25 Eylül’de gerçekleşecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump görüşmesi, Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin habercisi olabilir. Görüşmenin ana gündem maddeleri arasında ticaret ve savunma sanayi iş birlikleri yer alırken, özellikle F-35 anlaşmazlığının çözüme kavuşturulması ve büyük ölçekli ticari ile askeri anlaşmaların yapılması bekleniyor.
Ticari ve Askeri Siparişler Gündemde
ABD Başkanı Trump, görüşme öncesinde yaptığı açıklamada, Türkiye ile büyük ölçekli Boeing uçak alımı ve önemli bir F-16 anlaşması üzerinde çalıştıklarını belirtti. Bloomberg’in isimsiz kaynaklara dayandırdığı habere göre, görüşme sonucunda Türkiye’nin ABD’den yaklaşık 250 adet ticari uçak ve ek F-16 savaş uçağı siparişi vermesi bekleniyor. Kaynaklar, bu paketin 40 adet F-35 ve 40 adet F-16 Viper savaş uçağını ve çeşitli mühimmatları içerdiğini ifade ediyor. Ancak F-16’ların fiyatı konusunda müzakerelerin devam ettiği de belirtiliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise daha önceki açıklamasında, Trump ile F-35 programına odaklandıklarını ve Türkiye’nin bu projeye yaptığı 1,3-1,4 milyar dolarlık ödemeyi hatırlattığını söylemişti. Erdoğan, Trump’ın F-35 konusunda olumlu bir yaklaşım sergilediğini ve F-35’lerin tedariki ile F-16’ların bakım ve onarımıyla ilgili çalışmaların sürdürüldüğünü belirtmişti. Eğer Türkiye, F-35 programına yeniden dahil edilirse, F-16’lar için ödenen paranın F-35 tedarikine yönlendirilebileceği de iddia ediliyor.
F-35 Anlaşmazlığı ve Bölgesel Endişeler
Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasının temel nedeni, Rusya’dan S-400 füze savunma sistemlerini satın almasıydı. ABD, S-400’lerin NATO sistemleriyle uyumsuz olduğunu ve F-35’in gizli teknolojisine zarar verebileceğini savunuyordu. Ancak, Erdoğan’ın Trump ile yaptığı görüşmede S-400 konusunun artık gündemde olmadığını ve “o işin bittiğini” söylemesi, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor.
Türkiye’nin F-35’leri yeniden tedarik etme ihtimali, bölgedeki müttefikler arasında endişeye neden oluyor. İsrail, Türkiye’nin F-35’lere sahip olmasının bölgesel güç dengesini değiştirebileceğini ve potansiyel bir tehdit oluşturabileceğini düşünüyor. İsrailli üst düzey bir yetkili, ABD Kongresi’nin bu satışı engellemesi gerektiğini savunuyor. F-35’leri kendi hava kuvvetlerinde “Adir” adıyla kullanan İsrail, bu uçakları yakın zamanda İran’a karşı düzenlenen operasyonlarda aktif olarak kullanmıştı.
Yunanistan‘da da benzer bir durum söz konusu. Yunan basınına göre, Pentagon’un artık Türkiye’nin F-35 programına geri dönmesini Ege’deki denge için bir tehdit olarak görmediği belirtiliyor. Bu durum, ABD’nin bölgesel müttefikleri arasındaki hassas dengeyi yeniden kurma arayışını yansıtıyor.
Görüşmenin Önemi ve Olası Sonuçları
25 Eylül’deki görüşme, Türkiye ve ABD ilişkileri için kritik bir dönüm noktası olabilir. F-35 anlaşmazlığının çözüme kavuşması, sadece ekonomik ve askeri anlaşmalara zemin hazırlamakla kalmayacak, aynı zamanda iki NATO müttefiki arasındaki stratejik iş birliğini de yeniden canlandırabilir. Bu görüşmenin, bölgesel sorunlar ve küresel barış vizyonu çerçevesinde daha geniş bir iş birliğine kapı aralaması bekleniyor. Görüşmeden çıkacak sonuçlar, uluslararası ilişkiler ve savunma sanayi çevreleri tarafından yakından takip edilecek.