Birleşik Krallık’ta Eurofighter Typhoon savaş uçağı üretiminin yeni siparişlerin yetersizliği nedeniyle durma noktasına gelmesi, ülkenin kritik havacılık ve uzay sanayii yeteneklerinin geleceği konusunda ciddi endişelere yol açıyor. Bu durum, yalnızca BAE Systems’in üretim hattını değil, aynı zamanda İngiltere’nin ulusal güvenlik ve ekonomik stratejilerini de etkileme potansiyeline sahip.
Üretim Hattı Kapanıyor mu?
Uzun yıllardır BAE Systems’in Lancashire’daki Warton tesislerinde montajı yapılan Typhoon savaş uçaklarının üretim hattındaki faaliyetler, yeni siparişlerin eksikliği sebebiyle durma noktasına geldi. Fabrika, Katar’ın 2017’de verdiği 5 milyar sterlinlik sipariş kapsamındaki son Typhoon jetini teslim etmeye hazırlanırken, nihai montaj hattındaki çalışmalar büyük ölçüde tamamlanmış durumda.
Bir sendika yetkilisi durumu özetlerken, “Hangarda bir jet var ancak temel olarak birkaç parça ve boyanmayı bekliyor. Büyük montaj faaliyetleri açısından süreç bitti, bu durum herhangi bir işçiyi ayakta tutmuyor,” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, üretim hattının fiilen durduğunu ve yeni siparişler gelmezse kalıcı bir kapanışın eşiğinde olunduğunu gösteriyor.
Siparişlerin Mevcut Durumu ve Endişeler
Birleşik Krallık hükümetinin 2009’dan bu yana yeni bir jet siparişi vermemiş olması ve Suudi Arabistan ile Katar’dan beklenen ek ihracat anlaşmalarının henüz kesinleşmemesi, mevcut durumun ana nedenleri olarak gösteriliyor. Yeni siparişlerin yakın zamanda güvence altına alınamaması halinde, Birleşik Krallık’ın Küresel Savaş Uçağı Programı (GCAP) aracılığıyla yeni nesil savaş uçaklarını inşa etmek için ihtiyaç duyacağı önemli endüstriyel kabiliyetlerde bir kayıp yaşanmasından endişe ediliyor.
Unite sendikası genel sekreteri Sharon Graham, bu duruma ilişkin endişelerini dile getirerek, “BAE’deki ve Birleşik Krallık savunma sanayiindeki işçiler, savunma harcamalarını ‘İngiliz büyümesi, İngiliz istihdamı, İngiliz yetenekleri, İngiliz inovasyonu’na dönüştürme sözü veren bir hükümetin buna nasıl izin verdiğini sorgulayacaktır,” dedi. Graham ayrıca, “Kendi savaş uçaklarımızı monte etmeyi bırakırsak istihdam, yetenekler ve ulusal güvenlik açısından ne kadar çok şeyin risk altında olduğunu hükümet bakanlarına defalarca anlattım,” diye ekledi. Bu açıklamalar, sendikaların ulusal güvenlik ve istihdam üzerindeki potansiyel olumsuz etkilerden duyduğu derin kaygıyı ortaya koyuyor.
Typhoon, BAE Systems, Airbus ve Leonardo’yu içeren pan-Avrupa bir konsorsiyum tarafından üretiliyor. Her ortak ülke, kendi siparişi veya öncülük ettiği bir ihracat anlaşması olduğunda nihai montajı kendi tesislerinde gerçekleştiriyor. BAE, diğer ülkeler tarafından sipariş edilen Typhoon’lar için ön gövdeleri Samlesbury’deki tesisinde üretmeye devam etse de, bu parçalar nihai montaj için kıta Avrupası’na gönderiliyor. Bu durum, İngiltere’nin kendi montaj hattını kaybetmesi halinde, yalnızca parça tedarikçisi konumuna düşeceği anlamına geliyor.
İngiltere’nin F-35 Kararı ve Savunma Prioriteleri
Hükümetin en gelişmiş Typhoon’lar için yeni bir sipariş vermek yerine ABD yapımı F-35A savaş uçaklarını satın alma yönündeki son kararı, savunma öncelikleri konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Lancashire, Fylde bölgesi Muhafazakar Parti Milletvekili Andrew Snowden, geçen hafta yaptığı bir uyarıda, “Hükümet bu siparişi yakında onaylamazsa, dünya standartlarında askeri uçakları bağımsız olarak tasarlama, monte etme ve teslim etme yeteneği olan hayati bir ulusal kabiliyeti kaybetme gibi çok gerçek bir olasılıkla karşı karşıya kalırız,” ifadelerini kullandı. Bu, dışa bağımlılığın artması ve stratejik otonominin azalması riskini gündeme getiriyor.
Savunma Bakanı John Healey ise yeni bir sipariş verilip verilmeyeceği konusunda net bir yorum yapmaktan kaçınırken, son stratejik savunma gözden geçirmesinin Typhoon’un önemini ve yükseltme taahhüdünü teyit ettiğini belirtti. Healey ayrıca, Birleşik Krallık’ın on yılın sonuna kadar gelmeye başlayacak 27 adetlik yeni bir F-35 dilimi satın almayı beklediğini de sözlerine ekledi. Bu durum, İngiltere’nin hem yerel üretim kabiliyetini koruma hem de envanterini modernleştirme arasındaki denge arayışını yansıtıyor.
BAE Systems’den yapılan açıklamada, “Typhoon programının değişen taleplerine yanıt verme konusunda deneyimliyiz ve uzmanlık becerilerimizi korumayı sağlıyoruz,” denildi. Şirket ayrıca, “Mevcut ve potansiyel müşterilerden gelen güçlü ilgi, taahhüt ve yatırım seviyesi, Birleşik Krallık’taki Typhoon üretiminin bizi bir sonraki on yıla taşıyacağı konusunda bize güven veriyor,” diye ekledi. Bu açıklama, şirketin iyimserliğini koruduğunu ve yeni siparişler için görüşmelerin devam ettiğini gösteriyor.
Savunma Bakanlığı (MoD) ise Typhoon’un “en az 2040’lara kadar Birleşik Krallık’ın hava savunmasının bel kemiği” olmaya devam edeceğini ve Birleşik Krallık’ın “diğer uluslara yönelik ihracat kampanyalarına liderlik ettiğini” belirtti. Gelecekteki Typhoon yatırımının ise “bu yıl içinde yayınlanacak olan Savunma Yatırım Planı’na tabi olduğu” ifade edildi.
Türkiye ile Görüşmeler Devam Ediyor
Endüstri yöneticileri, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’den yeni Typhoon ihracat siparişleri sağlama konusundaki görüşmelerin ilerlediğini bildirdi. Özellikle Türkiye’nin Eurofighter Typhoon alımı konusundaki potansiyel ilgisi, BAE Systems için yeni bir can suyu olabilir ve İngiltere’nin üretim hattının devamlılığı açısından kritik bir rol oynayabilir. Türkiye’nin bu konuda atacağı adım, hem kendi savunma kapasitesini güçlendirmesi hem de Avrupa savunma sanayii ile ilişkilerini derinleştirmesi açısından önem taşıyor.