Türk Tiyatrocu Naşit Özcan Hayata Veda Etti

Türk Tiyatrocu Naşit Özcan Hayata Veda Etti - RayHaber
Türk Tiyatrocu Naşit Özcan Hayata Veda Etti - RayHaber

Türk tiyatrosu camiası, acı bir kayıpla sarsıldı. İki ay önce geçirdiği beyin kanaması sonucu hastanede tedavi gören usta tiyatro sanatçısı Naşit Özcan, 68 yaşında hayata gözlerini yumdu. Acı haber, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı Şehir Tiyatroları Müdürlüğü tarafından yapılan duygusal bir açıklamayla duyuruldu.

Şehir Tiyatroları’nın resmi açıklaması, Türk tiyatrosunda “Komik-i Şehir Naşit Efendi” ile başlayan, Selim Naşit ve Adile Naşit gibi iki büyük isimle devam eden efsanevi geleneğin üçüncü kuşak temsilcisi olan Naşit Özcan’ın kaybının derin üzüntüsünü dile getirdi. Açıklamada, “İstanbul Şehir Tiyatrosu Ailesi olarak, değerli sanatçımız Naşit Özcan’a rahmet, yakınları, sevenleri ve tiyatro camiasına başsağlığı dileriz” ifadelerine yer verildi.

Selim Naşit Özcan’ın kıymetli oğlu ve Türk sinemasının gülen yüzü Adile Naşit’in sevgili yeğeni olan Necip Naşit Özcan, geçirdiği talihsiz beyin kanaması sonrası uzun süredir yoğun bakım ünitesinde tedavi görüyordu. Sanat camiası ve sevenleri, usta oyuncunun sağlığına kavuşması için umutla beklerken, gelen bu acı haber büyük üzüntü yarattı.

“Şehir Tiyatroları’nda 35 Yılım Geçti”

Naşit Özcan, 2022 yılında Hülya Koçyiğit’in sunumuyla TRT-2 ekranlarında yayınlanan ‘Film Gibi Hayatlar’ programına konuk olmuş ve tiyatroya olan tutkusunu ve sanat dolu ailesiyle olan bağını samimi bir şekilde anlatmıştı. Dedesi Naşit Bey, halası Adile Naşit ve babası Selim Naşit gibi Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinin mirasını taşımanın gurur verici ancak aynı zamanda ağır bir sorumluluk olduğunu dile getiren Özcan, “Böyle bir ailede olmak gururlu, çok ağır bir yük. Eğer onların yolunda ilerliyorsanız hele çok daha ağır bir yük. Ben inanıyorum ki Naşit’lerin soyadını hiç yere düşürmedim. Şehir Tiyatroları’nda 35 yılım geçti. Birçok ödüller aldık” sözleriyle sanat hayatına olan bağlılığını ve ailesine duyduğu saygıyı ifade etmişti.

“Nejat Uygur’dan Çok Şey Öğrendim”

Tiyatroya Nejat Uygur’un yanında adım atan Naşit Özcan, usta sanatçıyı bir hoca olarak tanımlamış ve ondan çok şey öğrendiğini belirtmişti. Nejat Uygur’un sahnedeki disiplinine ve sanatına olan saygısına vurgu yapan Özcan, “Onun yanında çok şey öğrendim. O benim hocamdı. Nejat abi çok sert bir adamdı sahnede. Evet kuliste çok ağır disiplinleri vardı. ‘Kapıdan girerken dedikodunuzu paspasın altına bırakın çıkarken alırsınız’ diye bir yazısı vardı, hiç unutmam” anısıyla Nejat Uygur’a olan minnetini dile getirmişti.

Ailesinin İlk Başta Karşı Çıkması ve Halamın Özrü

Tiyatrocu olmaya karar verdiğinde ailesinin ilk başta bu duruma karşı çıktığını anlatan Naşit Özcan, halası Adile Naşit’in kendisine verdiği destekle bu zorluğun üstesinden geldiğini duygusal bir şekilde aktarmıştı. Halamın, babası ve kendisi için hiçbir zaman bir ayrıcalık yapmadığını, ancak Nejat Uygur Tiyatrosu’nda kendisini izledikten sonra finalde sahneye çıkarak herkesin içinde kendisinden özür dilediğini ve yeteneğini takdir ettiğini söylemişti. Afife Jale Ödülleri’nde en iyi erkek oyuncu adayı olduğu sene babasının gözlerindeki gururu görmesinin kendisi için çok önemli olduğunu vurgulayan Özcan, “Naşit Özcan olarak devam ettiğim için kimse benim aileden geldiğim için torpilli diyemediler. O yüzden de ne yaptımsa tek başına yaptım. Duyuyorlarsa ruhları şad olsun. Yukarıda çok güzel ve müthiş bir kadro var. İnşallah biz de oraya gittiğimizde o kadronun yanına gideriz diye düşünürüm” sözleriyle ailesine olan derin sevgisini ve saygısını dile getirmişti.

Adile Naşit’in Evlat Acısı

Adile Naşit’in 15 yaşındayken kaybettiği oğlu Ahmet’in acısını ömrü boyunca yüreğinde taşıdığını ve kendi oğluna da Ahmet adını verdiğini anlatan Naşit Özcan, halasının her akşam işten döndüğünde yemeğe otururken gözyaşlarını tutamadığını ve bu acının onu hastalığa götürdüğünü üzüntüyle paylaşmıştı.

“Halam Hiç ‘Ben Starım’ Diyerek Dolaşmadı”

Günümüzdeki bazı genç sanatçıların “ben oldum” havalarına gönderme yapan Özcan, halası Adile Naşit’in mütevazı yaşam tarzını örnek göstererek, “Şimdiki gençlerde ben oldum havası var. Halamın elinde çantası ile Levent’te şarküteri ya da manava giderdi. Hiç hayatı boyunca ben starım diye dolaşmadı mesela. Hiç hatırlamıyorum. Babam da öyle. Mütevazı değiller şimdi ve sanıyorlar ki sanatı biz yarattık” sözleriyle sanatçıların mütevazılığının önemine dikkat çekmişti.

Sanatla Dolu Bir Ömür

1 Ocak 1957’de İstanbul’da doğan usta oyuncu Necip Naşit Özcan, Tuluat Ustası Naşit Bey’in torunu ve tiyatro sanatçıları Selim Naşit Özcan ile Sotiriya Hanım’ın oğluydu. İlk olarak 1971 yılında Gönül Ülkü – Gazanfer Özcan Tiyatrosu’nda sahneye çıkan Özcan, profesyonel tiyatro hayatına 1977 yılında Akbank Çocuk Tiyatrosu’nda başladı. Nejat Uygur Tiyatrosu, Şan Müzikholü, Abdullah Şahin Tiyatrosu gibi birçok önemli tiyatroda çalıştıktan sonra 1988 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları ailesine katıldı ve sayısız oyunda unutulmaz karakterlere hayat verdi. 1994 ve 2000 yıllarında Afife Jale Ödülleri’ne en iyi erkek oyuncu dalında aday gösterilen Naşit Özcan, tiyatronun yanı sıra çeşitli televizyon, sinema ve reklam filmlerinde de rol almış, aynı zamanda başarılı bir seslendirme sanatçısı olarak da tanınmıştır. 2014-2015 yılları arasında Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde canlandırdığı karakterle de geniş kitlelerin beğenisini kazanmıştır.

Türk tiyatrosu, Naşit Özcan’ın vefatıyla değerli bir sanatçısını daha kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyor. Onun sanatına olan bağlılığı, ailesine duyduğu saygı ve mütevazı kişiliği her zaman hatırlanacak ve Türk tiyatro tarihinde saygın bir yer edinecektir.