Uzmanlar, hava değişimlerinin çocuklarda astım ataklarını tetikleyebileceği konusunda anne ve babaları uyarıyor. Astım, çocuklarda sıkça rastlanan bir akciğer hastalığı olup, özellikle mevsim geçişlerinde dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayhan Söğüt, “Astım atakları yazdan sonbahara geçişte (okulların açılmasıyla birlikte) ve kış aylarında artış gösterir. Hava değişimlerinde, mevsim geçişlerinde, egzersizle, stres durumlarında (ağlama veya gülme ile), soğuk-rüzgar ve esintiye maruz kalındığında, kokularla (sigara dumanı, boya, yumuşatıcı) ya da grip-soğuk algınlığı ile birlikte astıma bağlı öksürük ve hırıltılı solunum yakınmaları başlayabilir” şeklinde konuştu.
Astımı Tetikleyen 7 Etken
Doç. Dr. Ayhan Söğüt, astımın ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin önem taşıdığını belirtti. Özellikle astım risk faktörleri arasında, anne veya babada astım öyküsü bulunması, çocukta egzama, saman nezlesi veya besin alerjisi gibi durumların varlığı, cilt ve/veya kandaki alerji testlerinin yüksek bulunması yer almaktadır. Astımlı çocuklarda en sık görülen belirtiler arasında tekrarlayan öksürük atakları vardır. Ayrıca, hışıltılı solunum, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi de sıkça görülmektedir. Bu tür yakınmalar genellikle buhar şeklinde verilen ilaçlarla düzelmektedir.
Yazdan Sonbahara Geçerken Astım Şikayetleri Artabilir
Astım hastalarının genellikle yaz aylarında daha rahat bir dönem geçirdiğini belirten Doç. Dr. Söğüt, “Astım atakları yazdan sonbahara geçişte (okulların açılması ile) ve kış aylarında artar. Hava değişiminde, mevsim geçişlerinde, egzersizle, stres durumlarında, soğuk-rüzgar ve esintiye maruz kalındığında astım belirtileri artış gösterebilir” dedi.
Tekrarlayan Öksürük Varsa Uzman Hekime Danışılmalı
Hangi durumlarda uzman hekime danışılması gerektiğine değinen Doç. Dr. Söğüt, “Eğer çocukta tekrarlayan öksürükler, göğüste hırıltılı solunum veya nefes darlığı varsa, sonbahar ve kış aylarında grip-soğuk algınlığı gibi durumlar nedeniyle akciğerlere inen öksürükler meydana geliyorsa, bu durumda astım akla gelmelidir. Böyle bir çocuğun bir çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirilmesi son derece önemlidir. Zira astımla karışabilecek başka hastalıklar (immün yetmezlik, kistik fibrozis, yabancı cisim aspirasyonu, tüberküloz, mide reflüsü vb.) bu yakınmalara neden olabilir. Çocuk alerji uzmanı tarafından yapılacak muayene ve istenecek testler ile doğru tanıya ulaşmak daha kolaydır” şeklinde ifade etti.
Hastalığın Tanısı Nasıl Olur?
Tanı sürecine dair bilgi veren Doç. Dr. Söğüt, “Hastalığın tanısı muayene ve çeşitli testlerle (kanda ve/veya ciltte alerji testleri, solunum fonksiyon testi) konulabilir. Astım hastasının duyarlı olduğu alerjenler, çocuk alerji uzmanı tarafından yapılacak cilt ve kan testleri ile belirlenmektedir. Solunum fonksiyon testleri, akciğer fonksiyonlarındaki bozukluğun derecesini belirlemek için kullanılır. Astım hastasının bir çocuk alerji uzmanı tarafından muayene edilmesi, alerji testlerinin yapılması ve ilaç tedavisinin düzenlenerek takibe alınması oldukça önemlidir. Zira astım kronik bir hastalık olduğu için, ilaçların dozu ve çeşitliliği, ilaç tedavisinin ne zaman kesileceği ve hastalığın kontrol altına alınıp alınmadığı konularında uzmanlık gerekmektedir. Ayrıca, alerjen duyarlılığı saptanan bazı astımlı hastalarda çocuk alerji uzmanının uygulayacağı aşı tedavisi (immünoterapi) başlatılabilir” şeklinde sözlerine devam etti.
Geniz Akıntısı ve Hapşırık Görülebilir
Astım hastalarının karşılaşabileceği belirtiler hakkında bilgi veren Doç. Dr. Söğüt, “Astım hastalarının çoğunda alerjik nezle (burunda kaşıntı, geniz akıntısı, tıkanıklık, hapşırık), uyku apne hastalığı (geceleri uykuda horlama, ağzı açık uyuma, nefesini tutma) gibi olumsuz etkiler görülebilir. Ayrıca, gastroözofageal reflü hastalığı (geceleri ağzından yastığına su akması, geceleri yalanma, yutkunma, gündüzleri karın ağrısı, bulantı, geğirme, ağza acı-ekşi su gelmesi, boğazda ağrı ve yanma, ses kısıklığı) ve sinüzit de gözlemlenebilir. Bu durumların muayene sırasında sorgulanması oldukça önemlidir” dedi.
Astımlı Hastalara Tavsiyeler
Doç. Dr. Söğüt, son olarak astım hastalarının dikkat etmesi gerekenleri şu şekilde sıraladı:
- “Astım ilaçlarını çocuk alerji uzmanının önerdiği şekilde (düzenli olarak, uygun teknikle ve önerilen dozda) kullanmalısınız.
- Hastanın, çocuk alerji uzmanı tarafından belli aralıklarla (iki – üç ayda bir) kontrol muayeneleri yapılmalıdır.
- Bir astım atağı (öksürük, hırıltılı solunum) geçiren çocuk, çocuk alerji uzmanı tarafından tekrar değerlendirilmelidir.
- Alerjen duyarlılığı saptanmışsa, bu alerjenlerden mutlaka uzak durulmalıdır.
- Soğuk, rüzgarlı ve esintili havalarda dış ortamda egzersiz yapılmamalıdır.
- Sigara dumanı, boya ve parfüm kokularına maruz kalmaktan kaçınılmalıdır.
- Kalabalık, kapalı, tozlu ve rutubetli ortamlardan uzak durulmalıdır.
- Astımlı çocuğun odası aydınlık, güneş gören ve havadar olmalıdır. Odada rutubet olmamalıdır. Hastanın odasında haftada 3 gün ıslak bezle toz temizliği yapılmalı, hastanın yanında elektrik süpürgesi ile temizlik yapılmamalıdır.
- Astımlı çocuğun odasında kalın halı, kilim, halıflex ve kumaştan koltuklar olmamalıdır. İnce bir kilim bulundurulmalı ve bu kilim haftada bir silkelenmelidir. Yün yastık, yünlü battaniye ve yün yatağı kullanılmamalıdır. Pamuktan yapılmış yastık tercih edilebilir.
- Astımlı hasta, katkı maddeli ve baharatlı gıdalardan kaçınmalı, asitli içeceklerden uzak durmalıdır.
- Süt, yumurta, et, meyve ve sebze yeterli miktarda alınmalı, haftada 1-2 kez balık tüketilmelidir.”
(BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)