Hitachi Rail, Hamburg-Berlin demiryolu koridorunun 200 kilometrelik bir bölümünü modernize etmek üzere DB InfraGO’dan sözleşme aldı. Bu önemli yüksek hızlı rotada hızı, kontrolü ve güvenliği artırmak için Paulinenaue ve Schwanheide arasında gelişmiş CCS sistemleri sunulacak. Proje, Almanya’nın demiryolu altyapısını dijitalleştirme ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma çabalarının önemli bir parçası.
Kapsamlı Modernizasyon Çalışmaları
Sözleşme kapsamında, elektronik kilitleme sistemlerinin, hat kenarı bileşenlerinin, tren koruma sistemlerinin, güç kaynağının, dingil sayım cihazlarının ve iç mekan ekipmanlarının yenilenmesi yer alıyor. Hitachi Rail ayrıca daha iyi operasyonel akış için hat düzenlerini ayarlayacak.
Yeni Crossover’lar: Zernitz ve Vietznitz’de iki yeni crossover inşa edilecek.
Hız ve Kontrol: Koridor boyunca 230 km/s’ye kadar azami hızı koruyacak şekilde sürekli otomatik tren kontrol sistemi (LZB) geliştirilecek.
Seyahat Süresi: Hamburg ve Berlin arasındaki seyahat süresi 90 dakikada kalacak, bu da uzun mesafe yolcu taşımacılığındaki talebi sürdürmek için önemli bir faktör. Modern CCS teknolojisi, rota boyunca yüksek güvenilirlik ve verimlilik sağlayacak.
Yeni Nesil Kontrol Sistemleri ve Stratejik Adım
Hitachi Rail, ESTW L90 platformuyla ülkenin en yoğun koridorlarından biri için geleceğe hazır bir sinyalizasyon sistemi sunuyor. Bu teknoloji, DB’nin dijital altyapı hedeflerini güçlendiriyor ve Avrupa demiryolu entegrasyonunu destekliyor.
Hitachi Rail Almanya Proje Yöneticisi André Fritzsche’ye göre, şirketin yeniliği, “Almanya’nın demiryollarını modernize etmek ve Avrupa genelindeki yüksek hızlı ağı genişletmek için stratejik bir adım.” DB, sözleşmeleri Mayıs ayında tamamladı. Büyük çalışmalar Ağustos ayında başlayacak ve dokuz ay sürmesi planlanıyor, tamamlanmasının ise 2026 baharında gerçekleşmesi bekleniyor.
Almanya’nın İklim ve Kapasite Hedeflerine Destek
Hamburg-Berlin modernizasyonu, Deutsche Bahn’ın yüksek performanslı koridorları yükseltme yönündeki ulusal çabasının bir parçasıdır. Bu projeler, ulaşımı karbondan arındırmayı ve Trans-Avrupa Ulaşım Ağı (TEN-T) ile uyumlu hale getirirken ağ kapasitesini genişletmeyi amaçlamaktadır. Bu dijital dönüşüm, sürdürülebilirliğe, bölgesel mobiliteye ve sınır ötesi demir yolu gelişimine yönelik uzun vadeli bir yatırımı temsil ediyor.