İsrail’in İran’a Düzenlediği Saldırı ve Olası Tepkiler
26 Ekim’de İsrail, İran’a yönelik bir saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırının hemen ardından, Tahran’dan gelen açıklamalar dikkat çekti. Aralarında iki üst düzey generalin de bulunduğu İranlı yetkililer, olası bir yanıt için tarih vermekten kaçındı. Amerikan basınında ise saldırının, yaklaşan 5 Kasım’daki başkanlık seçimlerinden önce ya da sonra yapılabileceğine dair farklı öngörüler yer aldı. İran İslam Cumhuriyeti lideri Ayetullah Ali Hamaney’in özel kalemi Muhammed Muhammedi Golpayegani, İsrail’in saldırısına atıfta bulunarak, “İran’ın Siyonistlere vereceği cevap, sert ve unutulmaz bir şekilde olacaktır” dedi.
Golpayegani, bu açıklamaları, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın haleflerinden biri olarak görülen ve Beyrut’ta geçtiğimiz günlerde İsrail saldırısında hayatını kaybeden Haşim Seyfeddin için 31 Ekim’de Tahran’da düzenlenen anma törenine katıldıktan sonra yaptı.
- İran ve İsrail: Askeri olarak kim daha üstün?
İsrail’in Hedefleri ve İran’ın Tepkisi

İsrail, 26 Ekim’de İran’ın Huzistan ve İlam bölgelerinde çeşitli askeri hedefleri vurdu. İran Devrim Muhafızları’nın komutanı Tümgeneral Hüseyin Salami, İsrail’e yönelik sert bir yanıt verdi. Salami, “Bir talihsizliğe daha başvurdunuz ve sonuçlarına katlanacaksınız… Kaçacak yeriniz yok” şeklinde bir uyarıda bulundu. İsrail’i “köksüz bir ağaç” olarak nitelendiren Salami, İsrail hükümetinin eylemlerinin, “kör ve mantıksız bir şekilde” hareket eden “parçalanan bir rejimin” davranışlarına benzediğini savundu. Bu açıklamalar, Fars Haber Ajansı’nın haberine göre, Şiraz’da düzenlenen bir “şehitleri anma etkinliği”nde yapıldı.
İran Devrim Muhafızları’nın ikinci komutanı Tuğamiral Ali Fadavi de, İran’ın vereceği yanıtın “kaçınılmaz” olduğunu belirtti. Fadavi, son 40 yılda İsrail’in her saldırısına karşılık verildiğini hatırlatarak, bu son saldırının da farklı olmayacağını ifade etti. “İran, Siyonistlerin değer verdiği her şeyi tek bir operasyonda hedef alma yeteneğine sahip” diyen Fadavi, Hizbullah’a da atıfta bulunarak, İsrail’in liderlerini ve kıdemli komutanlarını hedef almasının ardından bu grubun daha da güçlendiğini savundu. Fadavi’nin bu açıklamaları, İran tarafından finanse edilen Lübnanlı El Mayadeen televizyonuna verdiği bir röportajda yer aldı ve İran’daki resmi basın organları tarafından geniş bir şekilde yayımlandı.
ABD Seçimlerinden Önce Mi Sonra mı Olacak?

İranlı yetkililer, olası bir saldırı için kesin bir tarih vermekten kaçınırken, ABD merkezli medya kuruluşlarında saldırının zamanlamasına dair farklı öngörüler ortaya kondu. CNN, ismini açıklamadığı bir İranlı yetkilinin, saldırının 5 Kasım’daki ABD başkanlık seçimlerinden önce gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğunu söylediğini bildirdi. Axios haber sitesi ise İsrail istihbarat teşkilatının değerlendirmelerine dayanarak, İran’ın “önümüzdeki günlerde” Irak topraklarından bir saldırı başlatmaya hazırlandığını belirtti.
New York Times (NYT) gazetesine ismini vermeden konuşan üç İranlı yetkili, Hamaney’in 28 Ekim’de Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’ne İsrail’e saldırmaya hazırlanmaları talimatını verdiğini aktardı. Gazeteye konuşan kaynaklar, İsrail içinde düzinelerce askeri hedefin belirlendiğini ifade etti. Ancak aynı kaynaklar, Tahran’ın bölgede tansiyonun yeniden yükselmesinin, Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump’ın yeniden seçilmesine yarar sağlayabileceğinden endişe ettiğini ve bu nedenle saldırıların büyük ihtimalle Amerikan seçimlerinden sonra gerçekleşeceğini kaydetti.
İran, 1 Ekim’de İsrail’e 200’den fazla füze fırlatmıştı. İsrail Ordusu ise 26 Ekim’de bu saldırılara misilleme olarak Tahran yakınlarında ve ülkenin batısında füze üretim tesisleri dahil olmak üzere çeşitli hedefleri vurdu. İran, hava saldırılarında dört askerinin hayatını kaybettiğini açıkladı. İki ülke arasındaki gerilim, Gazze savaşı ve İsrail’in Lübnan’a başlattığı saldırılarla yeniden tırmanmış durumda.
- İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılar hakkında neler biliniyor?
- İsrail’in hava saldırılarında dört İran askeri öldürüldü; Tahran “kendini savunma hakkı” olduğunu belirtti.
- İran ve İsrail: Askeri olarak kim daha üstün?