Türkiye’den Yeşil Bir Gelecek İçin Sıfır Emisyon Hedefine Kararlı Adımlar

Türkiye'den Yeşil Bir Gelecek İçin Sıfır Emisyon Hedefine Kararlı Adımlar - RayHaber
Türkiye'den Yeşil Bir Gelecek İçin Sıfır Emisyon Hedefine Kararlı Adımlar - RayHaber

Türkiye, küresel iklim kriziyle mücadelede ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmede önemli bir rol üstleniyor. Bu misyonun en kritik aktörlerinden biri olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, çevresel sorumlulukları odağına alarak ulaşım ve altyapı politikalarını kökten dönüştürüyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Yeşil Kalkınma Vakfı’nın “Sürdürülebilir Ulaşım Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, bakanlığın yeşil bir gelecek için attığı her adımla sıfır emisyon hedeflerine kararlı bir şekilde ilerlediğini vurguladı. Bakan Uraloğlu, “Bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin 832 kilometreye yükselterek; yıllık yaklaşık 2 milyar 453 milyon litre akaryakıt tasarrufu elde ettik. Demiryolu yatırımlarımızla da toplam 8,9 milyon ton daha az karbon emisyonu salındı” ifadelerini kullanarak, somut başarıları gözler önüne serdi.

Son yıllarda artan kuraklık, sel ve orman yangınları gibi doğal afetler, çevresel sorunların yalnızca ekolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutlarının da ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Bu bağlamda, Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 2053 net sıfır emisyon hedefi ve Paris İklim Anlaşması’na taraf olarak iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını resmen ortaya koydu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, bu ulusal hedefe ulaşmada öncü bir rol üstlenerek, çevreye duyarlı ve karbon emisyonunu azaltan ulaşım sistemlerini hayata geçiren projeler geliştiriyor.

Her Ulaşım Modunda Sıfır Emisyon Yol Haritası

Bakanlık, çevre bilinciyle hareket ederek Türkiye’de “Kurumsal Karbon Ayak İzi Hesaplaması”nı ilk gerçekleştiren bakanlık olma unvanını taşıyor. Bu öncü yaklaşımın bir devamı olarak, Avrupa Birliği mali iş birliği çerçevesinde finanse edilen “Türkiye’nin Ulaşımda Net Sıfır Emisyon Yol Haritası” projesi başlatıldı. Proje, ulaşım faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını sıfıra indirmeye yönelik etkili bir çerçeve oluşturmayı amaçlıyor. Bu kapsamda geliştirilen emisyon modeliyle; karayolu, demiryolu, havayolu, denizyolu ve kent içi ulaşım modlarının mevcut durumları analiz ediliyor ve geleceğe yönelik detaylı emisyon projeksiyonları oluşturuluyor. Bu kapsamlı yaklaşım, ulaşım sektörünün tamamında yeşil dönüşümü garanti altına almayı hedefliyor.

Karayolu Taşımacılığında Yeşil Adımlar

Türkiye’de yük taşımalarının yaklaşık yüzde 85’inin karayoluyla yapılması, bu sektörü karbon salınımı açısından öncelikli bir alan haline getiriyor. Bakanlık, bu bilincin bir yansıması olarak karayolu taşımacılığında yeşil dönüşümü teşvik etmek için birçok düzenleme yaptı. Elektrikli kamyon, otobüs ve otomobillerin kullanımına olanak tanıyan yasal düzenlemelerin yanı sıra, kent içi ulaşımda da çevre dostu çözümler hayata geçirildi. 2021 yılında yürürlüğe giren Elektrikli Skuter Yönetmeliği kapsamında, bugüne kadar 26 firma yaklaşık 65 bin skuter ile Türkiye’nin birçok şehrinde faaliyet göstermeye başladı. Bu uygulama, kısa mesafelerde kişisel araç kullanımını azaltarak emisyonları düşürmeyi hedefliyor.

Bununla birlikte, “Kombine Taşımacılık Yönetmeliği” ve “Yeşil Lojistik Belgesi” uygulamalarıyla da çevre dostu taşımacılık teşvik ediliyor. Yeşil Lojistik Belgesi alan firmalara, yetki belgesi başvurularında yüzde 50, taşıt kartı ücretlerinde ise yüzde 95’e varan destekler sağlanıyor. Bu destekler sayesinde, 2025 yılı itibarıyla 42 Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yetki Belgesi sahibi işletme bu belgeye sahip oldu.

Demiryolu ve Kentsel Ulaşımda Çevre Dostu Çözümler

Sürdürülebilir ulaşımın en önemli unsurlarından biri olan demiryolu yatırımları da hız kesmiyor. Son 23 yılda 296,5 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilen projeler, çevresel faydalar sağlarken ekonomik kalkınmayı da destekliyor. Bölünmüş yol uzunluğunun 6 bin 101 kilometreden 29 bin 832 kilometreye çıkarılmasıyla yıllık 2,453 milyar litre akaryakıt tasarrufu elde edildi. Bu sayede, araçlardan kaynaklanan karbon emisyonu 5,27 milyon ton azaltıldı.

Demiryolu yatırımlarıyla ise toplam 8,9 milyon ton daha az karbon salınımı sağlandığı belirtiliyor. Türkiye, demiryolu ağını 2025’te 13 bin 919 kilometreden 2028’de 17 bin 500 kilometreye, 2053’te ise 28 bin 600 kilometreye çıkarmayı hedefliyor. Bu sayede demiryolunda yük taşımacılığı payının yüzde 5’ten yüzde 22’ye yükseltilmesi planlanıyor. Ayrıca, şehir içi raylı sistem projeleri de emisyonları düşürmeye katkı sağlıyor. Türkiye genelinde 434 kilometresi tamamlanan ve 122,1 kilometresi devam eden projeler, şehirlerin daha yaşanabilir hale gelmesine yardımcı oluyor.

Akıllı Ulaşım ve Temiz Enerjiye Geçiş Vurgusu

Sürdürülebilir ulaşımın temelini oluşturan dijitalleşme ve yenilenebilir enerji alanında da önemli adımlar atılıyor. Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS), trafik akışını iyileştirerek emisyonların azalmasına destek oluyor. Kooperatif AUS test ve uygulama koridorları ile dünyadaki yenilikçi teknolojiler Türkiye’de uygulanmaya başlanırken, fiber optik altyapının karayolu ağlarında 20 bin kilometreye çıkarılması hedefleniyor.

Fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçişte kritik bir rol oynayan elektrikli araçlar da hızla yaygınlaşıyor. 2025 Haziran ayı itibarıyla Türkiye’deki elektrikli otomobil sayısı 268 binin üzerine çıkarken, elektrikli araç şarj soketi sayısı 31 bin 433’e ulaştı. Bakanlık, karayollarından demiryollarına, Türksat’tan Türasaş’a kadar birçok kurumunda güneş enerjisinden faydalanıyor. Türksat’ın güneş enerjisi santrali, ilk yılında 17,5 Gigawatt saat elektrik üreterek 82 milyon lira tasarruf sağladı ve 8 bin 400 ton karbon salınımını engelledi. TÜRAŞAŞ Sakarya Bölge Müdürlüğü’nde kurulan GES ise üretimde kullanılan enerjinin yüzde 90’ını yenilenebilir kaynaklardan karşılıyor.

Denizcilik ve Havacılıkta Yeşil Politikalar

Denizcilik ve havacılık sektörlerinde de çevreci politikalarla emisyonlar azaltılıyor. Denizcilikte eski gemilerin çevreci sistemlerle yenilenmesini desteklemek için hurdaya ayrılan gemilerin yerine inşa edilen yeni gemilere hurda bedelinin 1,5 katı, alternatif enerji sistemleriyle donatılanlara ise 2,5 katı teşvik veriliyor.

Havacılıkta ise “Karbonsuz Havalimanı Projesi” 2020 yılında başlatıldı. Dünyada 88 ülkede toplam 587 havalimanının dahil olduğu bu programda Türkiye, 50 havalimanı ile en yüksek sayıda sertifikaya sahip 2. ülke konumunda bulunuyor.

Bakan Uraloğlu, tüm bu adımların ancak kamu, özel sektör, sivil toplum ve vatandaşların iş birliğiyle mümkün olacağını belirtti. “Yeşil bir gelecek için attığımız her adımla, sıfır emisyon hedefimize kararlı adımlarla ilerliyoruz” diyerek, çevrenin korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.