Lockheed Martin, F-35 uçağını altıncı nesil teknolojiyle güçlendirmeyi hedeflediğini açıkladı. Şirket, bu kapsamda gelişmiş gizlilik yetenekleri, yeni silahlar ve hatta muhtemelen insansız pilotaj seçeneği üzerinde çalışmalar yürütüyor. Lockheed CEO’su Jim Taiclet, önümüzdeki iki veya üç yıl içinde F-35 için “anlamlı bir artışa” sahip olabileceklerine inandığını belirtti.
NGAD Kaybını F-35 ile Telafi Etme Stratejisi
Lockheed, bu teknolojileri başlangıçta Hava Kuvvetleri’ne Yeni Nesil Hava Hakimliği (NGAD) savaşçısı için yaptığı sunumun bir parçası olarak geliştirmişti. Ancak Hava Kuvvetleri Boeing’in önerisini kabul etmişti. Taiclet, NGAD teknolojisini “süper şarjlı” bir F-35’e taşımanın, şirketin bir NGAD savaşçısının kapasitesinin %80’ini yarı maliyetle sunmasını sağlayacağını iddia etti. Nisan ayında yatırımcılarla yaptığı bir kazanç görüşmesinde Taiclet, Lockheed’in “F-35’in şasisini alıp onu bir Ferrari’ye dönüştüreceğini” söylemişti.
Yeni Nesil F-35’in Özellikleri
Taiclet, bu geliştirmelerin F-35’in kızılötesi ve radar sinyallerinden kaçmasına yardımcı olacak gizlilik kaplamalarının geliştirilmesini ve uçağın dış gövde şeklinin, özellikle motor giriş ve çıkışlarının daha gizli hale getirilmesini içerebileceğini söyledi. Ayrıca, beşinci nesil ve üzeri bir F-35’in daha iyi elektronik harp yeteneklerine, ağ oluşturma ve otonomiye sahip olabileceğini ve bunların jeti “pilot isteğe bağlı” hale getirmek için kullanılabileceğini belirtti. Altıncı nesil uçaklar için tasarlanan bazı silahların da F-35’in envanterine eklenebileceği ifade edildi.
Taiclet, bu kabiliyetlerden bazılarının iki veya üç yıl içinde ilk uçuşa ve F-35’e entegrasyona hazır olabileceğini ancak teknoloji gelişiminin aşamalı olarak hayata geçirilmesi gerektiği konusunda uyardı. “Üretim akışını kesintiye uğratmadan, aynı anda çok fazla yeni ekipman veya çok fazla yeni yazılım tanıtmanız mümkün değil” dedi.
Sistem Entegrasyonu ve TR3 Yükseltmeleri
Lockheed Martin ayrıca F-35’in, Hava Kuvvetleri’nin “sistemler ailesi” konseptinin bir parçası olarak altıncı nesil uçaklar, işbirlikçi savaş uçakları gibi insansız hava araçları ve diğer teknolojiler de dahil olmak üzere diğer uçaklarla daha iyi arayüz oluşturma yollarını arıyor. Taiclet, “Geleceğin hava üstünlüğü programına bakmanın yolu bu,” diyerek, “Sadece uçaktan uçağa, hangisinin daha hızlı olduğu, hangisinin daha sıkı döndüğü, hangisinin en uzun uçuş süresine sahip olduğu değil, aynı zamanda hava üstünlüğü yaratmak için daha geniş bir ekosistemle nasıl etkileşime girdiği ve etkileşime girebileceği”ni vurguladı.
Taiclet ayrıca F-35’lerin Teknoloji Yenileme 3 (TR3) yükseltmeleri ve en yeni Ortak Taarruz Uçaklarının muharebede uçmaya hazır hale getirilmesi çabaları hakkında da bilgi verdi. TR3 yükseltmeleri, F-35 için geliştirilmiş bir çekirdek işlemci, daha iyi bellek ve pilotlar için daha sofistike bir ekran içeriyor. Taiclet, bu donanımın geliştirilmesinin tamamlandığını ve L3Harris tarafından üretildiğini, TR3 yazılım entegrasyonunun da tamamlandığını söyledi.
F-35’lerin şu anda üretim hatlarında, çoğunlukla Lockheed’in Teksas, Fort Worth tesisinde TR3 donanım ve yazılımının kurulu olduğu belirtildi. Bu yeni F-35’ler ayrıca, algılama kabiliyetini artırmak için jetin etrafına yerleştirilmiş altı antenden oluşan yeni bir dağıtılmış açıklık sistemi alıyor. Dağıtılmış açıklık sistemi, Blok 4 olarak bilinen daha önemli bir yükseltme için ihtiyaç duyulan ilk donanım parçası.
Ancak Taiclet, bu yeni sensör setini ve kendi yazılımını TR3 ile entegre etmenin yeni bir zorluk ortaya çıkardığını ve şu anda “programın biraz gerisinde” olduğunu söyledi. Taiclet, “Bu durum gerçekleştiğinde, bu yılın sonuna kadar teslim edilen tüm uçakların muharebe kabiliyetine sahip olacağını ve müttefiklerimiz ve hizmetlerimiz için ön cephede görev yapabilecek duruma geleceğini düşünüyoruz” dedi.