Türkiye Sakatlar Derneği Amasya Şube Başkanı Emine Hicin Arslan önderliğinde yürütülen çalışmalar, engellilerin araç alımında karşılaştıkları ağır yükümlülükleri yeniden gözden geçirdi. Danıştay 7. Dairesi, Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliğinin 10. maddesindeki “10 yıl bekleme şartı” için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu karar, engelli bireylerin haklarını güvence altına alan önemli bir dönüm noktası olarak kayda geçti.
15 Ocak 2025’te yayımlanan tebliğin uygulanması sürecinde, engellilerin ilk aracını ÖTV istisnasıyla aldıktan sonra ikinci kez muafiyetten yararlanabilmesi için 10 yıl geçmesi gerekliliği gündeme gelmişti. Geriye dönük mağduriyetleri tetikleyen bu düzenleme, birçok engellinin araçsız kalmasına yol açmış ve hareket özgürlüğünü ciddi biçimde kısıtlamıştı. Tebliğin 10. maddesi, ilk araç alım tarihinden itibaren on yıl dolmadan yeni bir araç için ÖTV istisnası tanınamayacağını öngörüyordu. Bu durum, kazanılmış hakların ihlaline ve engellilerin toplum içindeki bağımsız hareketlerini zayıflatmaya yönelik endişeleri gündeme getirdi.
“ENGELLİ BİREYLERİN AKTİF KATILIMINA ENGEL”
Düzenlemenin önceki dönemde aracını satanlar açısından da geçerli sayılması nedeniyle, engellilerin topluma aktif katılımını engellemesi yönündeydi. Danıştay 7. Dairesi, bu düzenlemenin günlük yaşamda bağımsız hareket etme kapasitesini zayıflatabileceğine dikkat çekerek yürütmeyi durdurdu ve kararda şu ifadeleri yer verdi: “Düzenlemenin, önceki dönemde aracını satanlar yönünden de geçerli sayılacak şekilde yürürlüğe konduğu, bu kısmın açık şekilde hukuka aykırı olduğu ve engelli bireylerin topluma aktif katılımını engelleyebileceği anlaşılmıştır.”
Karar kimleri kapsıyor? Danıştay’ın kararıyla birlikte, 27 Aralık 2024’ten önce ÖTV istisnasıyla araç alanlar, aracını beş yıl sonra satan veya devreden engelliler artık 10 yıl beklemeden yeniden ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek konumuna geldi. Bu değişiklik, engellilerin haklarını güçlendiren ve hareket özgürlüğünü artıran önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Somut etkiler ve sahadan yankılar Türkiye Sakatlar Derneği Amasya Şube Başkanı Emine Hicin Arslan, kararın engellilerin kazanılmış haklarını koruyan bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Arslan, “Yoğun çabalarımız ve hukuki mücadelemiz, bu dönüm noktasına ulaştı” diyerek sürecin önemini bir kez daha vurguladı. Kamuoyuna yansıyan bilgiler, kararın uygulanmasıyla birlikte engellilerin araç edinme süreçlerinde daha adil ve esnek bir yaklaşımın mümkün hale geldiğini gösteriyor.
Geleceğe dair iletişim ve rehberlik Bu karar, engellilerin araç edinme süreçlerinde karşılaştıkları sınırlamaları azaltmayı hedefleyen bir model olarak öne çıkıyor. ÖTV muafiyetinin yeniden yapılandırılması, yalnızca ekonomik bir destek değil, aynı zamanda toplumsal katılımı artıran bir politika olarak değerlendiriliyor. Aileler, sağlık ve sosyal hizmetler alanında çalışanlar, engelli bireylerin ihtiyaçlarını karşılamak için gereken yönlendirme ve destek mekanizmalarını güçlendirmek üzere hareket geçiriyor.
Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı, ÖTV istisnası kapsamında araç alan engellilerin haklarını güçlendiren ve 10 yıl bekleme şartını etkisiz hale getiren kritik bir gelişmedir. Bu karar, engellilerin bağımsız hareket edebilme kapasitesini artırırken, toplum içinde aktif katılımı destekleyen bir hukuk zeminini pekiştirmiştir. Emine Hicin Arslan ve benzeri sivil toplum aktörlerinin çabaları, adil ve kapsayıcı bir düzenin tesisine katkı sağlayan somut sonuçlar doğurmuştur.