Alman Silah Şirketleri Hükümet Hamlesini Umursamadı

Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius‘un, devletin kilit savunma sanayi şirketlerinde hisse sahibi olarak daha aktif bir rol üstlenmesi yönündeki teklifi, sektör temsilcileri tarafından temkinli bir yaklaşımla karşılandı. Bakan Pistorius, hükümetin bu hamlesinin Almanya’da uzmanlık ve istihdamın kalmasını sağlamak için kesinlikle gerekli olduğuna inandığını belirtti.

Pistorius’un Hedefindeki Şirketler ve Stratejik Amaçlar

Pistorius, bu stratejik devlet katılımının öncelikli hedeflerinin Alman-Fransız tank üreticisi KNDS ile gemi yapımcısı ThyssenKrupp Marine Systems olduğunu açıkladı. KNDS, Leopard ve Leclerc tanklarının yanı sıra diğer zırhlı araçları üretiyor ve önümüzdeki yıl halka açılmayı planlıyor. Şirketin hisselerinin yarısı hâlihazırda Fransız devletinin elinde bulunuyor. Alman hükümetinin yatırım planı, bu önemli şirketteki Fransız etkisini dengelemeyi ve ülkenin ulusal çıkarlarını korumayı amaçlıyor. Pistorius’un önerisinin Maliye Bakanı da dahil olmak üzere diğer Kabine üyelerinden de destek aldığı biliniyor.

Sektörden Tepki: Serbest Piyasa Endişesi ve Fiyat Güvencesi

Savunma sanayi lobi derneği BDSV’nin başkanı Hans Christoph Atzpodien, hükümetin stratejik teknoloji ve istihdamı güvence altına alma niyetini memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Ancak Atzpodien, sektörün serbest piyasa felsefesini savunarak, hükümetin sert müdahalesinin yatırımcıları korkutabileceği uyarısında bulundu.

Atzpodien, olası bir hükümet müdahalesinin hem şirketleri hem de en büyük müşteri olan devleti zor durumda bırakacağını ve ülkenin yeniden silahlanma için gereken askeri teçhizat artışını sağlamasını engelleyebileceğini savundu. Ona göre, Alman savunma sanayisinin son yıllarda üretimi hızla artırabilmesi, devlet eylemleriyle değil, özel yatırımlar sayesinde mümkün oldu.

Bakan Pistorius’un, silah üreticilerinin ani talep artışı karşısında “altına hücum zihniyetiyle” astronomik fiyatlar talep edebileceği ve bunun bir “silah fiyat enflasyonu” yaratabileceği yönündeki endişelerine de yanıt veren Atzpodien, hükümet kuralları ve “sektörün kendi içinde yüksek derecede sorumluluk olması” sayesinde fiyat sömürüsünün önleneceğini belirtti.

Daha Önceki Örnekler ve Avrupa’daki Emsaller

Alman hükümetinin jeopolitik nedenlerle özel askeri işletmelerde hisse satın almasına dair daha önce de emsaller mevcut. Berlin, 2021 yılında Alman sensör uzmanı Hensoldt’ta %25,1’lik bir azınlık hissesi satın alarak, İtalya’nın şirketteki etkisini dengelemeyi hedeflemişti. Ayrıca Alman devleti, havacılık devi Airbus’ın da %11’ine sahip, ancak buradaki anlaşmalar gereği yönetim kurulunda koltuk hakkından feragat edilmiş durumda.

Diğer Avrupa hükümetleri de yerel savunma şirketlerinde önemli hisselere sahip. Fransa (Dassault Aviation, Naval Group, Thales, KNDS), İtalya (Leonardo), İspanya (Indra Sistemas), İsveç (Saab) ve Norveç (Kongsberg) gibi ülkelerdeki devlet katılımları, Almanya’daki bu tartışmanın küresel bir eğilimin parçası olduğunu gösteriyor.

Almanya’da savunma sanayisinin gelecekteki finansman modeli ve ulusal kontrolü konusundaki bu teklif, hem endüstriyel bağımsızlık hem de serbest piyasa ilkeleri açısından hararetli bir tartışma yaratmaya devam edecek.