Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından kamuoyuna duyurulan İstanbul-Ankara Yüksek Hızlı Tren (YHT) projesi güzergâhı, özellikle Batı ve Orta Karadeniz illerinin devre dışı bırakılması nedeniyle tartışmalara yol açtı. Bolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Abdullah Alemdar, mevcut projeye sert tepki göstererek, hem ekonomik açıdan daha kârlı hem de stratejik olarak daha vizyoner bir alternatif güzergâh önerdi. Alemdar, Karadeniz Bölgesi’nin ülke kalkınmasındaki önemine dikkat çekerek, projenin derhal revize edilmesi gerektiğini vurguladı.
Mevcut Güzergâh: Karadeniz’i Dışlayan, Dönüş Süresi Uzun Plan
Başkan Alemdar, Ulaştırma Bakanlığı’nın planladığı mevcut YHT güzergâhının İstanbul-Gebze-Sakarya (Mudurnu-Beypazarı üzerinden)-Ankara hattını kapsadığını belirtti. Bu güzergâhın, Batı ve Orta Karadeniz illerini tamamen devre dışı bıraktığını dile getiren Alemdar, bu bölgelerin ülke ekonomisine sağladığı büyük katkının göz ardı edilmesinin “büyük bir eksiklik” olduğunu ifade etti. Ona göre, bu güzergâh seçimiyle bölgesel kalkınma dengeleri ciddi şekilde bozuluyor.
Ayrıca, mevcut projenin ekonomik verimliliği de eleştiri konusu oldu. Bakanlığın açıkladığı plana göre, mevcut hattın tahmini maliyeti 8 milyar dolar olacak ve bu kapsamda 120 kilometrelik tünel ile 14 kilometrelik viyadük inşa edilecek. Ancak Alemdar, bu denli yüksek bir yatırımın tahmini 50 yılda kendini ancak amorti edebileceğini belirterek, “Bu kadar uzun vadeli bir dönüşüm, ekonomik açıdan verimli değildir” yorumunda bulundu.
Japon Bilim İnsanlarıyla Geliştirilen Alternatif Güzergâh
Bolu TSO Başkanı Abdullah Alemdar, mevcut projeye karşı, Japon bilim insanlarıyla birlikte üzerinde çalıştıkları alternatif bir güzergâh önerisini kamuoyuna sundu. Önerilen yeni hat şöyle:
“İstanbul-Gebze-Kocaeli-Sakarya-Hendek-Düzce-Bolu-Gerede-Kızılcahamam-Ankara.”
Alemdar’a göre bu güzergâh, sadece 6 ili ve 4 ilçeyi doğrudan kapsamakla kalmayıp, Orta Karadeniz’deki 8 ili de dolaylı olarak ulaşım ağına dâhil edecek. Bu sayede, hem bölgesel kalkınma desteklenecek hem de hat, sunduğu kapsayıcılık sayesinde ekonomik olarak çok daha verimli hale gelecek.
Maliyet Düşük, Amortisman Süresi Kısa
Alemdar, önerdikleri bu güzergâhın mevcut plana kıyasla çok daha düşük bir maliyetle, tahmini 5 milyar dolara yapılabileceğini iddia ediyor. En önemli fark ise projenin geri dönüş süresinde ortaya çıkıyor: Alternatif hat, 20 yılda kendini amorti edebilecek. Alemdar, güzergâhın günlük 250 bin yolcu taşıma kapasitesine sahip olacağını belirterek, bunun sadece ulaşımı değil, aynı zamanda bölge turizmini ve ticaretini de canlandıracağını, böylece projenin “hem hızlı hem de kârlı” bir yatırım olacağını savundu.
Deprem ve Uluslararası Vizyon Açısından Stratejik Faydalar
Başkan Alemdar, önerilen güzergâhın sadece ekonomik değil, aynı zamanda güvenli ve stratejik bir vizyona sahip olduğunu da vurguladı. İstanbul’un beklenen büyük deprem riski nedeniyle nüfus ve sanayi yatay olarak Gerede’ye kadar yayılma eğilimi gösterecek. Bu YHT hattı, gelecekteki şehirleşme ve nüfus dağılımı planlarına uyum sağlayarak stratejik bir öneme sahip olacak.
Son olarak Alemdar, Gerede’den Samsun’a eklenecek bir bağlantı ile önerilen projenin İstanbul-Batum hızlı tren hattının kapısını aralayacağını belirtti. Bu uluslararası vizyon sayesinde Türkiye, Karadeniz ticaret koridorunda merkez haline gelerek jeopolitik ve ekonomik gücünü artırabilir. Alemdar, önerdikleri projenin bu yönleriyle vizyoner bir yatırım olduğunu sözlerine ekledi.