Türkiye, savunma sanayiindeki büyük atılımlarına bir yenisini daha ekledi. Denizaltından ateşlenen Kapsüllü ATMACA seyir füzesi, Savunma Sanayii Başkanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve ROKETSAN iş birliğiyle gerçekleştirilen test atışında başarıya ulaştı. Bu test atışı, Türkiye’nin denizaltıdan füze ateşleme yeteneğini dünyadaki sayılı ülkelerle aynı seviyeye taşıyan önemli bir gelişme olarak kaydedildi.
Test, TCG PREVEZE denizaltısından gerçekleştirildi ve Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci’nin de katılımıyla yapıldı. Gelişmeyi duyuran Haluk Görgün, “Mavi Vatan’ın çelik kılıcı ATMACA, artık denizlerin altından da hedefini vuracak!” ifadeleriyle bu önemli adımı duyurdu. Görgün, aynı zamanda bu büyük başarının elde edilmesinde emeği geçen tüm yetkililere teşekkür etti ve Türk savunma sanayisinin karada, havada ve denizde tam bağımsız bir geleceğe doğru ilerlediğini vurguladı.
Türkiye’nin Yeni Savunma Yeteneği
Bu test atışı, Türkiye’nin denizaltılardan ateşlenen gemisavar füze ateşleme kabiliyetine sahip az sayıda ülkeden biri olma yolundaki adımlarını pekiştirdi. 2021’de dönemin Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir tarafından duyurulan proje, TCG PİRİREİS Denizaltısı’nın teslimat töreninde Türk Deniz Kuvvetleri tarafından ilk kez sergilenen ATMACA-Denizaltı kapsülünün ardından büyük bir adım daha atılmış oldu.
ATMACA füzesinin, UGM-84 Sub Harpoon gemisavar füzeleri ile benzerlik gösterdiği belirtilebilir. UGM-84 Harpoon, denizaltıların 533 mm torpido kovanlarıyla uyumlu bir taşıyıcı kapsül aracılığıyla denizaltından yüzeye çıktıktan sonra, roket motoru ile uçuşa başlar ve seyir turbojet motoru ile devam eder. Ancak ATMACA’nın denizaltılar için uyarlanmış versiyonu, torpidolara göre çok daha uzun menzil ve gelişmiş özellikler sunabiliyor. Bu özellik, ATMACA’nın çok daha yüksek etkinlik ve hassasiyetle hedeflere ulaşmasını sağlıyor.
ATMACA’nın Avantajları
Denizaltılardan ateşlenen ATMACA, radar kesit alanı azaltılmış ve düşük seyir irtifası gibi özellikleriyle tespit edilmesini zorlaştıran bir teknolojiye sahip. Bu, saldırıya karşı tepki verilmesini daha da güçleştiriyor ve denizaltılardan yapılan füze saldırılarının başarı şansını artırıyor. ATMACA’nın sahip olduğu bu özellikler, sadece gemilere karşı değil, ilerleyen süreçlerde kara hedeflerine karşı da kullanılabilecek bir potansiyel sunuyor.
Denizaltıdan ateşlenebilen bu füze, Türkiye’nin savunma sanayiinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Füzeler, daha zorlu hedeflere karşı etkinlik sağlayarak denizaltılar için uzun menzilli bir angajman alternatifi sunuyor. Bu, Türkiye’nin askeri gücünü artırırken, aynı zamanda savunma sanayiinde kendi kendine yeterliliğini pekiştiriyor.
Gelecekteki Potansiyel: ATMACA ve Yeni Teknolojiler
Geçtiğimiz SAHA EXPO fuarında, MİLDEN’in dikey atım sistemi ile GEZGİN seyir füzesi ve torpido kovanından ATMACA füzesinin atılabilmesine yönelik planların paylaşılması, Türkiye’nin bu alandaki hedeflerini bir adım daha ileriye taşıyor. Bu tür gelişmeler, Türk savunma sanayisinin denizaltı, kara ve hava hedeflerine karşı çok yönlü bir savunma stratejisi geliştirdiğini gösteriyor.
Sonuç olarak, Denizaltından Ateşlenen Kapsüllü ATMACA füzesinin başarılı test atışı, Türkiye’nin denizaltı savunma kabiliyetlerini güçlendiren ve dünya çapında sayılı ülkelerin sahip olduğu bir yetenek kazanmasını sağlayan önemli bir adım oldu. Türk savunma sanayii, teknolojik ilerlemelerle karada, havada ve denizde daha bağımsız ve güçlü bir Türkiye için çalışmalarını sürdürüyor.