Ukrayna’nın insansız su üstü gemileri (USV) filosu, Rusya’nın kilit su yollarındaki varlığına karşı koymak amacıyla yeni ve daha küçük bir tipin ortaya çıkmasıyla genişliyor. Bu yeni nesil USV’ler, özellikle nehir savaşlarına adanmış olarak tasarlandı.
Ursula: Çok Fonksiyonlu Nehir Keşif Aracı
Ukrayna’ya odaklanan hükümet haber sitesi United24 Media’ya göre, Ukraynalı firma NoviTechNe bu ay Ursula adını verdiği bir metre uzunluğundaki yeni USV’sini tanıttı.
Bu çok fonksiyonlu sistemin şu yeteneklere sahip olduğu belirtiliyor:
- Nehir keşfi yapabilme
- Yüzen mayın görevi görebilme
- Sudan iki kilogramlık birinci şahıs görüş açısıyla (FPV) drone fırlatabilen bir drone taşıyıcısı olarak görev yapabilme
Üretici tarafından yayınlanan bir videoda, deniz insansız hava aracının, küçük bir FPV insansız hava aracına benzeyen bir şey taşıyarak nehir kıyısı bitki örtüsü arasında manevra yaptığı görüldü.
Ukrayna’nın Nehir USV Deneyimleri
Ursula, Ukraynalı şirketlerin bu tipte deneyler yaptığı ilk insansız hava aracı değil. Kış boyunca, yeni yetenekleri sahaya hazır hale getirmekle görevli bir hükümet savunma teknolojisi merkezi olan Brave1, Ukrayna birliklerinin Black Widow 2‘yi denediğini bildirmişti. Yaklaşık bir metre uzunluğunda olan bu sistemin, üç kilogramlık bir yük kapasitesine ve 10 kilometrelik bir menzile sahip olduğu belirtiliyor.
Bu nehir tipi deniz İHA’larını öne çıkaran şey, özellikle Ukrayna’nın genellikle kullandığı Magura varyantı ve Seababy gibi altı metreye kadar uzunluktaki çok daha büyük USV’lerle karşılaştırıldığında, düşük profilleri ve kompakt boyutlarıdır.
Dnipro Nehri Havzasındaki Stratejik Rol
Avrupa Politika Analizi Merkezi’nde transatlantik savunma uzmanı Federico Borsari, “Ukrayna’nın bu kahverengi su insansız hava araçlarını geliştirmeye odaklanması, özellikle Herson bölgesinde olmak üzere Dnipro nehri havzasındaki Rus faaliyetlerine karşı koyma ihtiyacından kaynaklanıyor. Rusların geniş bir kanal ağında ilerleyebilmeleri ve düşmana saldırabilmeleri için özel yetenekler ve birimler geliştirmeleri gerekiyordu” dedi.
Ukrayna kuvvetleri, örneğin, bu platformları, Dnipro nehri boyunca Rus mevzilerine yakın, bilinmeyen noktalardan FPV taşımak ve fırlatmak, hatta daha yavaş ilerleyen düşman ikmal botlarını vurmak için kullanabilir. Borsari’ye göre, bu tür insansız hava araçlarının daha küçük boyutları, daha büyük yük kapasitesi pahasına olsa da, savunma ve gizli saldırı görevleri için daha çevik ve manevra kabiliyetine sahip olabildikleri için nehir kanalları için daha uygundur. Sığ sularda çalışmak üzere tasarlanan sistemlerin geliştirilmesinde en önemli ölçütün boyut olduğunu savunuyor.
Ukrayna’dan geçen 981 kilometrelik Dinyeper Nehri gibi nehirler, savaş boyunca doğal savunma hatları olarak merkezi bir rol oynamış ve köprüleri, her iki tarafın da faydalanmaya çalıştığı hayati hedefler ve dar geçitler olmuştur. Nehir kabiliyetleri, kendilerine özgü taktiksel zorlukları da beraberinde getirir. Bunlar arasında genellikle, navigasyonu daha zorlu ve müdahaleye açık hale getirebilen kum tepeleri, bitki örtüsü, dallar veya uzun korular gibi doğal engeller bulunur. Su seviyeleri de sık sık değiştiği için navigasyon öngörülemez hale gelir.