Antalya Büyükşehir Belediyesi, kentin zengin tarihi ve kültürel mirasını koruma ve gelecek nesillere aktarma konusundaki kararlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu kapsamda, Kepez İlçesi Kızıllı Mahallesi’nde bulunan ve 19 Mart 2024 tarihinde ASAT Genel Müdürlüğü bünyesine geçen tescilli kültür varlığı olan tarihi ‘Dört Kubbeli Su Sarnıç Yapısı’ için önemli bir restorasyon projesi başlatıldı. Antalya Büyükşehir Belediyesi, ASAT Genel Müdürlüğü ve Antalya Valiliği’nin ortak yürüttüğü bu titiz çalışma ile yıllarca kaderine terk edilen bu eşsiz yapı, aslına uygun şekilde restore edilerek yeniden hayat bulacak ve gelecek kuşakların tarihi mirası olarak korunacak.
Tarihi Yapıya Koruma Eli Uzatılıyor
Kepez İlçesi Kızıllı Mahallesi’nde yer alan ve uzun yıllardır bakımsız bir şekilde bekleyen, hatta kaçak kazılarla tahrip edilerek yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalan dört kubbeli su sarnıcı için umut ışığı doğdu. Antalya Büyükşehir Belediyesi, ASAT Genel Müdürlüğü ve Antalya Valiliği’nin güç birliğiyle hayata geçirilen restorasyon projesi, bu tarihi yapının yeniden ayağa kaldırılmasını sağlayacak. ASAT Genel Müdürlüğü Etüt ve Plan Dairesi Başkanı Levent Hansu, proje hakkında detaylı bilgiler verdi. Hansu, “Kentimizde bulunan mevcut tarihi yapıların korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla gerekli çalışmaları yapıyoruz. Eski su yapılarının tekrar kentimize kazandırılmasına yönelik koruma kullanım ve sürdürülebilirlik ilkesine bağlı kalarak bir çalışmaya başladık. Antalya Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulunca 2012 yılında tescilli alan kabul edilen bu yapı, 2023 yılında koruma alanıyla birlikte mülkiyeti ASAT Genel Müdürlüğüne bağlı olan yerde çalışma yürütüyoruz. Yapıya yönelik çalışma iki aşamadan oluşmakta. Projelendirme aşamasında restitüsyon, rölöve ve restorasyon çalışmaları ile kullanımına yönelik çevre düzenlemesi” diye konuştu. Bu açıklamalar, projenin titizlikle yürütüleceğini ve yapının özgünlüğünün korunacağını gösteriyor.
Kaçak Kazılarla Tahrip Edilmiş Bir Miras
ASAT Harita Kadastro Teknikeri Tayfun Mercan, tarihi yapının geçmişteki ihmalini ve uğradığı zararı gözler önüne serdi. Mercan, “İçinde ve çevresinde kaçak kazı yapıldığı belirlenen sarnıcın yan duvarları kazılarak yıkılmış. İçi ise çöplüğe dönmüş durumdaydı. Sarnıca giden bir yol dahi yoktu, su sarnıcının içinde balçık ve su birikintileri, eski lastikler, hayvan leşleri bulunuyordu. Önce buranın yolunu açtık sonra yapının içini temizledik, yapının etrafını çitle kapattık. Burayı daha korunaklı ve aslına uygun bir yapı haline getirerek tarihe sahip çıkacağız. Gelecek nesillerde bu tarihi yapıyı özgün şekliyle görmüş olacak” dedi. Mercan’ın ifadeleri, restorasyonun ne kadar önemli ve gerekli olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Antalya’da Benzeri Olmayan Bir Su Yapısı
Araştırmacı ve yazar Giray Ercenk, tarihi sarnıcın yaklaşık 300 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek yapının önemini vurguladı. Ercenk, “Döşemealtı ve Kepez ilçelerinde özellikle Yörüklerin içme suyu, tarımsal ve hayvansal sulama amaçlı yol güzergahlarında inşa edilen su sarnıçları bulunur. Bu bölge önemli bir su biriktirme havzası. Yörükler kış ve bahar aylarını burada geçiriyordu. Suya ihtiyaçları olduğu için saklama ve kullanımı için bu tür yapılara ihtiyaç duydular. Bu bölgeye sarnıçlar ülkesi diyebiliriz. Yaklaşık 90 sarnıç bulunuyor. Dört kubbeli bu sarnıç ise Antalya kırsalında eşi benzeri olmayan bir yapı. Yaklaşık 300 yıllık bir geçmişi olduğunu düşünüyorum. Tarihi su sarnıcının aslına uygun şekilde restore edilmesi kültürel olarak çok önemli, bugünkü bakımsız ve atıl durumdan kurtuluyor mutlu oldum” diyerek Antalya Büyükşehir Belediyesi, ASAT Genel Müdürlüğü ve Antalya Valiliği’ne teşekkürlerini iletti. Ercenk’in sözleri, yapının tarihi ve kültürel değerini açıkça ortaya koyuyor.
Teknolojik İncelemeler ve Gelecek Vizyonu
Projelerde görevli Mimar Döne Rabia Bakır Yılmaz, dört kubbeli sarnıcın mimari yapısının eşsizliğine dikkat çekerek, “Kesinlikle korunması ve tarihimize kazandırılması gereken bir yapı. Yapının teknolojik cihazlara üç boyutlu taraması ve ölçümleri yapıldı. Çevre düzenlemesi kazıları ve temizliği yapılacak. İklim krizi ve küresel ısınma sebebiyle suyu daha çok depolamamız gerekiyor, o yüzden bu yapıda aslına uygun biçimde su sarnıcı olarak kullanılacak” diye konuştu. Yılmaz’ın açıklamaları, restorasyonun sadece tarihi koruma amaçlı olmadığını, aynı zamanda yapının iklim değişikliğiyle mücadelede su depolama işlevinin de yeniden kazandırılacağını müjdeliyor. Bu vizyoner yaklaşım, tarihi mirasa sahip çıkmanın ötesinde, geleceğe yönelik sürdürülebilir çözümler üretme çabasını da gösteriyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu anlamlı girişimi, diğer yerel yönetimlere de örnek teşkil edecek nitelikte.