Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Rusya Enerji Haftası kapsamında Moskova’da katıldığı bir forumda, Türkiye’nin dünyanın dört bir yanında yaşanan jeopolitik gerilimler karşısında izlediği özgün enerji politikasını “Türk yolu” olarak adlandırdı. Bakan, bu yolun temel amaçlarının enerji talebini karşılamak, ithalat bağımlılığını azaltmak ve yüzyılın ortalarına doğru karbon nötr bir ülke haline gelmek olduğunu belirtti.
Bakan Bayraktar, “Enerji politikamız da bu hedefler doğrultusunda şekilleniyor. Bu yüzden buna ‘Türk yolu’ diyorum. Kapsayıcı ve uyum sağlayabilir bir yaklaşım benimsiyoruz. Hiçbir enerji kaynağını dışlamıyoruz” ifadelerini kullandı.
Jeopolitik Gerilimler ve Enerji Yatırımları
“Küresel Enerji Piyasaları: İlişkilerin Dönüşümü ve Çıkarlar Dengesi Forumu”nda konuşan Bakan Bayraktar, COVID-19, tedarik zinciri aksamaları, ticaret savaşları ve konvansiyonel savaşlar gibi son beş yılda yaşanan küresel zorluklara dikkat çekti. Bu belirsizlik ortamında enerji sektöründe gerekli yatırımları yapmanın çok daha zor hale geldiğini vurguladı.
Türk Yolu: Kapsayıcı ve Esnek Yaklaşım
Bakan, “Türk yolu”nun temel prensiplerini şöyle sıraladı:
- Kapsayıcılık: Hiçbir enerji kaynağını dışlamamak; her kaynağa ve her yakıta açık olmak.
- Esneklik: Piyasa dinamikleri değiştikçe politikaları buna göre ayarlayabilecek esnekliğe sahip olmak.
- Rasyonellik: Tüm kararlarda rasyonel olmayı ilke edinmek.
Bayraktar, bu kapsayıcı politika sayesinde Türkiye’de her yıl 8 ila 9 $\text{gigavat}$ yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye girdiğini ve Akkuyu’da dört nükleer reaktör inşa edildiğini hatırlattı. Ayrıca, en az 12 büyük ölçekli konvansiyonel reaktör ve yaklaşık 5 $\text{gigavatlık}$ SMR (Küçük Modüler Reaktör) inşa etmeleri gerektiğine dikkat çekti.
Petrol, Gaz ve “Türk Harmanı” Modeli
Doğal gaz ve petrol alanındaki çalışmaları da değerlendiren Bayraktar, Türkiye’nin artık doğal gaz ihracatçısı konuma geldiğini söyledi. Karadeniz’den 2028’e kadar 16 milyar $\text{metreküp}$ gaz üretmeyi planladıklarını ve uluslararası petrol ve gaz şirketleriyle iş birliği yaparak Hazar Denizi’nden Irak’a kadar birçok bölgede faaliyet gösterdiklerini belirtti.
Bakan, $\text{LNG}$‘nin (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) sağladığı esnekliğe vurgu yaparak, farklı ülkelerden gelen gazları harmanlayarak oluşturulan “Türk harmanı” modeli sayesinde bu fazla gazın başta Güneydoğu Avrupa olmak üzere piyasalara ihraç edilebileceğini ifade etti.
Avrupa Enerji Güvenliğinde Kritik Rol
Türkiye’nin TANAP (Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı) ve TürkAkım anlaşmalarıyla Avrupa’nın enerji güvenliğinde kritik bir rol üstlendiğini kaydeden Bayraktar, petrol ve doğal gazın yanı sıra elektrik tarafında da Türkiye ile Avrupa arasındaki bağlantı kapasitesinin artırılması gerektiğini söyledi.
Rosatom’dan Uluslararası İş Birliği Nişanı
Moskova temasları sırasında Bakan Bayraktar’a, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından “nükleer alandaki uluslararası iş birliği nişanı” tevcih edildi.
Bakan Bayraktar, Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev ile yaptığı görüşmeye ilişkin sosyal medya paylaşımında, Akkuyu NGS’nin güncel durumunu konuştuklarını ve nükleer enerjiyi, 2053 karbon nötr hedefine giden yolda sadece bir üretim kaynağı değil, aynı zamanda “enerji arz güvenliğini, yerliliği ve yüksek teknolojide atılımın lokomotifi” olarak gördüklerini belirtti.