Kuzey Kore’de Akıllı Telefonların Gizli Gözetimi
Kuzey Kore, dünya genelinde en kapalı ve baskıcı rejimlerden biri olarak bilinir. Bu bağlamda, ülke içindeki bireylerin özgürlükleri ciddi şekilde kısıtlanmaktadır. Son günlerde, bir akıllı telefonun gizlice ülke dışına çıkarılması, Kim Jong-Un rejiminin vatandaşlar üzerindeki gözetim ve denetim faaliyetlerinin boyutlarını gözler önüne sermiştir. Bu gizli cihaz, siyasi otoritenin bilgi akışını kontrol etme çabalarının ne denli ileri gittiğini göstermektedir.
Gizli Ekran Görüntüleri: Sürekli Gözetim
Gizli bir yazılım ile donatılmış bu akıllı telefon, kullanıcı farkında olmadan her beş dakikada bir ekran görüntüsü almaktadır. Bu görüntüler, kullanıcıların erişemeyeceği gizli bir klasörde saklanmakta ve yalnızca yetkililer tarafından incelenmektedir. Böylece, rejim, bireylerin yasa dışı bilgilere erişimlerini veya hükümeti eleştiren içerikler paylaşmalarını sürekli olarak takip edebilmektedir. Bu durum, Kuzey Kore’deki bireysel özgürlüklerin ne denli kısıtlandığını gözler önüne sermektedir.
Kelimelerin Sansürü: İfade Özgürlüğüne Darbe
Bu telefon, sadece görsel takip yapmakla kalmamakta, aynı zamanda yazılı içeriklerin de kontrol altına alınmasını sağlamaktadır. Örneğin, Güney Kore’de yaygın olarak kullanılan “oppa” kelimesi, otomatik olarak “yoldaş” ile değiştirilmekte ve kullanıcıya bu değişiklik hakkında bir uyarı gösterilmektedir. Bu tür sansürler, halkın düşünce ve ifade özgürlüğüne ciddi bir darbe vurmakta ve bireylerin kendilerini ifade etme biçimlerini sınırlamaktadır.
Korkunç Cezalar ve Ceza Kampları
2024 yılında, Kuzey Kore’den dışarıya kaçırılan bu telefon, rejimin teknoloji üzerindeki totaliter kontrolünü gözler önüne sererken, bu tür “ihlallerin” sonuçları da oldukça ağırdır. Liderliğe saygı göstermemek dahi büyük bir suç sayılmakta, bu tür ihlaller para cezaları, hapis ve hatta idam cezasıyla sonuçlanabilmektedir. 2021 yılında, yüzlerce kişinin Çin menşeli telefon kullandığı gerekçesiyle tutuklandığı ve insanlık dışı koşullara sahip ceza kamplarına gönderildiği bildirilmiştir. Bu kamplarda, mahkumlar elektrik şoku, cinsel saldırı ve diğer işkencelere maruz kalmaktadır.
Bilgi Savaşında USB Belleklerin Rolü
Kuzey Kore’deki bilgi ambargosunu delmek için bazı Güney Koreli STK’lar, çeşitli gizli yöntemler kullanmaktadır. Her gece, kısa ve orta dalga radyo frekansları üzerinden Güney Kore kaynaklı içerikler Kuzey Kore’ye gönderilmektedir. Ayrıca, ayda binlerce USB bellek ve microSD kart ülkeye kaçırılmakta ve bu cihazlarda Güney Kore müzikleri, dizileri ve demokrasi hakkında eğitim materyalleri bulunmaktadır. Bu çabaların amacı, Kuzey Kore rejiminin dış dünya hakkındaki anlatısını çürütmektir.
Gençlik Baskı Timleri: Dijital Gözetim
Kuzey Kore’de gençlik baskı timleri, özellikle gençlerin telefonlarını kontrol etmek için sokaklarda devriye gezmektedir. Bu timler, mesajlar üzerinde Güney Kore’ye ait kelimelerin kullanılıp kullanılmadığını incelemekte ve bu içeriklere sahip olan gençlerin infaz edildiği bilgisi bulunmaktadır. Gençlik baskı timlerinin varlığı, toplumda korku ve sindirme atmosferi yaratmakta, bireylerin kendilerini ifade etme özgürlüklerini daha da kısıtlamaktadır.
Kim Jong-Un Rejiminin Sert Önlemleri
Kim Jong-Un rejimi, özellikle Güney Kore etkilerine karşı daha da sert önlemler almaktadır. Pandemi döneminde, Çin sınırına elektrikli teller yerleştirilmiş ve yabancı içeriklerin ülkeye sokulması daha da zorlaştırılmıştır. 2020 yılında, yabancı bilgi tüketimi ve paylaşımı için verilen cezalar ağırlaştırılmış, bu durum bir yasa ile desteklenmiştir. Bu yasaya göre, yabancı medya içeriklerini dağıtanlar hapse atılabilir veya idam edilebilir. 2023 itibarıyla, Güney Kore aksanı kullanmak ya da oraya özgü ifadeler kullanmak dahi suç sayılmaktadır.
Sonuç: Kuzey Kore’de Bilgi ve İfade Özgürlüğü Mücadelesi
Kuzey Kore, bilgi savaşında avantajı ele geçirmeye çalışmakta ve akıllı telefonları, ideolojik şekillendirme aracı olarak kullanmaktadır. Bu baskıcı yöntemler, bireylerin özgürlüklerini kısıtlamakta ve toplumda korku yaratmaktadır. Ancak, bilgi akışını sağlamak için hayatlarını riske atan bireyler, bu çabanın etkili olduğunu belirtmektedir. Bilgi edinme ve ifade özgürlüğü mücadelesi, Kuzey Kore’de devam etmektedir.
