Faiz oranlarındaki artış, vatandaşların alım gücünü önemli ölçüde etkileyerek konut ve taşıt kredilerine olan talebi azaltıyor. Bu durum, bireyleri ihtiyaç kredileri ve kredili mevduat hesaplarına yönelmeye itiyor. Özellikle kredili mevduat hesaplarında son bir yılda kaydedilen artış, yüzde 100’ü aşarak dikkat çekici bir yükseliş göstermiştir.
Düşük Gelirli Vatandaşların Zorlukları
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararları ve enflasyon oranlarındaki belirsizlik, piyasalarda dalgalanmalara yol açıyor. Enflasyonun talep yönlü baskıları devam ederken, üretim cephesindeki daralma, faiz indirim sürecinin önemini artırıyor. Ekonomik durgunluğun en çok hissedildiği kesim ise düşük gelir grubundaki vatandaşlar. Bu bireylerin gelirleri, temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmakta ve bu durum, ek hesap kullanma oranlarını yükseltmektedir.
Kredili Mevduat Hesaplarındaki Artış
Kredili mevduat hesapları, finansman aracı olarak büyük bir rol üstleniyor. Nisan 2024 ile 11 Ekim 2024 arasındaki dönemde KMH artış oranı yüzde 78 seviyesinde kalırken, taksitsiz kredi kartı harcamaları yüzde 37, bireysel ihtiyaç kredileri ise yüzde 21 oranında artış göstermiştir. 2024 yılının başından itibaren ek hesaplarda görülen artış ise yüzde 113’e ulaşmış, taksitsiz harcamalarda yüzde 63, ihtiyaç kredilerinde ise yüzde 33 oranında yükseliş kaydedilmiştir.
2023 yılı itibarıyla kredi talebi daha önceki yıllara göre daha belirgin hale gelmiştir; KMH artışı yüzde 423, taksitsiz kredi kartı harcamaları yüzde 376 ve ihtiyaç kredileri ise yüzde 91 oranında bir artış göstermiştir.
Sonuç olarak, yüksek faizler ve enflasyon, vatandaşların finansal durumunu zorlaştırırken, alternatif finansman yöntemlerine yönelişi artırmaktadır. Bu durum, aynı zamanda ekonomik dinamiklerin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini de ortaya koymaktadır.