Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nden Cumhuriyet Bayramı Mücadele Çağrısı
Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED), 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle güçlü bir yazılı açıklama yayımlayarak topluma bir mücadele çağrısında bulundu. Türkiye Cumhuriyeti, bir yüzyılı geride bırakarak 101. yaşına ulaşırken, bu tarihi anın önemi bir kez daha vurgulandı.
Açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk ve onun cesur yol arkadaşlarının önderliğinde, emperyalist işgalcileri topraklarımızdan atan ulusal kurtuluş güçlerinin onurlu direnişi ile kuruldu. Cumhuriyet, ülkemizi emperyalistlerin pençesine atan Osmanlı hanedanının ihanetine karşılık, ağır uluslararası koşullara rağmen, emperyalist sömürü zincirini ilk kıran ve dünyanın ezilen uluslarına bağımsızlık ve özgürlük yolunu gösteren Kurtuluş Savaşı’nın ateşi üzerinde yükseldi. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinde, ezilen, aşağılanan ve yük hayvanı gibi muamele gören yoksul köylülüğün, uygarlıktan mahrum bırakılan Anadolu insanının kanı, gözyaşı ve alın teri mevcuttur.” denildi.
“Soran, Sorgulayan ve Araştıran Özgür Düşünceli Bireyler Yetiştirebilmeliyiz”
Cumhuriyetin kazanımlarına dikkat çeken açıklamada, “Cumhuriyetle birlikte sanayileşme için atılan adımlar ve ulaşım ağının genişletilmesi önemliydi. Ancak daha da önemlisi, nitelikli iş gücünün yetişmesi için çağdaş bir eğitim sistemi kurmaktı. Mustafa Kemal Atatürk, 17 Şubat 1923’te İzmir İktisat Kongresi’nde yaptığı açış konuşmasında, ‘Tarih, ulusların yükseliş ve çöküş nedenlerini araştırırken birçok siyasal ve sosyal durumları sayıp döker; fakat bir ulusun doğrudan doğruya yaşaması, yükselmesi ve çökmesi ile yakından orantılı olan o ulusun ekonomisidir.’ diyordu.” ifadeleri yer aldı.
- Saltanatın kaldırılması,
- Tekke ve zaviyelerin kapatılması,
- Dil devrimi,
- Medeni kanunun kabul edilmesi,
- Kadınlara seçme ve seçilme haklarının tanınması gibi köklü değişikliklerle yeni toplumun temelleri atılmaya çalışılıyordu.
Bağımsız bir ülke olmanın vazgeçilmez koşullarından biri olan ekonomik bağımsızlığın sağlanması için öz kaynaklara dayanan bir ekonomik yapılanmanın öncelikli hedefler arasında yer aldığına vurgu yapıldı. Demokratik, laik ve çağdaş bir toplum düzeninin yaratılabilmesi için, soran, sorgulayan ve araştıran özgür düşünceli bireyler yetiştirilmesi gerektiği belirtildi. Köy Enstitülerinin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç, “Kurtuluş Savaşı’nda kanlarını ve canlarını verenlerin hakları ödenmelidir. Yeteneklilere ve çalışanlara hakları verilecektir. İmparatorluk döneminde olduğu gibi ezen ve ezilen, sömüren ve sömürülen sınıflar bulunmayacaktır. Cumhuriyet bu demektir.” sözleriyle, Cumhuriyetle başlayan demokratik devrim sürecinin yoksul köylülüğün haklarının verilmesiyle tamamlanabileceğine işaret etti.
Cumhuriyetle birlikte eğitimde Mustafa Necati, Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un öncülüğünde bir destan yazılmaya başlandı. Köy Öğretmen Okulları’ndan Eğitmen kurslarına evrilen bu destan, Köy Enstitüleri’nin kurulmasıyla taçlandı. Ülkenin dört bir yanında kurulan Köy Enstitülerinden yetişen binlerce genç, yüzyıllarca akıl ve bilim dışı hurafelerle uyutulan halkın üzerindeki ölü toprağını silkeleyerek, birey olmanın ve birlikte güçlü olmanın önemini gösterdi. Köy Enstitüleri’nin yaktığı aydınlanma ateşinin ülkeyi dört bir yandan sardığını gören gerici çevreler, halkın bilinçlenmesinden korkarak, bu özgün eğitim devrimini önce etkisizleştirip sonra tamamen yok ettiler.” ifadeleri kullanıldı.
“Tüm Komşularımızla Kavgalıyız”
Açıklamada, merkezi iktidarın politikaları eleştirilerek, “Ülkemiz, İkinci Dünya Savaşı sonunda oluşan yeni uluslararası düzende Amerikancı Truman Doktrini ve Marshall Planı kapsamında emperyalist blokta yer aldı. Bu durum, dış borç batağının derinleşmesine ve siyasi bağımsızlığımızın büyük ölçüde yitirilmesine yol açtı. Öz kaynaklara dayanma ve kendine yeterlilik politikasının terk edilmesi, ekonominin dışa bağımlı hale getirilmesi ve uluslararası ilişkilerde emperyalist çıkarların ulusal çıkarların önüne geçmesi, günümüzde ağır sonuçlar doğuruyor.” denildi.
“Cumhuriyetin kuruluşunun 101. yılında, başlangıç amaçlarından bir hayli uzaklaştığımız açıkça görülmektedir. ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış!’ ilkesiyle yola çıkılan bir süreçte, neredeyse tüm komşularımızla kavgalı ilişkiler içindeyiz. Alınan ekonomik önlemler, iktidar yandaşı büyük sermaye sahiplerini korurken, toplumun büyük çoğunluğunu açlık ve yoksullukla yüz yüze getiriyor.” ifadeleri yer aldı.
“Yaz Boz Tahtasına Çevrilen Eğitim Sistemi”
Açıklamada, AKP iktidarının politikalarıyla Türkiye’nin akıl ve bilimden uzaklaştırıldığına dikkat çekildi: “Cumhuriyet, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altında ucube bir tek adam yönetimine geçirilmişken, ulusal egemenliğin kalesi olarak görülen meclis işlevsiz hale getiriliyor. Sağlıkta özelleştirme acı sonuçlar doğurmakta ve yolsuzluk her gün artmaktadır. Ancak parası olanların sağlık hizmetlerinden faydalanma hakkı olduğu gerçeği, kamu hastanelerinde ölümcül hastalıklar için başvuranlara verilen randevuların altı ayı geçmesi hastaları adeta evlerinde ölüme mahkum ediyor.”
Eğitimdeki sorunların her geçen gün katlanarak arttığı belirtilen açıklamada, “Bir kaç yılda bir değiştirilen eğitim sistemi, yaz-boz tahtasına çevrilerek, cemaat ve tarikatların güdümüne sokulmakta ve akıl ile bilimden tamamen uzaklaşmaktadır. Cumhuriyet değerlerine karşı açıkça yapılan bu saldırılar karşısında ödün vermeden durmalıyız. Tam bağımsız Türkiye için emekçilerin yaşam koşullarının düzeltilmesi, örgütlenme hakları, parasız ve kamusal sağlık hakkı ile Köy Enstitüleri’nin ışığında laik, demokratik, çağdaş, kamusal ve karma eğitim hakkını savunmalıyız.” denildi.
Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği olarak, bu güzel ülkenin gerçek sahipleri olan yurtseverler, ilericiler, devrimciler ve tüm emekçileri, ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyen çağ dışı güçlere karşı yan yana, omuz omuza, laik ve demokratik bir Cumhuriyet yönetimi için kararlılıkla mücadele etmeye çağırıyoruz.” ifadeleriyle açıklama sonlandırıldı.