UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri, asırlardır birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, paha biçilmez bir kültürel hazine. Anadolu’nun ilk Türk-İslam şehri olma özelliğini taşıyan bu tarihi alanda, Türklerin inşa ettiği ilk cami olan Ebu’l Menuçehr Camisi (Ani Ulu Camii) yeniden hayat buluyor.
Restorasyon Çalışmaları Sonrası Ezan Sesine Kavuştu
Ani, 16 Ağustos 1064’te Sultan Alparslan tarafından fethedilerek Türklerin Anadolu’ya açılan kapısı olmuştu. Bu tarihten sonra bölgede yükselen ilk Türk eseri olan Ebu’l Menuçehr Camisi, Sultan Melikşah‘ın emriyle Ebu’l Menuçehr tarafından 1072-1092 yılları arasında inşa edildi.
Ancak yaklaşık 100 yıldır atıl durumda olan camide, 2022 yılında başlatılan çalışmalarla yeni bir dönem başladı. Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, Serhat Kalkınma Ajansı ile yapılan bir protokol kapsamında caminin kapı ve pencerelerinin “demontable” malzemelerle kapatıldığını ve halılarının serildiğini belirtti. Bu basit ama etkili çalışmalar sayesinde, cami hem yeniden ibadete açıldı hem de asırlardır kesilen ezan sesine yeniden kavuştu.
Geleceğe Miras Projesi ile Kapsamlı Restorasyon Yolda
Doç. Dr. Arslan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde yapının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlandığını ve Geleceğe Miras Projesi kapsamına alındığını söyledi. Bu projenin, caminin kapsamlı ve esaslı bir restorasyonunu kısa zamanda gerçekleştirmeyi hedeflediğini vurguladı.
Bu önemli adım, sadece tarihi bir yapının korunmasına yönelik değil, aynı zamanda Anadolu’nun Türk-İslam medeniyetiyle buluştuğu ilk noktada kültürel ve manevi değerlerin yeniden yaşatılması anlamına geliyor. Ani’nin bin yıllık tarihi camisinden yükselen ezan sesi, bölgenin kültürel mirasına ve manevi kimliğine yeni bir soluk getiriyor.