Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yapay zekâ ve büyük veri teknolojilerinin havacılık sektörüne getirdiği yenilikleri AI In The Sky etkinliğinde anlattı. Etkinlikte, yerli ve milli teknolojilerin havacılık operasyonlarındaki rolüne dikkat çeken Uraloğlu, Türkiye’nin bu alandaki ilerlemelerinin küresel ölçekte önem taşıdığını vurguladı. Bakan, Türkiye’nin hava yolu ulaşımında ulaştığı noktayı ve geleceğe yönelik hedefleri de paylaşarak, bu dönüşümün ülkenin havacılık sektöründeki rekabetçiliğini nasıl artıracağını açıkladı.
Havacılıkta Dijital Dönüşüm: Türkiye’nin Avantajlı Konumu
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin coğrafi avantajlarını vurgulayarak, 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı, 51,2 trilyon dolar gayri safi milli hasılaya sahip 67 ülkenin merkezinde bulunduğunu belirtti. Bu stratejik konumun, Türkiye’yi dünya havacılık haritasında önemli bir merkez haline getirdiğine değinen Uraloğlu, “En hızlı, en güvenli ve en konforlu ulaşım yolunun havayolu olduğu bilinciyle; ülkemizin bu avantajlı konumunun potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için büyük yatırımlar yaptık” ifadelerini kullandı. Bu bağlamda, Türkiye’nin havacılık altyapısına yaptığı yatırımlar, küresel uçuş ağını genişletmek adına önemli bir adım olmuştur.
Havacılıkta Dijitalleşme ve Yapay Zeka Kullanımı
Uraloğlu, havacılığın küreselleşmenin en önemli aktörlerinden biri olduğunu ve bu alanda teknolojinin hızla geliştiğini ifade etti. Dijital teknolojilerin sektördeki en hızlı büyüyen alanlardan biri olduğunu belirten Uraloğlu, yapay zeka ve büyük veri teknolojilerinin kullanımıyla sektördeki verimliliğin artırıldığını söyledi. Özellikle yapay zekânın havacılık alanındaki en büyük katkılarından birinin otonom uçuş sistemleri olduğunu dile getiren Uraloğlu, bu sayede pilot hatalarının minimize edildiğini ve işletme maliyetlerinin düşürüldüğünü belirtti. Ayrıca, yapay zekâ ve büyük veri sayesinde uçuş operasyonlarında çevre dostu çözümler geliştirilerek emisyonların azaltılması ve sürdürülebilir bir havacılık sektörü oluşturulması hedefleniyor.
Yerli ve Milli Sistemler: İRADE ve ÇARE
Türkiye’nin hava trafik yönetiminde yerli ve milli yazılım ve cihazları kullanmaya başladığını duyuran Uraloğlu, bu alandaki ilk yerli ürünlerden biri olan İnteraktif Radar Analiz ve Data Ekranı (İRADE) hakkında bilgiler verdi. İRADE, havalimanına ait güncel meteorolojik veriler, ATIS bilgisi, notamlar, AIP ve radar görüntülerini tek bir ekranda toplayarak, kullanıcıya kolay erişim sağlıyor. Uraloğlu, İstanbul Atatürk ve Çukurova havalimanlarında kullanılan İRADE sisteminin, yerli teknolojiye geçişte önemli bir adım olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra, yerli ve milli olarak geliştirilen Sivil Gözetim Radarı (MGR) da Gaziantep Havalimanı’na kurularak, Aralık ayında kullanılmaya başlanacak. Bu sistem, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltarak yerli üretim kapasitesinin artırılmasına olanak tanıyacak.
Çok Amaçlı Radar Ekranı (ÇARE) sistemi ise hava trafik kontrolörlerinin uçuş verilerini gerçek zamanlı olarak harita üzerinde görüntülemesine olanak tanıyor. ÇARE, 40’tan fazla havalimanında kullanılmakta ve ülke sınırlarını aşarak Azerbaycan’da da hizmete girmiştir. Bu yerli radar sistemleri, hava trafiği yönetimini daha güvenli, etkin ve çevre dostu hale getirmeyi amaçlıyor.
Dijitalleşme ve Yapay Zeka Destekli Yeni Sistemler
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin sivil havacılık alanındaki dijital dönüşümünü daha da ileriye taşımak için yeni bir model oluşturduklarını açıkladı. Kurumsal Dönüşüm Modeli (KDM), havacılık otoritelerinin ihtiyaç duyacağı tüm dijital altyapıyı, yapay zeka ve büyük veri teknolojileri ile entegre ederek sunuyor. Bu model, hem sektördeki emniyet ve verimliliği artırmayı hem de sürdürülebilir bir havacılık sistemi yaratmayı hedefliyor. KDM, ayrıca eğitimlerin şeffaf ve bağımsız bir ölçüm mekanizmasına dayalı olarak düzenlenmesini sağlıyor. Bu sayede, havacılık çalışanlarının eğitim kalitesinin arttırılması ve verimli bir öğrenme sürecinin oluşturulması sağlanıyor.
Yeni Teknolojilerle Verimli ve Güvenli Uçuşlar
Uraloğlu, yeni geliştirilen yazılım ve teknolojilerin sadece operasyonel verimliliği değil, aynı zamanda hava trafiği güvenliğini de artıracağını belirtti. OLS/CNS yazılımı, havaalanı çevresindeki potansiyel engellerin otomatik olarak haritalara yansıtılmasını sağlayarak, havacılık otoritelerinin gereksinimlerine uygun yüksek doğrulukla sonuçlar sunuyor. Ayrıca, İHA Takip ve Trafik Yönetim Sistemi, otonom ticari taşımacılık ve drone kullanımını hızlandırarak operasyonel verimliliği arttırıyor. Bu sistemler sayesinde, uçuş güvenliği en üst düzeyde sağlanıyor.
Sonuç ve Gelecek Perspektifi
Bakan Uraloğlu’nun açıklamaları, Türkiye’nin havacılık sektöründe yerli teknolojilerle gerçekleştirdiği dijital dönüşümün bir parçası olarak büyük bir adım attığını gösteriyor. Yapay zeka ve büyük veri teknolojilerinin entegrasyonu sayesinde, hava trafiği yönetiminde çevre dostu ve verimli çözümler üretilirken, Türkiye’nin havacılık sektöründe küresel rekabetteki gücü de pekiştirilmektedir. Yerli ve milli üretimle yapılan bu dönüşüm, sadece ulusal bağımsızlık açısından değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve güvenli bir havacılık sektörü için de büyük bir fırsat yaratıyor.