Türk mühendisliğinin gururu Bozankaya, Belgrad Belediyesi ile imzaladığı 25 araçlık tramvay sözleşmesi kapsamında ürettiği ilk 3 aracı Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a teslim etti. Bu teslimat, şirketin uluslararası alandaki gücünü ve Avrupa pazarındaki büyüme stratejisini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bozankaya tarafından geliştirilen bu tramvaylar, sessiz ve enerji verimliliği yüksek tasarımlarıyla öne çıkarken, yüzde 100 yerli mühendislik ürünü olmalarıyla da dikkat çekiyor.
Belgrad İçin Modern ve Çevreci Ulaşım Çözümü
Belgrad’ın kentsel mobilitesine modern bir değer katmayı hedefleyen bu tramvaylar, şehrin toplu taşıma kapasitesini ve kalitesini önemli ölçüde artıracak. İlk etapta 3 tramvay teslim edilirken, projenin tamamlanmasıyla birlikte şehir genelinde 25 Bozankaya tramvayı hizmet vermeye başlayacak.
Tramvaylar, 30,5 metre uzunluğunda olup, ayakta 170, oturan 48 yolcu kapasitesine sahip. Genişlikleri ve 6 kapısıyla erişilebilirliği artırırken, yüksek taşıma verimliliği sağlıyorlar. Saatte 70 kilometre hıza ulaşabilen bu çevreci araçlar, güçlü mühendislik altyapısıyla Belgrad’ın dinamik ulaşım ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte.
Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da düzenlenen teslimat törenine, Belgrad Belediye Başkanı Aleksandar Sapic, Bozankaya yetkilileri ve Sırbistan ulaştırma sektöründen önemli isimler katıldı. Tören, iki ülke arasındaki iş birliğinin ve Bozankaya’nın uluslararası alandaki başarısının bir göstergesi oldu.
Bozankaya Yönetim Kurulu Başkanı Günay: “Avrupa Pazarındaki Etkinliğimiz Hızla Artıyor”
Açıklamada etkinlikteki görüşlerine yer verilen Bozankaya Yönetim Kurulu Başkanı Aytunç Günay, Avrupa’daki büyüme vizyonları doğrultusunda Sırbistan’da imza attıkları yeni projenin, şirketlerinin uluslararası arenadaki gücünü göstermesi açısından son derece önemli olduğunu belirtti. Günay, sürdürülebilir ulaşım çözümlerinin artık Sırbistan yollarında hayat bulacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Bozankaya’nın Avrupa pazarındaki etkinliğinin son dönemde hızla arttığını vurgulayan Günay, şirketin diğer önemli projelerine de değindi:
- Çekya: Prag için gerçekleştirilecek 30 modern troleybüs teslimatıyla Çekya’daki konumlarını güçlendiriyorlar.
- Romanya: Tamışvar şehrinde teslimatına başlanan 33 adetlik troleybüs projesiyle bölgedeki en büyük oyunculardan biri olma yolunda ilerliyorlar.
- İtalya: Napoli kenti için üretilecek 20 tramvayın teslimatlarına yıl içerisinde başlanacak.
- Romanya: Yaş kentindeki tramvay projeleriyle, Doğu Avrupa’daki etkinliklerini perçinliyorlar.
Günay, tüm bu projelerin, yalnızca bir ihracat başarısı olmanın ötesinde, Avrupa kentlerine sundukları ileri teknoloji ve çevreci ulaşım çözümlerinin bir göstergesi olduğuna dikkat çekti. “Tüm bu çalışmalarımız, Bozankaya’nın Avrupa’daki lider üretici olma hedefinin sağlam adımlarla ilerlediğini açıkça ortaya koyuyor. Ar-Ge ve inovasyon gücümüz, her yeni projede bizi bir adım daha ileriye taşıyor. Gururla söyleyebilirim ki, artık Avrupa şehirlerinin ulaşım altyapısında Bozankaya imzası çok daha belirgin olacak,” değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklama, Bozankaya’nın sadece bir üretici değil, aynı zamanda ulaşım teknolojileri alanında bir Ar-Ge ve inovasyon merkezi olma hedefinde ilerlediğini gösteriyor.
Belgrad Belediye Başkanı Sapic’ten Stratejik İş Birliği Vurgusu
Belgrad Belediye Başkanı Aleksandar Sapic de, Bozankaya ile gerçekleştirdikleri iş birliğinin Sırbistan’ın sürdürülebilir ulaşım hedefleri açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti. Sapic, 2028’e kadar Belgrad sokaklarında 2-3 yaşından büyük araç kalmaması için çalıştıklarını belirtti. Bu hedef, Belgrad’ın toplu taşıma filosunu modernize etme konusundaki kararlılığını ve Bozankaya tramvaylarının bu vizyonda oynayacağı kritik rolü vurguluyor.
Bozankaya’nın bu başarıları, Türk mühendisliğinin ve üretim kalitesinin uluslararası alanda ne denli rekabetçi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Şirket, geliştirdiği yüksek teknoloji ve çevreci ulaşım çözümleriyle sadece Türkiye’ye değil, Avrupa’nın farklı şehirlerine de değer katmaya devam ediyor. Bu tür projeler, Türkiye’nin ihracatını artırmanın yanı sıra, küresel pazarda “Made in Türkiye” markasının bilinirliğini ve prestijini de yükseltiyor.