Yeni Zelanda askeri mahkemesinde, yabancı bir güç adına casusluk yapmaya teşebbüs eden bir asker, suçunu kabul ederek ülkenin tarihinde bu suçtan hüküm giyen ilk kişi oldu. Pazartesi günü verilen kararda, askerin adı ve hangi ülkenin ajanıyla temas kurmaya çalıştığı gizli tutuldu. Bu mahkûmiyet, askeri bir yetkiliye karşı casusluk suçlamasıyla açılan ilk dava olarak da kayıtlara geçti.
Olayın Detayları ve Soruşturma Süreci
Askerin, 2019 yılında yabancı bir ajan olduğunu düşündüğü bir kişiyle iletişim kurarak askeri bilgilere erişim sağladığı belirtiliyor. Mahkeme belgelerine göre, zanlı üs telefon rehberleri, haritalar, güvenlik değerlendirmeleri ve askeri ağa giriş bilgileri gibi hassas verileri iletmeye çalıştı. Suçlama metninde, bu eylemlerin Yeni Zelanda’nın güvenliğini veya savunmasını tehlikeye atabileceği vurgulandı.
Ancak, soruşturma sırasında şaşırtıcı bir gerçek ortaya çıktı: Askerin iletişim kurduğu kişi, yabancı bir ajan değil, aşırı sağcı gruplar hakkında istihbarat toplayan gizli bir Yeni Zelanda polis memuruydu. Asker, Mart 2019’da Christchurch’teki iki camiye düzenlenen terör saldırısının ardından başlatılan bir operasyonun parçası olarak polisin dikkatini çekmişti.
Terörle İlişki ve Diğer Suçlamalar
Soruşturma derinleştiğinde, yetkililer askerin sabit diskinde, Christchurch saldırganı Brenton Tarrant’ın katliamının canlı yayın videosunun bir kopyasını ve manifesto belgesini buldu. Yeni Zelanda’da bu tür materyallere izinsiz sahip olmak suç teşkil ediyor ve asker bu suçlamayı da kabul etti. Avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada, saldırganın ideolojisini desteklemediğini savundu.
Palmerston North yakınlarındaki Linton Askeri Kampı’nda görevli olan asker, casusluk girişimine ek olarak, askeri bir bilgisayar sistemine sahtekârlık amacıyla erişim sağlamaktan da suçlu bulundu. Başlangıçta 17 suçlamayla yargılanan askerin, üç suçlamayı kabul etmesi üzerine yargılama süreci tamamlandı. Her bir suçlama, Yeni Zelanda’da yedi ila on yıl arasında hapis cezası gerektiriyor. Askerin cezasının, Pazartesi günü açıklanan mahkûmiyet kararından sonraki birkaç gün içinde askeri bir heyet tarafından belirlenmesi bekleniyordu.