökçek, Meclis Başkanlığı’na sunduğu araştırma önergesi ile zorunlu eğitime rağmen okula gönderilmeyen çocukların sıkıntılarını Meclis gündemine taşıdı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2023-2024 Örgün Eğitim İstatistikleri, eğitimdeki olumsuz gidişatın ne denli tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor.
Gökçek, “Güncel istatistikler, eğitimin içinde bulunduğu tehlikeyi net bir şekilde ortaya koyuyor. Okullaşma oranında lise seviyesinde gerileme yaşanırken, okul dışında kalan çocuk sayısında da ciddi bir artış gözlemleniyor. 2022/2023 eğitim öğretim yılında 14-17 yaş arası net okullaşma oranı %94.50 iken, bu oranın 2023/2024 yılında %91.25’e düştüğünü görüyoruz. Bu durum, özellikle 14 yaş sonrasında çocukların çeşitli gerekçelerle eğitimden koparıldıklarını göstermektedir. Günden güne derinleşen ekonomik kriz, çocuk yoksulluğunu artırıyor ve bu da çocukları eğitim hakkından mahrum bırakıyor. Eğitimden mahrum kalan çocuklar, yoksulluk kıskacından kurtulamamakta ve bu döngü, adeta kartopu misali büyüyerek kendini tekrar etmektedir,” ifadelerini kullandı.
Çocuklar Ucuz İş Gücü Olarak Görülüyor
Ali Gökçek, çocukların toplumda ucuz işgücü olarak değerlendirildiğine dikkat çekerek, “Hanehalkı İşgücü Araştırması 2023 yılı sonuçlarına göre, 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı %22,1. Yani bu yaş grubundaki her dört çocuktan biri, işgücüne katılmaya zorlanmakta. İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, erkek çocuklar için bu oranın %32,2, kız çocuklar için ise %11,5 olduğunu görmekteyiz. Binlerce çocuk, en değerli yaşları olan çocukluk dönemlerinde çıraklık eğitim adı altında işgücüne katılmaya zorlanıyor. MESEM’ler aracılığıyla devlet, çocuk işçiliği ve çocuk sömürüsünü adeta resmileştiriyor,” dedi.
15 Yaş Altı 130 Çocuk Doğum Yapmış
Kız çocuklarının, çocukluklarını yaşamak yerine zorla evlendirildiğini belirten Gökçek, “TÜİK 2023 yılı Doğum İstatistikleri Raporu’na göre, 15-17 yaş grubunda 6 bin 505, 15 yaş altında ise 130 çocuk doğum yapmış. Oysa bu çocukların yeri okul sıraları olmalıdır. Çocukların bireysel yararı ve gelişimi açısından, ayrıca toplumsal kalkınma için erken çocukluk eğitimi dahil olmak üzere her yaşta nitelikli eğitime erişimi sağlamak son derece önemlidir. Toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminde, kalkınma yarışındaki konumlarını belirleyen en önemli faktörlerden biri eğitimdir. Bu nedenle devletin temel görevi, tüm çocukların nitelikli eğitim süreçlerine dahil olması için üzerine düşeni yapmak olmalıdır,” şeklinde konuştu.
(BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)