Tuncer Bakırhan’ın Gazze ve Yeni Anayasa Üzerine Açıklamaları

Tuncer Bakırhan'ın Gazze ve Yeni Anayasa Üzerine Açıklamaları - RayHaber
Tuncer Bakırhan'ın Gazze ve Yeni Anayasa Üzerine Açıklamaları - RayHaber

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Açıklamaları

Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yeni yasama yılının ilk grup toplantısında önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından bölgedeki durumun giderek kötüleştiğine dikkat çekerek, “40 bin insan hayatını kaybetti, binlerce kişi kayıp ve 2,5 milyon insan zor koşullar altında İsrail ablukası altında yaşamaya devam ediyor” dedi. Lübnan’daki gelişmelere de vurgu yapan Bakırhan, “Ortadoğu, savaş, göç, yıkım ve soykırımlarla dolu bir hikaye yazıyor” şeklinde konuştu.

Yeni Anayasa Mesajı

Eş Genel Başkan Bakırhan, Türkiye Cumhuriyeti’nin mevcut anayasasının yalnızca “12 Eylül’ün ruhuyla” şekillendirildiğini belirterek, “Yeni taslaklar ne yeni ne demokratik; sadece kötü bir kopya” ifadesini kullandı. Anayasa değişikliği konusunda cesur adımlar atılması gerektiğini savunan Bakırhan, “Herkesi tek bir etnik kimliğe indirgeyen bir Anayasa’ya karşıyız” dedi.

Muhalefete Çağrı

DEM Parti olarak her bireyin kendi ana dilinde konuşma ve eğitim alma hakkını savunduklarını vurgulayan Bakırhan, tekçi ve inkarcı yaklaşımların bir yüzyıl daha devam etmesine karşı olduklarını belirtti. Bakırhan, muhalefete de seslenerek, “Ön yargılarınızı bir kenara bırakın, gelin hep beraber demokratik ve özgürlükçü bir anayasa için çalışalım” şeklinde bir çağrıda bulundu.

Ortadoğu’daki Çatışmalar

Bakırhan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

  • İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sonucunda 40 binden fazla insan yaşamını yitirdi, binlerce kişi kayıp durumda. 2,5 milyona yakın insan ise dar bir alanda İsrail ablukası altında zor şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.
  • Lübnan’daki durumun da Gazze ile paralellik gösterdiğini belirten Bakırhan, “Beyrut, Feyruz’un şarkılarındaki gibi hüzün ve kederle yüklüdür.”
  • Ortadoğu’nun, mezhepçi ve milliyetçi rejimlerin etkisiyle bir ateş çemberine dönüştüğünü ifade eden Bakırhan, “Devletlerin halkların üzerinden ellerini çekmeleri gerekiyor” dedi.

Ekmek ve Adalet Buluşmaları

Yasama dönemi boyunca, “Ekmek ve Adalet Buluşmaları” adı altında Türkiye’nin dört bir yanında işçiler, çiftçiler ve gençlerle bir araya geldiklerini aktaran Bakırhan, TÜİK’in ekonomik verileri ile halkın gerçek durumu arasındaki çelişkilere dikkat çekti. “Ekonomik güven veriyor” diyen TÜİK, emeklilerle yaptığımız buluşmalarda bambaşka bir tablo sundu.

  • Bir emeklinin “Eskiden alışveriş yaparken cebimizdeki paranın hesabını yapardık, şimdi ise faturalar yüzünden cebimizde para kalmıyor” demesi, durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.
  • Mersin’deki bir sebze esnafının “Çürük sebze-meyve kuyruğu oluşuyor” açıklaması, iktidarın halkı nasıl bir duruma düşürdüğünü gösteriyor.

Narin Güran Cinayeti

Bakırhan, Ankara’nın karanlık dehlizlerinde yaşanan pazarlıkların sadece 8 yaşındaki Narin’in değil, bu ülkenin vicdanının da katledildiğini ifade ederek, “Bu cinayeti tüm boyutlarıyla aydınlatmak için Meclis’e çağrıda bulunacağız.” dedi. İnsan hakları örgütleri ve demokratik kitle örgütleri ile birlikte, bu alçakça işlenen cinayetin hesabını sormak için bir araya geleceklerini vurguladı.

Yeni Anayasa Tartışmaları

Bakırhan, yaz boyunca Ankara’da süren Anayasa tartışmalarının gölgesinde, AİHM kararlarının göz ardı edildiğini, cezaevlerinin toplama kampına dönüştüğünü belirtti. DEM Parti olarak hiçbir kesimin sembolleriyle sorunları olmadığını, fakat herkesi tek bir etnik kimliğe indirgeyen bir Anayasa’ya karşı çıktıklarını ifade etti.

Ülkenin resmi dili veya başkenti ile bir sorunlarının olmadığını, ancak her bireyin kendi ana dilinde konuşma ve eğitim alma hakkının temel bir hak olduğunu vurguladılar. Mevcut Anayasa’nın yalnızca kötü bir kopyası olarak sunulan yeni taslakların, ne yeni ne de demokratik bir çözüm sunduğunu belirten Bakırhan, muhalefete “Yeni ve demokratik bir Anayasa konusunda herkese açık çağrımızdır: Ön yargılarınızı bir kenara bırakın, gelin hep beraber demokratik ve özgürlükçü bir anayasa için çalışalım.” şeklinde seslendi.