Otomobil güvenilirliğine dair Birleşik Krallık yayın organı What Car? ve sigorta şirketi MotorEasy’nin ortak araştırması, yılın en az güvenilir markalarını ve modellerini açıkladı. Listenin zirvesine, kullanıcı şikayetleri ve onarım sürelerinin uzunluğuyla MG yerleşti. Marka sahiplerinin yüzde 28’i elektrik sorunları bildirdi ve onarımların haftalar sürmesi, araç sahipleri için asıl sorundan daha büyük bir can sıkıntısı yarattı.
Bu durum, modern araçlarda elektroniğin ve aktarma organlarının hala zayıf halka olduğunu bir kez daha gösteriyor.
What Car? Listesi: Lüks Markalar da Mercek Altında
What Car?’ın listesinde MG’nin ardından birçok popüler marka yer aldı. Japon markalar arasında Nissan (özellikle Juke ve Ariya EV), hem maliyetli hem de zaman alan onarımlarla öne çıktı. Lüks segmentin iddialı oyuncuları Jaguar ve Land Rover, bir kez daha kaprisli yapılarıyla anıldı; bildirilen sorunların çoğu elektrik sistemleri ve şanzıman aksaklıklarına bağlandı.
Listede güvenilirlik konusunda dikkatli olunması gereken diğer markalar ve modeller ise şunlardır:
- Ford (Focus, Kuga)
- Volkswagen (ID.3, ID.4)
- Audi (Q7, E-tron)
- Mercedes-Benz (C-Class, GLE)
- Volvo (V60, V90)
U.S. News’tan Kritik Modeller: Cadillac Lyriq Son Sırada
U.S. News verileri, düşük güvenilirliğiyle öne çıkan belirli modellere odaklanarak tabloya daha fazla detay ekledi. Bu listede Tesla Model Y, Rivian R1T, Audi Q4 e-tron ve Polestar 2 gibi elektrikli araçlar (EV) ağırlık kazandı.
Listenin en zayıf halkası olarak ise Cadillac Lyriq dikkat çekti. 100 üzerinden yalnızca 53 puan alan Lyriq sahipleri, sürekli tekrarlayan elektronik aksaklıklar ve kullanımı zor bilgi-eğlence düzeninden şikayetçi oldu. Düşük güvenilirlik skoru alan diğer modeller arasında Lincoln Nautilus, Mazda CX-90 ve BMW X1 de bulunuyor.
Genel bulgular, yüksek fiyat ve prestijin araç güvenilirliğini garanti etmediğini açıkça gösteriyor. Ortak payda, modern otomobillerde ve özellikle de elektrikli modeller çevresindeki elektrik arızaları ve yazılımsal sıkıntılar oldu. Alıcıların, markanın cazibesinden çok gerçek kullanıcı verilerine kulak vermesinin daha güvenli bir yol olduğu vurgulanıyor.