Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara’da düzenlenen encümen toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, Suriye’nin içinde bulunduğu zor durumda yerel yönetimler olarak katkı sağlamak amacıyla, TBB olarak savaş ve yıkımı yaşayan Suriye şehirlerine bir heyet göndermeyi kararlaştırdıklarını duyurdu. İlk aşamada Şam’a yapılacak ziyaretin, Türkiye’deki geçici koruma altındaki Suriyelilerin gönüllü ve onurlu bir şekilde geri dönüşlerini desteklemeyi hedeflediğini belirten İmamoğlu, bunun için yerel yönetimler arasında iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu adımların, Suriyeli belediyelere yönelik verilmesi planlanan kapsamlı desteğin, farklı etnik ve inanç gruplarının barış içinde bir arada yaşamasına katkı sağlayacağını ifade etti.
İmamoğlu, sürecin Dışişleri Bakanlığı ve Şam Büyükelçiliği ile koordineli bir şekilde yürütüleceğini de sözlerine ekledi. Türkiye ve Suriye arasındaki bu iş birliği, bölgedeki barış ve istikrar için önemli bir adım olarak görülüyor.
TBB ve Belediyelerin Sorunları Üzerine Görüşmeler
İmamoğlu, encümen toplantısının ardından yaptığı açıklamalarda, belediyelerin karşılaştığı sorunlara da değindi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 105. yıl dönümünü kutlayarak başladığı konuşmasında, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye’deki belediyelerinin pek çok sorunla karşı karşıya kaldığını belirten İmamoğlu, özellikle merkezi hükümet tarafından oluşturulan yapay sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Belediyelere yönelik iş makinesi ve araç desteği gibi yardımların süreceğini, ancak adaletsiz dağıtım sistemlerinin de düzeltilmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle deprem bölgesindeki belediyelere yapılan yardımların önemine değinen İmamoğlu, bu tür yardımların eşitlikçi bir şekilde yapılması gerektiğini söyledi.
Kayyum Atamaları ve Demokrasi Eleştirisi
İmamoğlu, Türkiye’deki demokrasiye yönelik ciddi endişeler taşıdığını ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından muhalefet partilerine ait belediyelere yönelik kayyum atamalarına sert tepki gösterdi. Bu tür uygulamaların, Türkiye’nin demokratik değerlerine gölge düşürdüğünü belirten İmamoğlu, merkezi iktidarın yerelde muhalefet pozisyonuna geçmesinin demokrasiyi tehdit ettiğini savundu. Kayyum atamalarının ve ekonomik operasyonların, yerel yönetimlerin etkinliğini kısıtladığını ve halkın iradesine saygı gösterilmediğini söyledi. İmamoğlu, bu tür uygulamaların Türkiye’deki demokrasiye zarar verdiğini ve bu konuda 2025 yılında daha adil bir yönetim anlayışının hakim olmasını diledi.
Adaletsizlik ve Belediyelere Yönelik Mali Baskılar
İmamoğlu, son dönemde belediyelere yönelik yapılan mali baskılara da dikkat çekti. Özellikle SGK borçları bahanesiyle bazı belediyelere uygulanan kesintilerin adaletsiz olduğunu belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bir önceki ay ödeneğinden, belediye yönetimi habersiz bir şekilde 1,1 milyar lira kesinti yapıldığını belirten İmamoğlu, bu tür uygulamaların belediyelerin mali yapısını zorladığını ve yerel hizmetleri olumsuz etkilediğini ifade etti. Ayrıca, İzmir’de AKP’li bir belediyeye hazine arazisi verilerek, bu belediyenin borçlarının kapatılmasına yardımcı olunmasını örnek gösteren İmamoğlu, bu tür ayrıcalıklı uygulamaların diğer belediyelere de eşit bir şekilde yapılması gerektiğini belirtti.
İzmir Örneği ve Partizanlık Eleştirisi
İzmir’deki bir belediyeye yapılan pozitif ayrımcılığı örnek gösteren İmamoğlu, merkezi hükümetin bazı belediyelere uyguladığı farklı muameleleri eleştirdi. Bu tür uygulamaların, belediyelere eşit hizmet sunma anlayışına ters olduğunu söyledi. Ayrıca, hükümetin bu tür ayrımcı uygulamalarla sadece yerel yönetimleri değil, tüm Türkiye’nin adalet ve eşitlik anlayışını zedelediğini ifade etti.
Belediyelerin Mali Sorunlarının Çözümü İçin İş Birliği Çağrısı
İmamoğlu, belediyelerin karşılaştığı mali sorunların çözülmesi için daha fazla iş birliği yapılması gerektiğini belirtti. TBB olarak, belediyelerin borçlarını ödemeleri için öneriler geliştirdiklerini ve bu sorunların çözülebilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve diğer ilgili bakanlıklarla iş birliği yapmayı teklif ettiklerini ifade etti. Ancak, hükümetin bu konuda samimi adımlar atmakta zorlandığını ve belediyelere karşı yapılan mali baskıların artarak devam ettiğini belirtti.
Kayyum Uygulamalarına Karşı Duruş ve 2025 Yılına Dair Umut
Son olarak, İmamoğlu, kayyum atamalarına karşı kesin bir duruş sergilediğini belirterek, bu uygulamaların reddedilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca, 2025 yılında Türkiye’nin gerçek demokratik değerlere kavuşmasını temenni etti. Tüm yerel yönetimlerin eşit haklarla yönetilmesi gerektiğini ve adaletin her alanda sağlanmasının önemini vurgulayan İmamoğlu, 2025 yılında adil bir sistemin kurulmasını ve yerel yönetimlerin halkın iradesine uygun bir şekilde hizmet vermesini diledi.
Suriye’de Barış ve İstikrar Arayışı
İmamoğlu, Türkiye’nin güney sınırındaki Suriye’deki duruma da değindi. Suriye’deki iç savaş ve insani kriz, bölgedeki halkın yaşamını zorlaştırmış durumda. Türkiye’nin, Suriye’de barış ve istikrarı yeniden sağlamak için elinden geleni yapmaya devam edeceğini belirten İmamoğlu, TBB olarak Suriye’nin yeniden inşasına katkı sağlamayı ve bu süreçte yerel yönetimlerin desteklerinin çok önemli olduğunu söyledi. 2025 yılı için umutlu bir bakış açısıyla, hem Türkiye hem de Suriye halkı için barış dolu bir geleceğin mümkün olduğunu ifade etti.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açıklamaları, Türkiye’deki yerel yönetimlerin karşılaştığı zorluklara ve adalet arayışına dair önemli bir ışık tutuyor. Belediyelerin güçlendirilmesi, adaletin sağlanması ve yerel hizmetlerin eşit bir şekilde sunulması, İmamoğlu’nun gündeminde ön planda yer alan konular arasında. Özellikle kayyum atamaları, mali baskılar ve adaletsiz uygulamalar karşısında dik duruş sergileyen İmamoğlu, 2025 yılına dair umutlarını ve çözüm önerilerini kamuoyu ile paylaştı. Suriye konusunda da, bölgedeki barış ve huzurun sağlanması için yerel yönetimlerin desteğiyle somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.